1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. GÜLSEN MUTLU VE VİYOLENSEL
GÜLSEN MUTLU VE VİYOLENSEL

GÜLSEN MUTLU VE VİYOLENSEL

Stella Aciman: Viyolonsel, piyano, gitar ve Latin dansları; Gülsen Mutlu’nun vazgeçilmezleri…

A+A-

 

Hayatımda viyolonselin her zaman özel bir yeri olmuştur. O kocaman aletin çıkardığı notaların arasında yok olmayı, ruhumu hafifletmeyi hep sevmişimdir. “Bir kadına en çok hangi enstrümanı yakıştırırsın?” diye sorsalar hiç düşünmeden “viyolonsel!” derim. İşte Gülsen Mutlu’yu bir Mağusa akşamında, Surlar içinde tarihi bir barda bu duygular içinde izledim ve sizlerle tanıştırmak istedim.

Kıbrıs’ın güzel köylerinden olan Tatlısu’da doğan Gülsen Mutlu’nun çocukluk günleri hep müzik dinleyerek geçer. Babasının ona aldığı gitarla hayatına ilk enstrüman girer. İlkokuldan sonra Lefkoşa Güzel Sanatlar Akademi’sinde başlayan, Ankara Gazi Üniversitesi Konservatuarı’nda devam eden uzun soluklu bir müzik eğitiminden sonra Ada’ya dönüş… Viyolonsel, piyano, gitar ve Latin dansları; Gülsen Mutlu’nun vazgeçilmezleri…

 

Stella Aciman


GİTAR İSTERDİM, VİYOLENSEL OLDU

Neden viyolonsel?

Ben onu seçmedim, o beni seçti. Hocalarım bana “boyun ve parmakların uzun, bu senin enstrümanın” dediler ve elime tutuşturdular. Babam keman çalmamı isterdi ama yaylı çalgı olmasına rağmen kemanı hiç sevemedim. Aslında gitar çalmak istiyordum ama o dönemde okulda gitar dersleri yoktu. Üç sene süründüm viyolonselle, hiç sevemedim. Küçüktüm ve o koca aleti taşımak bile sorundu benim için.

Nasıl barıştınız?

Lisede barıştık. Ben olgunlaşırken parmaklarım da olgunlaşmıştı. Birbirimize alışmaya başlamıştık. Lisede bir ara okuduğum dalı değiştirmeyi düşünmüştüm ama şimdi “iyi ki değiştirmemişim” diyorum. Çünkü artık viyolonselle aramızda güzel, uyumlu bir sevgi var.

Türkiye’de kalmayı ve müzik hayatına orada devam etmeyi düşünmediniz mi?

Düşünmedim… İnsan doğup büyüdüğü yeri özlermiş. Ankara’yı da özlüyorum ama burada yaşayıp yaşlanmak istiyorum. Ada’yı seçtiğim için yapmak istediğim çok fazla bir şey yok aslında. Bir okulda müzik öğretmenliği yapabilirim ama kontenjan yok, kadro açılmıyor. Bu sene kadro açıldı ama müzik öğretmenliği yoktu.

MÜZİK YETENEK İSTER

Kıbrıs’ta yeterli müzik hocası var anlaşılan…

Öyleymiş… ama gelin görün ki benim köyüm Tatlısu’daki ilkokulda müzik öğretmeni yok. Öğretmen akademisinden mezun sınıf öğretmeni müzik dersi veriyor. Böyle de bir çelişki ve sistem yanlışlığı var. Matematik, Türkçe vb. dersler verebilirsiniz ama müzik, resim gibi dallar yetenek gerektirir. Yeteneğiniz yoksa o çocuklar bitmiş demektir.

Profesyonel müzik hayatı nasıl başladı?

Okulu bitirdiğim ilk sene müzikle ilgili bir çalışmam olmadı. İlk senenin sonunda BRT’nin açtığı beste yarışmasına katıldım. İlk 10’a kaldım ama derece alamadım. Orada yarışmaya katılan İlknur’la tanıştım. Zaman içinde onunla sık sık görüşmeye başladık ve birlikte bir şeyler yapmaya karar verdik. O gitarı ve sesiyle ben viyolonselimle bir hafta içinde güzel bir repertuar hazırladık.

VİYOLENSELE ALIŞTILAR

Artık sahneye de çıkmaya başladınız, dinleyicileriniz viyolonselle karşılaşınca nasıl bir tepki veriyorlar?

İnsanlar viyolonselle ilk karşılaştıklarında önce çok şaşırdılar ama zaman içinde alıştılar ve sevmeye başladılar.

Şu anda bulunduğun konumdan memnun musun?

Maalesef değilim çünkü hayalim bu değildi. Klasik müzik eğitimi aldım ama şu an bambaşka bir müzik yapıyorum. Bu tarzı da seviyorum çünkü beni geliştiriyor. Bir senfoni orkestrasında çalmak isterdim. Lefkoşa Belediye Orkestrası’na müracaat ettim. Ada’da dört tane viyolonselist var onlar da o orkestrada çalıyor. Bir ben giremedim. Bana “para almadan gönüllü çalış” dediler, kabul ettim ama aramadılar.

Çalmaktan mutlu olduğun besteci kim diye sorsam?

Bach derim… füglerini, süitlerini çalmaktan çok haz duyarım. Ama tango çalmayı da çok severim, özellikle Astor Piazzola…

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 953 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler