1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Gülboy Bey ve Birleşik Güçler
Gülboy Bey ve Birleşik Güçler

Gülboy Bey ve Birleşik Güçler

Değerli abimiz Gülboy Beydağlı’nın dün Kıbrıs gazetesinde yayınlanan söyleşisini okuma fırsatı buldum. Bir süreden beridir, çeşitli gazetelerde özellikle CTP ile ilgili yayınlanan söyleşileri, anılarla yoğurulmuş değerlendirmeleri de aynı heyecan ve

A+A-

 

 

 

Değerli abimiz Gülboy Beydağlı’nın dün Kıbrıs gazetesinde yayınlanan söyleşisini okuma fırsatı buldum. Bir süreden beridir, çeşitli gazetelerde özellikle CTP ile ilgili yayınlanan söyleşileri, anılarla yoğurulmuş değerlendirmeleri de aynı heyecan ve ilgi ile okuyorum. Ciddi iz bırakmakta olan bir siyasi hareketin tanıklarının ve aktörlerinin gözlem ve yorumları, yakın siyasi tarihimizin ayrıntılı bir şekilde tartışılması açısından oldukça önemli. Elebette sadece CTP’ye dair değil, son dönemde özellikle bir dönem Başbakanlık yapmış Sn Nejat Konuk’un verdiği söyleşiler ve değerlendirmeler de çok ilginç ve değerli.

CTP açısından olaya bakacak olursak, Kıbrıslı Türklerin siyasi hayatında oldukça önemli bir yer tutan bir siyasi partiye dair değerlendirme ve yorumların yapılmasını oldukça değerli bulduğumu öncelikle belirtmek isterim. Bu tür değerlendirmeler her ne kadar kişisel olsa da, bunlardan çıkarılacak ya da alınacak ders çoktur. Bugün CTP’nin 2002’den itibaren başlayan süreçteki seçim dönemi kampanyalarına dair araştırmaların yapılıyor, yüksek lisans tezlerinin yazılıyor olması, siyasi gelenek olarak CTP tarihinin Doktora tezlerine konu olarak alınması da sevindirici ve yarına dair heyecan ve umut vericidir.

Geçmişi objektif bir şekilde ele alma, değerlendirme becerisini, eleştiri-özeleştiri ve sorgulayıcı analiz kabiliyetini etkin bir şekilde kullandığını söyleyemeyeceğim bir toplumsal geleneğin parçası olarak, yine de yeniyi bulmanın ve ilerlemenin, ancak eleştirel analiz ile mümkün olduğunu belirtmek zorundayım. Sol’un diğer tüm siyasi geleneklerden temel ayırdedici özelliklerinden biri de bu olması gerekir.

CTP’de, Birleşik Güçler’i, konsept olarak oluşturan yönetimin (MYK) ve kampanya ekibinin sorumlu bir üyesi olarak, Gülboy Bey’in değerlendirmesine ek olarak bu konu üzerinde çok kısaca durmak isterim. Çeşitli toplantılarda üzerinde durulan, tartışılan konuların başında gelmesi açısından da bu konuyu netleştirmekte, açıklamakta yarar vardır.

CTP, elbette her parti gibi belli çağdaş bir ideolojik yapısı olan bir partidir. İdeolojisi olmayan bir partinin olması veya uzun süre yaşaması çok zordur, neredeyse imkansızdır. Bu biraz da demokrasi külütürü, toplumsal gelenekler ve tarih ile ilgili bir konudur.  Ancak, hiçbir zaman ideolojilerin mutlaklaştırılmasından ve tabulaştırılmasından yana taraf olmadık, olmayacağız.

Annan Planı sürecinde, CTP’nin seçimlere herhangi bir ittifak yapmadan girmesi de mümkündü. Ne var ki, genişleyen ve büyüyen ortak toplumsal değerler çerçevesinde, her bir siyasi parti ve örgüt dinamik bir diyalog sürecinin, yoğun olarak yaşandığı önemli bir dönemden geçmekteydi. Kaldı ki, CTP’nin taban oyunu daha da genişletmek amacıyla partisel, örgütsel veya bireysel bir ittifak oluşumuna girmesi, çözüm isteyen ve kendini buna adamış bir siyasi parti için kaçınılmazdı. Burada süreci ve ittifak politikalarını rakamlara indirgeyip değerlendirme yapanların, konuyu özünden ve anlamından uzaklaştırdıklarını belirtmekte yarar var.

CTP yönetimi, bireysel bazlı ittifak tercihi üzerinden Birleşik Güçler konseptini oluşturarak, gerek döneme damgasını vurdu gerekse büyük bir başarı sağladı.

Şunu açıkça belirtmek lazım ki, gerek aday olarak katılan bireylerin gerekse aday olmadan bu konsept çerçevesinde CTP’yi destekleyen örgütlerin, bireylerin o dönemdeki etkin mücadelede önemli, değerli siyasi rolleri olmuştur. Bu rol halen daha devam etmektedir, Kıbrıs’ta çözümü politikasının merkezine koyan CTP’nin, Birleşik Güçler’in geniş perspektifi çerçevesinde hareket etmesi, sorun devam ettiği müddetçe belki farklı biçim ve içerikle devam etmesi de kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Bu süreçte elbette Birleşik Güçler’den aramıza katılan bazı arkadaşlarımız siyasi programımıza uyum sağlayarak partimize üye olmayı ve CTP’de siyaset yapmayı tercih etmişlerdir. Diğer bazı arkadaşlarımız ise halen Birleşik Güçler konsepti çerçevesinde yine bizlerle bulunmaya devam etmektedir.

Kişisel siyasi tarihlerimizde, hatalar, çatışmalar, gerilimler ve gerginlikler elbette olmuştur ve olacaktır da. Burada önemli olan belki de duygularımızın etkisinden olabildiğince uzaklaşmaktır. Bu anlamda yaşanmış siyasi uyuşmazlıkları genelleştirmemek daha objektif sonuçlar üretmek adına önemlidir. Açıklık, eleştirel düşünce ve ön yargısız sağduyulu tartışma, sorunların büyük ölçüde çözümünde yardımcı olacak anahtar yöntemlerdir diye düşünmekteyim.

Son olarak, partimize değerli katkıları olmuş Gülboy Bey gibi hareketteki her bir bireyin önemi ve değeri tartışılmazdır, diye düşündüğümü her zaman olduğu gibi belirtmekte yarar görüyorum. Siyasi aile demek biraz da, aynı siyasi programı kabul etmiş ancak farklı değerlendirme ve bakış açılarıyla dinamik, eleştirel düşünce üretenlerin birlikteliği demektir.

 

 

 

 

Bu haber toplam 1199 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler