1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Gücünü Sevgiden Alanlar ve Gücünü Zulümden Alanlar
Gücünü Sevgiden Alanlar ve Gücünü Zulümden Alanlar

Gücünü Sevgiden Alanlar ve Gücünü Zulümden Alanlar

Fatma Vurana: Kocaman bir dünyada küçücük yaşıyoruz. Kimileri lüks içerisinde gününü gün ederken kimileri de sefaletin kollarında ekmek bulabildiğine şükrediyor

A+A-

Gücünü Sevgiden Alanlar ve Gücünü Zulümden Alanlar

Fatma Vurana

         fvurana@hotmail.com

 

 

Kocaman bir dünyada küçücük yaşıyoruz. Kimileri lüks içerisinde gününü gün ederken kimileri de sefaletin kollarında ekmek bulabildiğine şükrediyor. Bu kocaman dünya aslında insanoğluna çok imkan sunmakta ama gelin görün ki bazıları bunları sadece kendi hanesine yazmaktadır.

 

Gücün Yerini Ne Zaman Sevgi Alacak?

Dünyanın ileri gelen ülkeleri güç yarışındayken ve bu güç sevgiden hiç payını almamışken, silah tüccarları yeni silahlar üretip eskileri modernize ederken insanoğlu sevgiden, huzurdan daha çok uzaklaşmaktadır. Güç, enerji, demokrasi ve ülkelerin çıkarları için yapılan müdahaleler/savaşlar sonucunda birileri daha da zengin olmakta birileri de dibe vurmaktadır.

Truva Savaşı’nda Miken kralı Agememnon; savaşlarda gençlerin öldüğünü, ihtiyar politikacıların da konuştuğunu söyler.  Savaşları;  politikacıların konuşmasına ve güç gösterisine neden olan insanlık trajedileri olarak görebiliriz. Gençler, çocuklar, halklar, masum insanlar ölürken bunlar üzerinden siyaset yapanlar ve kendilerini haklı görenler; dünyada sevgiye kara leke sürenler ve dünyaya huzur vermeyenlerdir. İnsanlık tarihine baktığımızda; din uğruna, güç uğruna, toprak uğruna sayısız savaşlar, acılar yaşayan insanoğlu 21. yüzyılda da akıllanmayacak mı?

 

Yönetenler

Yönetenler yolunu bulmuş; insanları oyalamak için önüne sürekli bir şeyler koymuş: ilk çağda gladyatörler olmuş, orta çağda din olmuş, korku olmuş, sonraları futbol olmuş, televizyon, bilgisayar olmuş, eğlence olmuş. Hep bir şeylerle meşgul ve deşarj ettirmişler insanoğlunu ki kendi yaptıkları dikkat çekmesin ve dilediğince yönetebilsinler. Dilediğince paylaşsınlar dünyanın tüm insanlara sunduğu nimetleri. Bunun adı “Güç”, bunun adı “Ülke Çıkarları”, bunun adı “Siyaset”. Bunlar sevmeyi, insana değer vermeyi beceremeyenlerin buluşları...  Peki, Bizler Ne Yapıyoruz?

Bundan 6000 yıl önce saatte 2-3 kilometre hızla gidebilen kızaklarla taşımacılık yapılmaktayken bile o zamanın insanlarının daha çok yardımlaştığına inanıyorum. Bugün ise saatte 1000 km hıza ulaşan araçlara rağmen dünyanın pek çok yerindeki açlıklara, hastalıklara, çaresizliklere ulaşılamıyor. Teknoloji hızla gelişiyor. Bilgi sürekli artarak yeni çığırlar açıyor. Bunlara ulaşanlar ise “Bana nasıl avantaj sağlar?” düşüncesiyle hareket ederek insanlığa zarar verebiliyor.

 

Korku İmparatorlukları

 Gücünüzü sevgiden saygıdan alırsanız; polislere, silahlara, ordulara ihtiyaç duymazsınız. Bunlara ihtiyaç duyanlar korku imparatorlukları kurup da insanları yöneteceklerini zannedenlerdir. Oysa tarihe bakıldığında gücünü halkından ve sevgiden almayanların sonunun ne kadar acı olduğu görülebilir. Korku imparatorlukları kibrit çöpünden yapılmış kalelere benzer. Kaleden bir kibrit çöpü aldınız mı arkası da gelecektir. Ne zaman olacağı önemli değil ama mutlaka o kaleler yıkılacaktır. Kimseye kalmadığı gibi bu dünya zalimlere de kalmayacaktır.

 

Bu olanlara seyirci kalanlara:

                   Ağlamalı mıyız, utanmalılar mı?

Ağlamalılar mı, utanmalı mıyız?

Duymalı mı dünya bu çığlıkları?

Yoksa hep beraber uyumaya devam mı?

Dünyamızın duyarlı liderlere ihtiyacı vardır. Tüm insanlığın yaralarını sarabilecek, ayrım yapmayıp dünyayı tüm insanlarla bölüşebilecek, tüm insanlığın yükselebilmesi, mutlu ve huzurlu olabilmesi için çalışacak liderlere ihtiyacı vardır.

Dünyamızın duyarlı insanlara ihtiyacı vardır. Sevgiyi taşıyabilen, bölüşebilen, ihtiyacı olanlara koşabilen, sorgulayan, yardımlaşan duyarlı insanlara ihtiyacı vardır.

“İnsanın insana; insanlığa ihtiyacı vardır.”

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 886 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler