1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Gözler ASGARİ ÜCRETTE
Gözler ASGARİ ÜCRETTE

Gözler ASGARİ ÜCRETTE

2014 yılının 7’incı ayına girilmesine rağmen yeni asgari ücretin belirlenmesiyle ilgili Asgari Ücret Tespit Komisyonu henüz toplanmadı.

A+A-

Didem MENTEŞ

2014 yılının 7’incı ayına girilmesine rağmen yeni asgari ücretin belirlenmesiyle ilgili Asgari Ücret Tespit Komisyonu henüz toplanmadı. Asgari ücretin belirlenmesi için çağrıda bulunan sendika temsilcileri yeni asgari ücretin Hayat Pahalılığı oranını dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, çalışanların çok zor durumda olduğunu dile getirdi.
Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun hükümet kanadından henüz bir adım atılmazken, aylardır ‘toplantı tarihi’ bekleyen ilgili sendikalar, bir kez daha komisyonu toplantıya çağırdı.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer alan Hür-İş Başkanı Yakup Latifoğlu, yeni asgari ücretle ilgili girişimleri başlattıklarını aktararak, yılın ikinci asgari ücretinin bin 786 TL olması talebinde bulunacaklarını belirtti.
Asgari Ücret Yasası’nın ön gördüğü şekilde Hayat Pahalılığı dikkate alınarak yeni rakamın belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Dev-İş)’e bağlı Emek-İş Başkanı Koral Aşam, yeni asgari ücretin 2 bin TL civarında olması gerektiğini söyledi.


“%0” artış unutulmadı
En son 22 Ocak 2014’te tarihinde belirlenen asgari ücret 145 TL artış göstererek bin 415 TL’den bin 560 TL’ye yükselmişti. İşçi sendikaları bu rakamın yetersiz olduğunu vurgulamış ancak işveren sendikaları ve devlet kanadının oy birliğiyle Ocak ayının asgari ücreti olarak belirlenmişti.
Hatırlanacağı üzere UBP Hükümeti döneminde asgari ücret iki yıl boyunca aynı kalarak, son toplantı olan Ocak 2012’de asgari ücret “% 0” artış göstererek tarihe geçmişti. Asgari Ücret, yasasının  7’inci maddesine göre yılda en çok üç kez belirlenebilirken, yasanın 9. Maddesi’ne göre de Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun yasanın öngördüğü süre içinde toplanması gerekiyor.

İki yıl toplantı unutuldu
1998 yılından itibaren baktığımızda yılda 2 kere, ayın ilk günü belirlenen asgari ücret, 2010 ile 2012 yılları arasında değişmeyerek rekor kırmış durumda. 1998 yılında Ocak ve Eylül, 99’da Ocak ve Haziran, 2000 ve 2001 yıllarında Ocak ve Temmuz, 2002’de Ocak ve Haziran, 2003’de Ocak ve Ağustos, 2004’de Mart ve Temmuz, 2005’de sadece Haziran’da, 2006’da Ocak ve Ağustos, 2007’de sadece Şubat’ta, 2008’de Ocak ile Eylül ve 2009’da sadece Ekim ayında belirlendi. Son olarak ise 2013’te sadece Ocak ve 2014’de ise yine Ocak ayında asgari ücret belirlendi.

Hür-İş Başkanı Latifoğlu: “Bin 786 TL talebimiz vardı”
YENİDÜZEN’e konuşan Hür-İş Başkanı Yakup Latifoğlu, yılın ikinci asgari ücretini belirlemek üzere Asgari Ücreti Tespit Komisyonu’nu toplantıya çağırdıklarını belirterek, yeni asgari ücretle ilgili girişimleri başlattıklarını aktardı. Latifoğlu, daha önceden bin 786 TL talebinde bulunduklarını belirterek, yılın ikinci asgari ücretinin bin 786 TL yönünde görüş belirtti. Sene başındaki teklife işverenler sendikası ve devlet kanadının ret oyu verdiğini böylece asgari ücretin 1560 TL olarak kabul edildiğini hatırlatan Latifoğlu, bu rakamın bir ailenin insanca yaşamasını sağlayamayacağını söyledi.
Asgari ücretle çalışan kişilerin ‘sefalet’ içerisinde olup bunun kabul edilemez olduğunu belirten Yakup Latifoğlu, senin ilk toplantısında masada kalktığımız zaman Çalışma Bakanı’na yılın ikinci asgari ücretini belirlenmesi için çağrı yapacağımızı söyledik. Bakan da bize ikinci ücretin belirleneceğini söyledi” dedi.
Yakup Latifoğlu, dün itibariyle Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanması için çağrı yaptıklarını vurgulayarak, masaya çağrılmaya beklendiklerini söyledi.
DPÖ’nün açıkladığı yüzde 4,89 oranındaki 6 aylık hayat pahalılığıyla birlikte asgari ücretin açlık sınırının da altında bir noktada olduğunu belirten Latifoğlu, “en azından 6 aylık Hayat Pahalılığı asgari ücrete yansıtılmalıdır. Çünkü hayat pahalılığı sadece kamu çalışanlarını etkilemez tüm işçi sınıfını da etkiler” dedi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu masasından iyimser bir sonuç çıkmayacağını düşünen Latifoğlu, “her zaman işverenin önümüze getirdikleri var. Giderleri olduğunu ve büyük sıkıtılar yaşadıkları gibi gerekçeler önümüze konulur” dedi.
Latifoğlu, şunları aktardı:
“Devletin ne reel sektörün önünü açabilecek önlemler aldığını gördük ne de kayıt dışı ekonomiyle ilgili adım attığını görebildik. İşverenin önümüze koydukları ortadadır” diyerek yeni asgari ücretin belirlenmesinde Hükümetin tutumunun önemli olduğuna değindi.
Latifoğlu,“İnsanca yaşamaya yeter bir asgari ücretin belirlenmesi için Asgari Ücret Yasası’nın 9. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak yılın ikinci asgari ücretini belirlemek için, Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun yasanın öngördüğü süre içinde toplanmasını talep ederiz. İçerikli yazı ile Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun toplantıya çağrılmasını Hür-İş Federasyonu olarak resmen talep etmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.


Emek-İş: “Asgari ücret 2 bin TL civarında olmalı”
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Dev-İş)’e bağlı Emek-İş Başkanı Koral Aşam, hayat pahalılığı göz önünde bulundurularak asgari ücretin 2 bin TL civarında olması gerektiğini söyledi.
Asgari ücret yasasını göre yılda en az 1, en fazla 3 kez toplanılması gerektiğini belirten Aşam, yasanın kriterlerine göre ücretin belirlenmesi gerektiğini söyledi. Ancak Kuzey Kıbrıs’ta Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun toplanması ve asgari ücretin belirlenmesinin ‘yasaya göre yapılmadığını’ vurgulayan Koral Aşam, işveren ve işçi sendikaları arasında yapılan bir pazarlık olup, devletin de arabuluculuk yaptığı bir uygulama olduğunu aktardı.
Genelde işverenin ön gördüğü ücret üzerinden değerlendirme yapıldığına dikkat çeken Emek-İş Başkanı Aşam, İşverenin ‘rekabet ve ödeme koşulları’ ele alınarak ortaya konulan rakam üzerinden ‘işçi sendikalarının’ mecbur bırakıldığını savundu. İşverenin bir rakam belirlediğini işçi sendikaların bu rakam itiraz etse bile askıda kaldığını bu nedenle genellikle işverenin öngördüğü asgari ücretin belirlendiğini söyledi. Asgari ücretin işveren ve işçi federasyonlarının önerilerine göre belirlenemeyeceğini aktaran Aşam, DPÖ’nün açıkladığı gerçek kriterlere uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Kuş bakışı bakıldığı zaman bile DPÖ’nin açıkladığı verilerin ‘gerçekçi’ olmadığını savunan Aşam, hayatın daha pahalı olduğunu bu nedenle son belirlenen 1560 TL asgari ücretin yetersiz olduğunu aktardı. Koral Aşam, DPÖ’nün somut gerçeklere dayanan bir araştırması olmadığını savunarak, buna rağmen son açıklanan hayat pahalılığına göre asgari ücretin 2 bin TL civarında olması gerektiğini belirterek, “DPÖ eğer gerçek somut veriler ortaya koyarsa asgari ücret o zaman 2 bin TL’nin üzerinden olması gerekir diye düşünüyorum” dedi.

Bu haber toplam 1334 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler