1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. Görüşme Sürecinde CTP’nin Önemi…
Kutlay Erk

Kutlay Erk

Yazarın Tüm Yazıları >

Görüşme Sürecinde CTP’nin Önemi…

A+A-


Kıbrıs sorunu görüşme süreci olumlu ilerliyor. Liderler yakınlaşmalar sağlıyor, daha fazla yakınlaşmalar için çaba içindeler… Uluslararası toplum ve AB gibi ilgili tüm üçüncü taraflar hem heyecanlı hem de yardımcı…

Liderler şimdiye kadar açılmamış olan mülkiyet bölümünü açmış, sistematik bir şekilde görüşmeyi ilerletiyorlar. Elbette gerilimler ve tartışmalar olacak, can sıkıcı aşamalar olacak; nihayetinde kırk yılı aşkın süre bir tarafın kullandığı, diğer tarafın da uluslararası yasal sahiplik hakkı taşıdığı taşınmaz varlıklarla ilgili sorunlara çözüm üretilmeye çalışılıyor. Kolay olmayacak, ilahi adalet de sağlanamayacak… Birleşik Federal Kıbrıs’ta sürdürülebilir barış için zorunlu olarak katlanılması gereken özveriler olacak…

İki tarafın ret cepheleri bu aşamayı kendi amaçları için kullanacak; abartılı ve yanıltıcı yorumlar ile insanların kafasını karıştırıp, umutsuzluğu aşılayıp, korkularına boğup, mevcut statükonun devamını sağlamaya çalışacak… Başladılar bile… Yeni bir referandumda Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunun “Hayır” demesi mevcut statükonun devamını, yani makus tarihin makus talih olarak sürmesini sağlayacaktır. Ancak Kıbrıslı Türklerin yeniden “Evet” demesi, Kıbrıslı Rumların çoğunluğunun ne dediğine bakılmaksızın yeni ve dünyalı bir yaşama geçiş olacaktır. Kıbrıslı Rumların da “Evet” demesiyle, bu yeni yaşam birlikte kurgulanacak ve yaşanacak, “Hayır demeleri halinde ise herhalde sonucun tek kaybeden tarafı olacaklardır.

Amaç Kıbrıs’ta sürdürülebilir barış ve sürdürülebilir yaşam olduğuna göre ve bu da ancak federal yapıda birleşmiş bir Kıbrıs’ta olabileceğine göre, şimdiki aşamada iki tarafın da barış güçleri faal olmalı, onlar da iki tarafın ret cephesi gibi etkili ses verebilmelidir. Kuzey’in barış güçleri arasında, nedeni başka olgulara dayanan bazı farklılıklar olduğu bir gerçek ancak mevcut süreci ret cephesinin imhasına bırakmayacakları da kesin… Güney’de ise, barış güçleri örgütlülüğü cılız ve daha fazla kişiler üzerinden gidiyor… Geçen referandum süreci anımsandığında, bu durum endişe vericidir. Dolayısıyla, iki tarafın tüm barış güçlerinin işbirliği, referanduma sunulan anlaşmanın onaylanması için kaçınılmazdır.

İşte bu aşamada CTP’nin önemi ortaya çıkıyor. Özellikle Kıbrıs Rum tarafında barış sürecinin aktivistleri, siyasi duruşları hangi partide olursa olsun, CTP’nin Kuzey’deki varlığının ve katkılarının farkındalar ve bunu bir şekilde kutsuyorlar… Ve iki de yorum yapıyorlar: “Güney’de bir CTP yok ve CTP Güney’in iki büyük partisini etki alanında tutmalı”. Yani onlara göre, Güney’de olumlu sonuç almak için CTP’ye ihtiyaç var.

CTP’nin görüşme sürecindeki siyasi duruşu, ilkeleri, tutumu ve çalışmaları Kuzey’deki genel havayı olumlu olarak geliştirmeye ve korumaya etkili olurken, Güney’de de ilham ve enerji ve heyecan ve hatta bazı siyasi partilerle olumlu rekabet bile yaratacaktır. Dolayısıyla CTP, Güney’de siyasi muhataplarla ilişkilerini daha sıkı sürdürürken, Rum barış güçlerinin cılız yapısının güçlenmesine de katkı yapmasında yarar vardır. İki tarafın sendikalarının ortak platformunun hareketlendirilmesi, onların yanında daha fazla meslek ve sosyal sivil toplum örgütlerinin yola çıkması için CTP’nin inisiyatif kullanması sürecin olumlu sonuçlanmasına yardımcı olacaktır.

Kıbrıslı Rum barış aktivistleri, barış sürecini destekleyen siyasi partilerine tam güvenemiyor; 2004’de yaşananlar onlar için halen travma olarak devam ediyor. AKEL’in son haftalarda “Hayır” demesini unutmadılar, DİSİ’nin de geçen sefer olduğu gibi sağlam duracağına emin olamıyorlar… Ve onlara göre, bu iki siyasi partiyi ‘evet’ kulvarında tutacak güçte bir sivil toplum yapısı da olmadığı için, CTP’nin onlarla sürdüreceği iletişim ve eşgüdümün kendileri için bir garanti olacağını söylüyorlar.

Dolayısıyla, CTP’yi büyük görevler beklemeye devam ediyor. Hem Kuzey’in hükümeti olarak dürüst ve şeffaf ve demokratik yani adil bir hükümet olacak ve iç sorunlara çözümler üretecek, hem bedellerinden korkmayarak Türkiye’nin hegemonyacı tutumlarına direnecek ve hem de barış sürecinin tüm yönlerinin belirleyici ve etkili ve ilerletici inisiyatifini başarılı kullanacak…

CTP bütün bunları başarabilir, CTP’nin kadroları bütün bunları başarabilecek nitelik ve niceliktedir. Kim demiş “CTP’de şu – şu iş veya görev için aradım da birini bulamadım” diye?!..

 

 

Bu yazı toplam 1386 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar