1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Gökyüzünde bir park örneği ve Lefkoşa için tramvay projesi
Gökyüzünde bir park örneği ve Lefkoşa için tramvay projesi

Gökyüzünde bir park örneği ve Lefkoşa için tramvay projesi

Onur Olguner: Son dönemde başkent Lefkoşa, ülkenin mercek altına alınmış sorunlarından biri haline gelmiştir. Biraz politik, biraz da yaşanan sıkıntılardan dolayı Lefkoşa Türk Belediyesi'nin verdiği hizmetler sorgulanmaya, daha iyiye nasıl gidebilir diye

A+A-

 

 

Onur Olguner

onur@olgunermimarlik.com

 

 

Son dönemde başkent Lefkoşa, ülkenin mercek altına alınmış sorunlarından biri haline gelmiştir. Biraz politik, biraz da yaşanan sıkıntılardan dolayı Lefkoşa Türk Belediyesi'nin verdiği hizmetler sorgulanmaya, daha iyiye nasıl gidebilir diye yollar aranmaya başlanmıştır. Maalesef Lefkoşa mercek altına alındığı halde bir başkentten beklenecek toplu taşıma vizyonu üzerinde çok fazla durulmamaktadır.

Kıbrıslı Türkler olarak yönetimsel bir zayıf noktamız olduğunu söylemek mümkündür. İyi veya kötü çalışan bir sistemi geliştirmek, yenilemek ya da tamamen silip yeni bir sistem ile değiştirmek konusunda çok katıyız. Belki de bu tespitin en büyük örneği, yıllardır can çekişen ama bir türlü kendini yenileyemeyen kamu sektörümüz olabilir.

Biz bu yazımızda Lefkoşa gibi 2 üniversite, 3 sınır kapısı ve birçok devlet dairesini barındıran bir başkente toplu taşımanın geliştirilmesinin gerekliliğini irdeleyeceğiz. Bu konuyu irdelemeden önce vizyon içeren cesur adımların bir kente neler katabileceğini daha iyi anlamak amacıyla Manhattan'ın  'Gökyüzünde Bir Park' projesine odaklanmak belki de en doğrusu olacaktır.

 

Robert Hammond ve Gökyüzünde bir Park

         HighLine, 1930-1934 yılları arasında inşa edilmiş, Manhattan/New York bölgesine gelen trenlerin sürekli kaza yapmasını önlemek için yerden kaldırılmış, 1.5 mil uzunluğundaki bir tren yoludur. Bu tren yolu şehir içi araç kullanımından dolayı yıllar içerisinde popülerliğini yitiriyor ve 1980'de son seferini yaptıktan sonra kendi kaderine bırakılıyor.

 

Robert Hammond yaşamını Manhattan bölgesinde geçirmiş bir mimar. Çocukluğunu bu yerden kaldırılmış tren yolunun çevresinde yaşamış. Gazetede tren yolunun yıkılacağını okuduğu zaman bu konuda adım atmaya karar veriyor. Bu konuda aynı düşüncedeki gazeteci bir arkadaşı ile birlikte çalışmalara başlıyor. Korumanın yanında bir işlev kazandırmak için fikir ararken hayatlarında ilk kez tren yolunun üzerine çıkıyorlar. 1.5 mil boyunca ilerleyen yabani yeşil bitki örtüsünü gördüklerinde buranın bir park olarak yenilenmesi vizyonunda hemfikir oluyorlar.

 

 Buraya kadar çok güzel bir hikaye olarak ilerleyen Gökteki Park projesi zor anlarına yaklaşıyor. Bir gazeteci ve bir mimar olarak kurdukları "Highline'ın Dostları" bu tren yolunun yıkılmaması için dönemin New York Belediye Başkanı Ruby Giuliani ile uzun bir süre çatışıyor, davalar açılıyor. Bir sonraki dönemde yeni belediye başkanı seçilen Michael Bloomberg bu fikre çok sıcak bakıyor . Bu çalışmanın gider ve gelirlerinin hesaplanması için FİZİBİLİTE çalışmasının başlaması sağlanıyor.

 

New York Belediyesinin yaptığı fizibilite çalışmasında 'Gökteki Park' projesinin 100 Milyon $ yatırım ihtiyacı olduğu fakat 20 yıl içerisinde bu yatırımın 262 Milyon $ olarak belediyeye geri döneceği hesaplanıyor. Bu hesaplar sayesinde ikna olan Bloomberg projeyi başlatıyor. Yarışmaya çıkılıyor ve proje seçilerek uygulama konuluyor.

 

Projenin inşaatı başladığında Frank Gehry, Jean Nouvel,  Renzo Piano vb star mimarlar tarafından yapılan binalar tren yoluna paralel olacak şekilde inşa edilmeye başlıyor. Bölgenin beklenenden fazla canlanması ile birlikte tekrar yapılan hesaplamalarda vergi geri dönümünün 500 Milyon $ civarında olacağı fark ediliyor.

Sonuç olarak New York Belediyesi 'imkanız', 'çok pahalı' denilen bir vizyonun altına imzasını koymaktan çekinmiyor. Projenin fizibilitesi çıkartılıyor ve yapılan yatırım kente 3 katı oranında bir gelir sağlıyor.

 

 

Lefkoşa için Tramvay Projesi

Kuzey Kıbrıs Tramvay ve Tren İnsiyatifi olarak hazırladığımız Lefkoşa Tramvay projemizi bir yılı aşkın bir süredir birçok medya organında anlatmaya çalıştık. Pek çok kez gerekliliğini açıklamaya çalışsak da, projeye karşı çıkanlar genelde halkın tramvayı kullanmayacağını ve böylece bu sistemin sürdürülebilir olmayacağını öne sürdüler. Halbuki böylesine çok yönlü bir sistemin sürdürülebilirliği sadece bilet paraları ile hesaplamak doğru olmayacaktır. Böyle bir projenin sürdürülebilirliği hesaplanırken ikincil hatta üçüncül aşamada şehre getirileri de hesaba katılmalıdır.

Bu stratejilerden biri de Lefkoşa Suriçi'ne gelen turistler olabilir. Bildiğiniz gibi Lefkoşa Surlariçi bölgesindeki Lokmacı sınır kapısı, kentin turizmi için paha biçilmez bir noktadır. Bu sınır kapısı adeta bir havalimanı yoğunluğunda işleyerek ülkemize sürekli turist akışı sağlamaktadır.

 Turist kafileleri Lefkoşa Surlariçi'nin tarihi yapılarını gezmekte, ardından Sarayönü'nden başlayıp Girne Kapısı'na kadar uzanan aksı yürüyerek minibüs duraklarına kadar gelmektedirler. Bu noktaya geldiklerinde genelde turistler şaşırmakta, gidecek yer bulamamakta ve çaresizce sınır kapısına doğru dönmektedirler. Halbuki buradan geçecek bir tramvay hattı, bu hedef kitleyi alıp şehrin istenilen ticari bir merkezine yönlendirme potansiyeline sahip olacaktır.

Yapılacak iş aslında çok basittir. Girne kapısına yakın olan ama ticari olarak gelişmemiş, hatta arazi değeri düşük bir bölge, geliştirilmek için seçilir. Girne kapısına gelen turistlerin bu bölgeye tramvay ile yönlendirilmesi sağlanır. Böylece düşük arazi geliri olan bir bölge, restoran ağırlıklı ticari merkez haline getirilerek bölgenin emlak getirisi artırılır. Bu emlak getirisinin üzerine yeni yapılan inşaatların vergisi de eklenir ve belediyeye ciddi bir gelir sağlayan ticari bölge ortaya çıkartılır.

 

 

 

Lefkoşa için hazırladığımız Tramvay projesini geçtiğimiz yıl Şehir Planlama Dairesi başta olmak üzere birçok yere sunmuştuk. Medyanın da gösterdiği ilgi sayesinde son olarak Lefkoşa Türk Belediyesi Belediye Başkanımız Cemal Bulutoğluları'ndan proje üzerine çalışılacağının ve kısa sürede ihaleye çıkılacağı sözünü almıştık.

Aradan geçen bir yılı aşkın zaman içerisinde maalesef bu proje üzerine hiçbir adım atılmamıştır. Bu kadar büyük bir projenin bir anda ilerlemesini, hatta hemen ihaleye çıkmasını beklemek gerçekçilikten uzaktır. Bu süreç uzun ve emin adımlarla atılması gereken bir süreçtir.

Bunu söylemekle birlikte bu projenin FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI yapılmasının büyük önem taşıdığı da bir gerçektir. Ekonomistler ve sosyologlar eşliğinde çalışılacak bir Tramvay Fizibilite Raporu'nun artık oluşturulması gerekmektedir. Böyle bir çalışma yapıldığı taktirde proje bir vizyon olmaktan öteye gidecek ve fon bulmak için çalışmalar başlatılabilecektir.

Şu noktada Lefkoşa Türk Belediye'si Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları'na seslenmek belki de en doğrusu olacaktır. Sn. Bulutoğluları gelin siz Lefkoşa için Tramvay projesi üzerine çalışacak bir bölüm oluşturun. Bu bölümde Tramvay Ön Projesi çalışılarak somutlaştırılsın. En önemlisi belediyenin olanakları kullanılarak CİDDİ BİR FİZİBİLİTE çalışması ortaya çıkaralım. Bu çalışma tamamlandıktan sonra da TC Yardım Heyetine, AB'ye ve BM'lere bu projeye finans sağlamaları için başvuralım.

 Biz Tramvay Projesi'ni hazırlayan ekip olarak böyle bir çalışmada yer almaya hazırız. Böylesine maliyeti az olan bir çalışma eminim ki ileride bu vizyonun gerçekleşme yolunda en önemli adım olacaktır. Eğer siz bu adımı atmaya hazırsanız, ben şahsen bu çalışmanın fon bulması için elimden geleni yapacağımı buradan size beyan ederim.

 

 

 

 

Bu haber toplam 798 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler