1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Göçmenköy'de olası gömü yeri...
Göçmenköyde olası gömü yeri...

Göçmenköy'de olası gömü yeri...

Çok değerli okurlarımızdan, ünlü karikatür sanatçımız Hüseyin Çakmak, bize ve Kayıplar Komitesi yetkililerine geçen hafta bazı olası gömü yerleri gösteriyor... Hüseyin Çakmak’ı yıllardır tanıyorum, onun hayatıyla ve yaşadıklarıyla ilgili geniş bir r

A+A-

 

 

Çok değerli okurlarımızdan, ünlü karikatür sanatçımız Hüseyin Çakmak, bize ve Kayıplar Komitesi yetkililerine geçen hafta bazı olası gömü yerleri gösteriyor... Hüseyin Çakmak’ı yıllardır tanıyorum, onun hayatıyla ve yaşadıklarıyla ilgili geniş bir röportajı da yıllar önce bu sayfalarda yayımlamıştık... Kaç zamandır bana bazı olası gömü yerlerinden söz etmekteydi ancak geçen hafta Kayıplar Komitesi yetkililerinin de hazır bulunacağı bir gün ayarlayabiliyorum ve  24 Nisan 2012 Perşembe sabahı Göçmenköy’e giderek Hüseyin Çakmak’la buluşuyoruz... Sonra onu izleyerek Göçmenköy’de bir noktaya gidiyoruz... Hüseyin Çakmak bize ve Kayıplar Komitesi yetkilileri Okan Oktay, Ksenofon Kallis ve Murat Soysal ile bizimle birlikte bu alana gelen araştırma görevlisi emekli polislere bildiklerini anlatıyor...

1974’te birinci harekattan birkaç gün sonrası imiş. O gün, gündüzden anons yapmışlar, “Gece saat 9’dan sonra kimse sokağa çıkmayacak, evlerde da karartma yapılacak, parlayıcı, yanıcı herhangi bir ışık kaynağı dışarıdan görünmeyecek şekilde perdeler kapatılacak. Bu karartma sabah saat dokuza kadar devam edecek” demişler.

Gerçekten de o gece “karartma” yapılmış... Sonra kamyonlar gelmiş. Kamyonların bir kısmının yüzü Lefkoşa’ya dönükken, iki-üç tane kamyon da Çakmak’ın şimdi bize gösterdiği yöne doğru gelmişler.

Hüseyin Çakmak’ın bize gösterdiği yerde bulunan dereciği geçmişler... Orada herhangi bir yol yokmuş, tarlalar varmış. Hüseyin Çakmak’ın neneciği perdeyi kaldırmış, “Napallar be da gideller o tarafa?” demiş... Sonra şiro sesi duymuşlar...

Kamyonların ışıkları da kapalıymış...  Bunlar sivil kamyonlarmış...

Durduğumuz noktanın az ötesinde Yıldırım Bölüğü varmış...

“O günlerde evden başımızı uzatamazdık” diye anlatıyor Çakmak, “çünkü üç taraftan da ateş altındaydı Göçmenköy...Her tarafa havanlar, domdom kurşunları düşerdi...”

Ancak ortalık yatıştıktan sonra Hüseyin Çakmak, Göçmenköy’ün bakkalında neler olup bittiğini duymuş. Köyün bakkalı, bakkalda bulunan bir Göçmenköylü’ye, “O gece hani karartma yapıldıydı ya, kamyonlarda Rum ölüleri vardı, dereyi düzelttiler, karşıya geçtiler ve oralara gömdüler” demiş.

“Bakkal öyle deyinca, gittim ve o tümseği gördüm... Dere da düzeltilmişti...” diye anlatıyor Çakmak... Bu söylenti köyde duyulmuş ve herkes bunu konuşuyormuş...

“Şimdi burası çok değişti” diyor ama aşağı yukarı tümseğin nerede olduğunu buluyor...

“Bu tümsekte çok gür otlar büyürdü” diye hatırlıyor...

Kazılar Koordinatörü Okan Oktay, Kayıplar Komitesi yetkilileri Murat Soysal ve Ksenofon Kallis bölgeyi inceliyor...

Burasının koordinatlarını alıyoruz...

Yıldırım bölüğünün yerine sosyal konutlar yapılmış, bunlar arkamızda kalıyor...

Kuzeye doğru bakıyoruz ve burada engelliler için başlatılan ama yarım bırakılan ve iskeleti öylece duran bir spor salonunun karkasını görüyoruz...

Asker bu bölgeden ayrılıncaya kadar, şimdi derenin kenarında gördüğümüz teller yokmuş... Burasının askerler tarafından tellenmiş olduğu anlaşılıyor...

Sonra Göçmenköy’den ayrılıp Lefkoşa’da Atatürk Spor Salonu’nun arkasında bir bölgeye gidiyoruz.

Hüseyin Çakmak bana bu bölgeden hep sözederdi... Bu bölge Birleşmiş Milletler askerlerinin çöp alanı imiş bir zamanlar...

Göçmenköy’ün diğer çocukları gibi Hüseyin Çakmak da buraya gelir, Finlandiyalı askerlerin attığı çöpleri karıştırırlarmış...

Kendi kendilerine “Ne delidir bu İngilizler, ne çok kullanılmamış eşya atarlar” derlermiş. Halbuki buraya attıkları diğer şeylerin yanında, süresi geçmiş gıdalar da varmış... “Çocuk aklımızla bunu anlamazdık, onları deli sanırdık” diye anlatıyor Çakmak...

1974 yılına kadar Atleks’ten Sabri Orient’e kadar olan bölgede, Çağlayan’da Karayolları civarındaki bölgede Finlandiyalı askerler konuşlanmıştı... İşte bu çöplük, onların çöplüğü imiş...

1974’te buraya bazı Kıbrıslırumlar’ın gömüldüğü anlatılıyormuş... Özellikle Dikmen (Dikomo) bölgesinden birkaç Kıbrıslırum’un öldürülüp bu çöplüğün içinde yola yakın bir noktaya gömüldükleri anlatılıyormuş...

“Söylenen bu alanda büyük otlar vardı, tümseklikti orası...” diyor Çakmak.

Sözünü ettiği yer şimdi artık bir çöplük değil, dümdüz bir tarlaya dönüşmüş burası ama dikkatli baktığınızda, çöplük olduğunu gösteren izleri görebiliyorsunuz...

“Burada birkaç yıl önceydi galiba, birşeyler yapıldığını gördüm, yoldan taraf kordon altına alınmıştı... Ama eski halinin fotoğraflarını da çektiydim, bunları sana verebilirim” diyor Çakmak.

Kordon altına alındığı zaman burada ne yapmışlar? Bir gömü yerini mi boşaltmışlar?

Hüseyin Çakmak’ın hatırladığı o tümsek bölgeyi buluyoruz, etrafına demirler çakılmış ve ortası da çukur gibi duruyor...

Bu konuda da Kayıplar Komitesi’nin araştırma yürütmesi gerekecek...

Sonra Çakmak’tan bize Lefkoşa Belediyesi’nin eski çöp alanını göstermesini istiyorum...

Bunun nedeni, bazı Kıbrıslırum “kayıplar”ın Lefkoşa belediyesine ait çöp kamyonlarıyla taşınmış olması ve bir okurumuzun “Olsa olsa 1974’te kullandıkları çöp alanına gömmüşlerdir” demesi... Bu okurumuz, uzun yıllar Lefkoşa Belediyesi’nde çalışmış olduğu için belki de birşeyler biliyordu ve bana öyle konuşuyordu...

Lefkoşa Trafo Merkezi’nin karşısındaki bir alanı gösteriyor bize Çakmak, “Lefkoşa belediyesinin çöp alanı işte buydu” diyor...

O günlerde belediyede çalışan ve halen hayatta olan birkaç kişiyle henüz gidip yüzyüze konuşamadım ama kısa sürede bunu da yapmam gerekecek...

Lefkoşa Trafo Merkezi civarına bazı Kıbrıslırumlar’ın Lefkoşa belediyesine ait çöp kamyonlarıyla getirilip gömülmüş olduğu yönünde bilgileri bazı okurlarım zaten paylaşmıştı... Demek ki doğru bölgede olmalıyız...

Ardından Çakmak bize “Gurbetler’in Köyü”nden artakalanları gösteriyor... Hala lamarinalar duruyor, hapishanenin hemen yanında... Gurbetler’in köyü buradaymış...

Sonra Göçmenköy’e geri dönüyoruz ve Çakmak’la vedalaşıyoruz... Sevgili Hüseyin Çakmak’a bizimle ve Kayıplar Komitesi yetkilileriyle bu değerli bilgileri paylaştığı için sonsuz teşekkürler.

Bu konularda daha ayrıntılı bilgi sahibi olan okurlarımı, isimli veya isimsiz olarak 0542 853 8436 numaralı telefondan beni veya 22 83607 numaralı telefondan Kayıplar Komitesi görevlisi Mine Balman’ı aramaya davet ediyorum.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 755 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler