1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Gizli bir el... Ve medya...
Gizli bir el... Ve medya...

Gizli bir el... Ve medya...

Hem Kuzey Kıbrıs medyası üzerinde hem de Türkiye medyası üzerinde hep bir gizli el olmuştur… Özellikle Annan Planı gibi hassas dönemlerde medyanın etrafı da esrarengiz güçler tarafından dolaşılmıştır… Çok iyi hatırlıyorum… 2002’

A+A-

 

 

Hem Kuzey Kıbrıs medyası üzerinde hem de Türkiye medyası üzerinde hep bir gizli el olmuştur…

Özellikle Annan Planı gibi hassas dönemlerde medyanın etrafı da esrarengiz güçler tarafından dolaşılmıştır…

Çok iyi hatırlıyorum…

2002’den sonra başlayan toplumsal hareketlilik günlerinde gazetemizin eski binasının önünde bekleyen arabalar hâlâ hafızamda…

KIBRIS Gazetesi’nin bombalanmasını, AFRİKA’ya yapılanları biliyoruz hepimiz…

Yine o hassas dönemlerden geçiyoruz bugünlerde.

Ve “medya” yine gizli ellerin, ismi saklı güçlerin etkisi altında.

Bunları neden mi yazıyorum?..

Anlatayım.

Türkiye’de aşırı dinci yayınları ile dikkat çeken “AKİT” isimli bir gazete var.

Bu gazete son zamanlarda Kıbrıs’a da bir ilgili ki sormayın!

Özellikle din konularında Kıbrıslı Türkleri eleştiren yayınlar yapan Akit son haberlerinde ilginç bir detayı atlamış.

İsraillilerin Kuzey Kıbrıs’taki malları ile ilgili bir haber                           hazırlayan gazete konuyu “KKTC'li Araştırmacı Yazar Ayşe Kocatürk” isimli birine yorumlatmış.

Bizim bildiğimiz kadarıyla böyle biri yok!

Yani takma isimle birileri “araştırmacı yazar” kesilmiş, ülkemizle ilgili yorumlar da yapmış.

İsrailliler konusunda Kıbrıslı Türkleri eleştiren bu “Ayşe Kocatürk” halkın olup bitenler karşısında yeterince bilinçli olmadığını söylüyor.

Bakın neler söylüyor takma isimli yazar:

·        “Bunda milli bilincin zayıflatılmış olmasının büyük payı var.  Ülkede bunlar olup biterken bir kesim kalkıp o da Türkiye'deki AK Parti iktidarının ısrarı sayesinde cami yapılmasına karşı çıkabiliyor. Oysa bilmiyorlar ki ezan sesi olmadan biz burada huzur bulamayız. KKTC'de şu an en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri, iyi bir dini eğitimin verilmesidir.  Benim çocukluğumda okullarda din derslerine bölümün öğretmenleri girer, iyi bir din eğitimi alırdık, sûreleri ezberlerdik. Daha sonra ilgisiz derslerin öğretmenleri din derslerine girmeye başladı ve sonra tamamen umursanmaz oldu.”

 

* * *

Belli ki gizli bir el hem Türkiye kamuoyuna Kıbrıslı Türkleri dinsiz ilan ediyor, hem de adaya aba altından sopa gösteriyor.

Zaman zaman YENİDÜZEN’in elektronik posta adresine de takma isimlerle “okuyucu mektupları” gönderiliyor.

Hepsini yayınlamıyoruz tabii, tanıdığımız iletişim kurduğumuz var olduğunu bildiğimiz kişilerin görüşlerine yer veriyoruz.

Ancak takma isimli olarak yollanan bu mektupları sadece okuyup siliyoruz.

Demek istediğim hem Türkiye’de hem de burada medyanın etrafından dolaşan ve provokasyon amacı güden çeşitli çevreler var.

Bunlar kimi zaman “Kemalist” de görünebiliyor, kimi zaman “dindar” da…

Ve bu çevrelerin varlığı hepimizi rahatsız ediyor.

Medya kötü emelleri için birilerine, gizli odaklara karşı dikkatli olmalıdır kanımca.

Ve bugünlerde de ciddi süreçlerden geçiyoruz...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1172 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler