1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Girne’den “kayıp” öyküleri…
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Girne’den “kayıp” öyküleri…

A+A-

Andreas Yalluridis’in eşi Stella Yalluridis’le buluşuyoruz, ara bölgede, Yeşil Hat üzerinde, Dayanışma Evi’nde… Stella’nın eşi Andreas, 1974’te Girne’den “kayıp” edilmiş… Bir grupla berabermiş ve tüm grup “kayıp” edilmiş… Bu konuda neler yapabileceğimizi konuşmak üzere buluşuyoruz.

Stella, Andreas’la 1971 yılında evlenmiş, 1972 yılında bir oğluları dünyaya gelmiş ve 1974’te Andreas “kayıp” edildiğinde, Stella iki aylık hamileymiş. 1975’te dünyaya gelecek olan kızı, babasını görme şansını hiç elde edememiş…

1974 Temmuzu’nda adamızda savaş patlak verdiği zaman Andreas Yalluridis, “seferi” olarak göreve çağrılmış – toplam dokuz kişilik bir grupla birlikteyken Girne’den “kayıp” edilmişler…

Girne’de bir eve sığınmışlar, sonradan bu evin bir İngiliz pilotun evi olduğunu anlayacaklarmış. Henüz telefon hatları kesilmemiş olduğu için İngiliz pilotun evinden telefon açmış Andreas sevgili karısı Stella’ya ve konuşmuşlar.

Stella “Neredesiniz?” demiş.
“Bilmeyiz ki” demiş Andreas.

Telefon numarasını araştırınca bu evin hangi sokakta olduğunu hemen öğrenmiş Stella ve derhal Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne, Sir Arnold Toynbee Sokağı’nda dokuz Kıbrıslırum askerin kısılıp kaldığını bildirmiş, gidip onlara yardım etmelerini istemiş. İngiliz pilot J. V. Macarthy’nin evinde kısılan dokuz Kıbrıslırum, beklemeye koyulmuşlar…

Pilotun evinin karşısında oturan bir Kıbrıslırum kadından söz ediyor Stella, hemen onu arıyoruz. Adı Marulla Şagalli, Sir Arnold Toynbee Sokağı’nda oturuyormuş o zaman… Bizimle gelip pilotun evini bize göstermesini rica ediyoruz, kabul ediyor Marulla Hanım… Böylece biz de bu grubun başına neler gelmiş olduğu hakkında daha ayrıntılı araştırma yapmaya girişebiliriz.

Dokuz kişilik bu “kayıp” gruptan iki kişinin kalıntıları Girne’de Botanik Bahçesi’nde yapılan kazılarda bulunmuş. Değirmenlikli bu iki Kıbrıslırum’dan geride kalanlar, defnedilmek üzere ailelerine iade edilmişler – zaten akrabaymışlar… Ancak gruptan geride kalan yedi Kıbrıslırum hala “kayıp” – onlardan en son pilotun evinden açtıkları telefonla haber almışlar – ondan sonrası yok…

Kayıplar Komitesi yetkililerini arıyorum ve 7 Şubat 2014 Cuma günü hep birlikte Girne’de pilotun evine gitmeyi kararlaştırıyoruz, Sir Arnold Toynbee Sokağı’na… Kayıplar Komitesi yetkilileri Murat Soysal, Okan Oktay, Ksenofon Kallis, araştırma görevlisi Hikmet Selçuklu’yla birlikte Girne’ye gidiyoruz. 78 yaşındaki Marulla Şagallis ile “kayıp” yakını Stella Yalluridis de bizimle birlikte geliyor…

Şimdi artık adı “Gülbahar Sokağı” olarak değiştirilmiş olan Sir Arnold Toynbee Sokağı’nı bulmaya gidiyoruz Girne’ye… 1974 yılının sonunda pilotun evine yerleşmiş olan Gülbahar Hanım, Leymosun’dan çok ünlü, çok sevilen, çok aktif bir öğretmenmiş… Vefat ettikten sonra adı bu sokağa verilmiş… Leymosun’da öğretmenlik yapan, pek çok iyi öğrenci yetiştiren Gülbahar Hocanım, pek çok sivil toplum örgütünde ve çocuklara  yardım kuruluşlarında gönüllü çalışmalarıyla da tanınıyormuş… Herkes Gülbahar Hocanımı çok severmiş…

Leymosun’dan Girne’ye Aralık 1974’te göçetmişler ve pilotun evine o tarihlerde yerleşmişler… Önceleri Gülbahar Resa, sonra da Gülbahar Göçkün olarak biliniyormuş hocanım. Önceleri bu sokağın adı “İslam Bey Sokak” diye konmuş fakat Gülbahar Hanım vefat edince, onun güzel anısını yaşatmak için sokağa “Gülbahar Sokağı” adı verilmiş… Oğlu Resa iyi bir arkadaşımız – daha sonra bu evde Resa’nın kaldığını öğrenince onunla da konuşacağım… Resa, PEO’da çalışıyor ve pek çok iki toplumlu etkinlikte yer alıyor…

“Pilotun evine geldiğimiz zaman evde mobilya namına hiçbirşey yoktu” diye anlatıyor. “Duvarlarda, evin içinde veya dışında herhangi bir kurşun deliği veya burada bir çatışma veya ateş etme olayı olduğuna dair herhangi bir iz de yoktu..”

Evin avlusu ta o zamandan çimento dökülü bir alanmış, avluda hiç toprak yokmuş, silme çimentoymuş…
Yedi Kıbrıslırum’un “kayıp” edilmiş olduğu pilotun evine bakmaya gidiyoruz…

Bu yazı toplam 1671 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar