1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. GİDİŞİ ‘muhteşem’
GİDİŞİ ‘muhteşem’

GİDİŞİ ‘muhteşem’

Kemal Deniz Dana, KANAL SİM’de açıkladı: “Lefkoşa Belediyesi’nde 21 kişi kayıtsız, sigortasız, güvencesiz çalıştırılıyordu...” Peki bu büyük bir suç değil mi? Oysa Başbakan diyor ki, “Cemal Başkan’ın dönüşü muhteşem

A+A-

 

 

 

Kemal Deniz Dana, KANAL SİM’de açıkladı:

“Lefkoşa Belediyesi’nde 21 kişi kayıtsız, sigortasız, güvencesiz çalıştırılıyordu...”

Peki bu büyük bir suç değil mi?

Oysa Başbakan diyor ki, “Cemal Başkan’ın dönüşü muhteşem olacak...”

 Nasıl olacak?

 

***

 

Ve anlatıyor anlatıyor anlatıyor Deniz Dana, “atama” ile göreve gelen Başkan olarak...

·        “Belediye aşırı borçlandı...”

·        “Hesapsız kitapsız borçlandı...”

·        “Çok gereksiz bağışlar yapıldı...”

·        “Suriçi temizliği için ayda 180 bin TL ödenen şirket neredeyse hiç iş yapmıyordu.”

·        “Belediye ahbap çavuş ilişkisi ile yönetildi.”

 

Tüm bu yanlışların bir bedeli yok mu peki?

“Dönüşü muhteşem olacak” derken, Küçük!..

 

***

Anayasa’nın çiğnendiğine mi ağlayalım şimdi, demokrasinin lime lime edildiğine mi?

Yoksa, Lefkoşa’nın acınacak hallerine mi?

“Gidişi sessiz oldu, dönüşü muhteşem olacak” diyor, Küçük...

Günün sonunda sayın Küçük’ün gidişi “muhteşem” olacak herhalde !..

 

·        [Deniz Dana’nın belediyede az zamanda yaptığı işlerin pek çoğu, takdire şayan...

·        Kanal SİM’deki performansı da son derece etkileyiciydi...

·        Yine de iki temel hatası var, biri ve en büyüğü, “anti demokratik ve Anayasa’ya ters” bir karara rağmen bu görevi kabul etmesi... Üstelik sürekli, belediyedeki “yasa dışı” işleri gündeme getirirken ve “yasallığa” hassasiyet gösterirken, kendi göreve gelme ‘usulünü’ sorgulamaması talihsizlik...

·        İkincisi, SANATI ve SANATÇIYI kamuoyu önünde tartıştırması... Böylesi bir tartışma hiç yaşanmadan, sorunu çözebilirdi... Bu iki başlık dışında, Deniz Dana’nın kararlılığını sevdim, bence, İrsen Küçük’e karşı, Kaşif’ten çok daha iyi bir aday olabilirdi... ]

 


 

Çünkü boyun eğdiler

 

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun “gelir elde etmesi”nden...

Ya da kendi ayakları üzerinde durmasından “ürken” bir “yönetim” var.

Niye?

Çünkü “olur efendim” dediler, “peki efendim” dediler, “hay hay” dediler..

Çünkü “ÖZELLEŞTİRME” sözü verdiler.

Bu nedenle zaten, Bakanlar Kurulu kararına rağmen “ÖZERKLEŞME”den caydılar!..

Kendi kendilerini yalanladılar..

Her bir BAKAN, yüzü kızarmadan “YALANCILIĞI” bu nedenle kabul etti zaten.

Çünkü BOYUN EĞDİLER!..

Şimdi, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun “tahsilat” yapmasına, borcu olanların elektriğinin kesilmesine her fırsatta engel oluyorlar..

Peki, elektrik paralarını gününde ödeyenler ne oluyor bu durumda...

ENAYİ mi? APTAL mı?

Ne?

 


 

Bugün ‘Kırnı Piliçleri’ne davetliyim

 

Kaç gündür “tavuk eti”ne yönelik, toplum arasındaki “endişeleri” yazıyorum.

Dün, KIRNI PİLİÇLERİ’nden aradılar...

Piyasanın % 90’ına hakim bir işletme...

Bugün, tesisleri gezmeye ve bilgi almaya davetliyim.

Sizin adınıza, gideceğim.

Ama doğrusu, ne veterinerim, ne de toplum sağlığı uzmanı.

Bu denetimleri “sürekli” yapması, açıklaması gereken devletin bağımsız uzmanlarıdır...

Yalnızca tavuk etinde değil...

Her türlü gıdada...

Yoksa, ben deniz, giderim, görürüm, sorarım, sorgularım, yazarım, ne olacak ki!...

Bakalım...

 


 

Tarihten...

 

Dün, yani 25 Temmuz’un şöyle bir önemi vardı...

1951 senesinin 25 Temmuz’unda, Türkiye Bakanlar Kurulu, NAZIM HİKMET’in yurttaşlıktan çıkarılmasına karar verdi!..

Sahi, kimdi o günün BAKANLARI?

Anımsayan var mı?

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1197 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler