1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. GERİLİM POLİTİKASI
Kutlay Erk

Kutlay Erk

Yazarın Tüm Yazıları >

GERİLİM POLİTİKASI

A+A-

Uyuşmazlıkların barışçıl çözümü çatışmalı tarafların elindedir. Başka ilgili taraflar da olabilir ancak çatışmanın doğrudan tarafları çözümü anlaşmadıkça, çözüm ya olası değil, ya da dayatılan uzlaşı sürdürülebilir değil…
Kıbrıs’ta çözüme Kıbrıslı Türklerle Rumlar uzlaşacak. Türkiye, Yunanistan, AB, BM dahil tüm dış etkenler bu uzlaşıda kolaylaştırıcı olabilir ama uzlaşının ve antlaşmanın imzacısı olmayacaktır. Dolayısıyla, Kıbrıslı taraflara düşen, sorunu kendilerinin görüşerek çözmeleridir; yoksa kolaylaştırıcı rolündeki tarafları arkalarına alıp diğer tarafa üstünlük sağlamaya kalkışmak, sadece çözümsüzlük sürecini yani kendilerinin zarar gördüğü statükoyu devam ettirmeye yarar.
Halen Kıbrıs sorununu görüşmesi gereken iki lider var ama onların marifetiyle görüşme süreci donmuştur. Liderler sürecin önünü açmak için kendilerine ait olmayan gücü kendilerininmiş gibi kullanmaya ve karşı tarafı korkutup görüşmeye zorlamaya yönelik bir strateji güdüyor. Doğal gaz şu anda bir nimet değil, zillet haline gelmiştir çünkü iki tarafın lideri de Kıbrıs sorununu çözmemek üzere onu kullanmaktadır.
Kıbrıs Rum tarafı doğal gaz nedeniyle oluşturduğuna inandığı ittifakın Kıbrıs sorununda Kıbrıslı Türkleri çökertecek bir güç olmadığını bilmelidir, zaten bu ittifakın da böyle bir iddiası yok aslında... Onların derdi gazın ekonomik değerini sahiplenmek... Kıbrıs Türk tarafı da, Türkiye’nin çıkışlarının Kıbrıslı Rumlara diz çöktürmeyeceğini bilmelidir. Türkiye’nin amacı da bölgenin enerji politikalarında güçlü aktör olabilmektir.
Dolayısıyla, iki lider de güç politikası uygulayıp, gerilim yaratmayı maharet bilebilir ancak yaratılan gerilimlerden kendi halkları mağdur olmaktadır çünkü ekonomi gerilimi hiç sevmez. Gerilimlerden çıkışın iki yolu var; ya çatışmalı taraflar önce değişik seviyelerde diyaloglarla liderlerin görüşmeye başlamalarının zeminini yaratır ve liderler masaya oturur, ya da liderlerin uyguladığı güç politikaları taraflara zarar verir ve liderlerin masaya oturması zorunluluğu doğar. Barışcıl olan birinci yöntem taraflar için “kazan – kazan”, çatışmacı olan ikinci yöntem de “kaybet – kaybet” sonucuna gider.
Kıbrıs’ta halen liderler barışcıl yöntemden uzak, gerilim politikaları ile çatışmacı yöntemi deniyor; bu yöntem Kıbrıs adasını ateşe atamayacaktır ama sürdürülecek edecek olan çözümsüzlük koşulları Kıbrıs’ın insanlarını perişan etmeye, yani “kaybet – keybet”e devam edecektir. Onun için Kıbrıs’ın iki tarafının halkı liderlerini, başkalarını arkalarına alıp karşı tarafa güç gösterisi yapan ve gerilimleri besleyen politikalardan uzaklaştırmak zorundadır. Rum lider Anastasiadis’in geçmişinde Annan Planına “evet” demiş olmak gibi bir veri var ve bu veri üzerinden stratejiler geliştirilebilinir… Kıbrıslı Türk lider Eroğlu’nda öyle bir veri yok, aksine tam da tersi var. Dolayısıyla, liderler açısından umutsuz vaka Eroğlu’dur; liderleri gerilim politikalarından uzaklaştırmak için önce Eroğlu’nu makamından uzaklaştırmak gerek.
Gerilim politikalarını besleyen Eroğlu’dur, onun çözümsüzlüğe oynayan startejileridir. Kendi yandaşlarından başka kimseye güven vermeyen Eroğlu, Kıbrıs sorunu konjenktüründe boşluklar bırakıp Türkiye’nin taraf olmasına, taraf olan Türkiye’nin de güç politikaları üzerinden tavır koyması nedeniyle de Rumların dünyaya Türkiye tehdidi ve gerilim politikaları bağlamında lobi yapmasına fırsat vermektedir. Bugün adada yaşanan olayların görüntüsü doğal gaz – navtex olabilir ancak bu aşamaya gelmesinin bir nedeni Anastasiadis ise, gerilim politikalarının hüküm sürme nedeni de Eroğlu’dur.
Kıbrıslı Türklerin haklarını görüşme masasında almaya çalışması gereken Eroğlu, bunu Türkiye’nin güç politikası uygulamasına ve gerilim politikasının gelişimine, yani tehlikeli bir politik oyuna bırakmıştır. Amacı, Kıbrıslı Türkler için “kazanmak” anlamına gelen Birleşik Federal Kıbrıs’ın oluşacağı bir çözüm değil, kendisi için “kazanmış olduklarını” koruyan statükonun devamıdır.
Bu oyun bozulmalıdır. Adanın sürüklendiği gerilim politikaları sona erdirilmeli, liderler masaya oturmalı ve yaşı elliyi aşan Kıbrıs sorununu çözmelidir. Bunun başlangıç tarihi Nisan 2015 olacak, CTP-BG adayı Sibel Siber Kıbrıs sorununu çözecek yeni oyun kurucu olarak masadaki yerini alacaktır.
Başka türlü bu gerilim politikalarından ve statükodan kurtuluş yok…

Bu yazı toplam 1965 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar