1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. Gerilim Politikalarının Tehditleri
Kutlay Erk

Kutlay Erk

Yazarın Tüm Yazıları >

Gerilim Politikalarının Tehditleri

A+A-

Kıbrıs’ın deniz sularında şu anda yaşanan gerilim, karasını da etkilemektedir.
Tarafların gerilimi tırmandırması, belki siyasi yöneticiler için bazı yararlar sağlamaya yönelik olabilir ama bu gerilimin mağdurları özellikle ada sakinleri olacaktır.

Kıbrıs Rum siyasi liderliğinin doğalgaz çıkarılması konusunda İtalyan firmasını kullanarak gerilim yaratacak adımı atmasının bir nedeni, doğu sınırlarında sorunlar yaşayan, müteffikleri ile de sıkıntıları olan Türkiye’nin Kıbrıslı Rumların herhangi bir girişimi karşısında pasif kalacağı ve dolayısıyla da kendi amaçlarına kolaylıkla ulaşacağı stratejisi olabilir. Türkiye’nin bu adımda pasif kalmaması halinde ise de, çatışmaya gireceği ülke sadece Kıbrıs Cumhuriyeti değil, aynı zamanda AB içinde Türkiye’nin güçlü dostu olan İtalya’dır; yani Türkiye – İtalya ilişkilerini de zehirleyebilecektir. Ayrıca AB üyeliğini kullanarak Türkiye’yi tehdit etmek gibi bir olanakları, ABD’de yakınlaşan seçimler nedeniyle ABD’deki Yahudi ve Yunan lobisini kullanabilmek gibi bir emniyet subabpları da vardır.

Kıbrıs Rum liderliğinin bir başka muradı da, ekonomik sıkıntılarının çözümünde Troyka’nın kendisine uygulatmaya çalıştığı bankalara ipotekli taşınmaz malların satışını kolaylaştırma uygulamasının kamuoyunda yarattığı tepkileri, bir başka tehdit göstererek örtmek olabilir…
Kıbrıslı Rum lider Anastasiadis, seçildiğinden beri görüşme masasına oturmakta sıkıntı yaratmaktadır.

Görüşmeleri yapmamak veya ertelemek için deneyebileceği her çareyi kullandı, BM temsilcisi atanınca başlayan süreci engellemenin tek yöntemi bir gerilim yaratmak ve masayı dondurmak olabilirdi. Şu andaki gerilimin amaçlarından biri de bu alabilir…

Türkiye açısından ise, doğu sınırındaki gelişmeleri kontrolde zorlanmaktadır ve işler genel olarak istediği gibi gitmemektedir. Bunun iç politika yansıması da olumlu gelişmiyor. Kıbrıs sorununda baskın güç politikaları kullanmak, her zaman Türkiye insanının hem ilgisini çeken, hem de “milli onur”u yükselten bir unsur olabilmiştir.

Dolayısıyla, Kıbrıs’ın etrafındaki gerilim aslında Kıbrıs sorunu görüşme süreci ile değildir, Kıbrıs sorununun kendisi için de değildir. Bu durumda sandviç olan Kıbrıslı Türkler ise, adasındaki gerilimin düşmesini, Kıbrıs sorunu görüşme sürecinin bir an önce başlayıp sonuç almasını istemektedir. Kıbrıslı Türkler ve CTP biliyor ki, gerilim politikaları kendi coğrafyasında istikrarsızlık, geleceğe dair karamsarlık ve dolayısıyla ekonomik yıkım getirmektedir. Kıbrıs Rum halkı için de durum bundan farklı olmayacaktır. Doğu Akdeniz’de suların çalkalanması halkların yararına olmayacaktır.

Bu gerilimin durması ve sonlanması için CTP çaba koymaktadır. Taraflarda şoven hislerin kabartıldığı bu ortamda, bir tarafın diplomasi, diğer tarafın da militer üstünlüğü ile güç denediği, diğer tarafa dersini ve haddini bildireceği bu kalkışmalar Kıbrıs’ta yaşayan herkes için bir tehdittir. Yapılması gereken güç denemesi ve üstünlük sınaması değildir, tarafların Akdeniz’de siyasi ve militer normalizasyon getirecek barışçıl adımları atması ve Kıbrıs görüşme masasına oturulmasıdır. Anastasiadis kendi iç sorunlarını çözmek için yanlış yöntem kullanıyor, bu yöntem Klerides tarafında “Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı”na seçildiği ilk dönemde S300 füzeleri ile denenmiş ve siyasi yenilgisi ile sonuçlanmıştı. 

Türk tarafı da abartılı ve maksadı aşan yaklaşımlar yerine, hedefine barışçıl yöntemle ulaşmanın büyüklüğünü göstermelidir.

Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, şoven hislerin beslenmesi ile geliştirilen gerilim ve çatışma siyasetlerinin kurbanı olmuş, acısını çekmiştir. Bu yeni oyuna gelinmeyecek, CTP adayı saran gerilimlerin çatışmalara değil, barışçıl ve Kıbrıs’ta barışın önünü açacak sürece girmesi için her türlü demokratik ve diplomatik çareyi kullanacaktır.

Bu yazı toplam 1875 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar