1. YAZARLAR

  2. Mert Özdağ

  3. Gerçekten yeter!
Mert Özdağ

Mert Özdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Gerçekten yeter!

A+A-

Öylesine ilginç bir ülkede yaşıyoruz ki biz.

Kimileri tarafından “siyasi tartışma” sanılan sosyal medyadaki bitmek bilmez tantana üzüyor insanı…

Memleketi yönettiğini iddia eden “hükümet” de sağ olsun içi boş gündemlerle “sosyal” alandaki bu “boş” tartışmalara malzeme üretiyor.

Sanki kurulmuş bir makine gibi ürettikçe üretiyor hükümetimiz!

Ve bu konularda ölesiye “fikir” üretiyorlar, alayına “tartışmaları” uzattıkça uzatıyorlar…

***

Bu “siyasi analistler” farkı da mı örneğin, Lefkoşa Surlariçi’ndeki insanların ısınma sorunu…

Başkentin tarihi sokaklarını dumana boğan sobalarda yananların sağdan soldan toplanan çöp atıkları olduğunun farkında mıyız?

 ***

“Yeni yıl kutlamasını” otelde mi, evde mangal başında mı, yoksa yurt dışı tatilinde mi kutlamalı diye düşünürken kimilerimiz, açlık derdi çeken insanlar olduğunu biliyor-hissediyor muyuz?

Kısacası yoksul insanımızın neler çektiğinden haberimiz var mı, farkında mıyız?

Peki ya “orta gelirlilerin” durumundan haberdar mıyız?

Belki açlık gibi sorunları yok ama, “ayı çıkarma” derdinin ne olduğunu biliyor muyuz?

“Elektrik çok gelmesin” diye kapatılan lambaların varlığını hissedebilir miyiz?

***

Isınmanın bir dert, barınmanın başka dert, eğitimin, sağlığın çok başka dert olduğu bu “yarım” adada ekonomiden daha önemli sorun var mı, ben göremiyorum.

Bir çocuğun kahvaltı yapmadan okula gitmesi, delik ayakkabısından yağmur suyunun parmaklarını ıslatması, rutubet kokulu soğuk duvarlar arasında dudaklarının titremesinden daha önemli bir sorun var mı ki?

Savaş koşullarında değiliz elbet.

Ancak kimilerimizin ekonomik bir savaş yaşadığı, girerek zorlaşan yaşam kavgasında zor günler geçirdiği aşikar!..

***

Siyasetin, ya da siyasetle ülkeye çözümler üretme iddiasında olanların böylesi ağır konularda çözümler üretmesini yeğlerim ben.

Abuk sabık konularda kafa patlatmak yerine yoksulluğu, ekonomik gerilemeyi, sade vatandaşın günlük hayatını daha kaliteli ve yaşanır hale getirmeye hedef alan siyasi tartışmalarımız yoğunlaşsa keşke…

İşte o zaman bu “yarım” adada çok daha güzel günleri yakalamaya bir adım daha yaklaşacağız.

Sosyal medyadaki kimi “tartışmaları” okuduğumda bunları hissediyorum.

Ve içimden bir ses “yeter artık be, yeter” diye haykırıyor.

Gerçekten yeter!


Batarsa batsın…

Birçok belediye aynı sorunla boğuşuyor.
Aşırı popülist istihdam, düşük tahsilat sorunu ve iflas eden belediye bütçeleri…
Kısacası gelirlerin giderleri karşılayamaması meselesi.
En basit ekonomi denklemi.
Şimdi iflas etmiş bir belediyede birçok kişi zamanında istihdam edilmeye başlandığında çok yakın bir arkadaşım çok saygın bir bankadaki görevini bırakıp o belediyeye gitmişti.
İyi bir maaşı vardı Türkiyeli bankada…
Çok da iyi bir konumu.
“Yahu manyak mısın, böyle iş bırakılır mı” telkinlerime hiç kulak asmadı.
Gitti, belediyeye istihdam oldu.
“Ne var be Mert, işim garanti, devletin belediyesi…” diyerek bana tepki bile gösterdi.
'Batacak' dedim.
'Batarsa batar, devlet öder bizi' dedi, keyfine baktı.
Ne oldu?
Belediye battı… İşini gücünü bıraktı, gitti X Belediyesi'ne girdi.
Batık olduğunu bile bile…
Ne olsa ben paramı alırım mantığını kura kura…
Elde ne var şimdi?
Hiç!..

Kocaman bir hiç!..
Belediye batında iktidara küfrediyor.
Hani “devlet ödeyecek” dedikleri iktidara.
Mevcut iktidara!.. Neden?
Belediyelerinin batmasına seyirci kalmış! Eee?
Başka başka? Ceplerinde 5 kuruş yokmuş.
Öyle mi?
İyi de güzel kardeşlerim benim, siz özel sektördeki işlerinizi bırakıp kolayı seçerken, bu kurumların batacağını bile bile gidip istihdam olmayı yeğlerken aklınız neredeydi sizin?
Şimdi radikal tedbir alınmazsa bu derdiniz sürecek.
Ve bu kötü sonda küfürler savurduğunuz insanlar kadar var sizin de kabahatiniz.
Hem sizin, hem de sizi istihdam edenlerin...Hiç kimse kusura bakmasın ama bu kafayla işimiz nanay!.. Hatta na na nay!..

Bu yazı toplam 800 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar