1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. GERÇEKTEN BRAVO CTP’YE…
GERÇEKTEN BRAVO CTP’YE…

GERÇEKTEN BRAVO CTP’YE…

Bugün tamamlanan haftanın gündeminde Kıbrıslı Türklerin alışagelmiş sosyo-ekonomik ve sosyo-politik sorunları yerini korudu; iki yeni konu ise ağırlık kazandı. Birincisi, Başbakan’ın adını ve imzasını kullanarak tedavüle sürülen sahte evrak, ikincis

A+A-

 

Bugün tamamlanan haftanın gündeminde Kıbrıslı Türklerin alışagelmiş sosyo-ekonomik ve sosyo-politik sorunları yerini korudu; iki yeni konu ise ağırlık kazandı. Birincisi, Başbakan’ın adını ve imzasını kullanarak tedavüle sürülen sahte evrak, ikincisi ise CTP-BG’nin MYK’sı…

Birinci konu, tarafların artık gözünün döndüğü ve omuz üstünde baş bırakmayacakmış gibi ilerleyen UBP kurultay çalışmalarında yeni bir rezalettir. Konu, şu anda polislik ve mahkemelik aşamada… Bu kurultay sayesinde, UBP’nin politik her türlü pisliği ve kirliliği, bu pisliğin ve kirliliğin aktörleri ile birlikte gün ışığına çıkacak…

İkinci konu olan CTP-BG MYK’sının topluca görevden ayrılması, CTP-BG’yi sevenlerinin ve sevmeyenlerinin sorgulamasına neden oldu. Sevmeyenler zaten CTP-BG’yi yermek için öküz altında buzağı arıyor, dolayısıyla onların yaptıkları sorgulamalar ve yorumlar sıradandır. Esas sıra dışı olan CTP-BG’yi sevenlerin, Parti Meclisi’nin yeni MYK oluşturulması sonucunu üretmesini beklemeden, “şimdi sırası mıydı, Parti’de ne oluyor, nerden icabetti bu içe dönük icraatlar?” gibi ve hele ki gazete köşelerinde koro halinde sorgulamaları ve yorumlamaları idi…

Yeni MYK seçilene kadar geçen üç gün içinde bu konuya ‘merak ve ilgi’ duyanlara, bu satırların yazarı, “önümüzde çok zorlu bir süreç var, Parti bu süreci daha yüksek bir performansla yönetecek yeni bir MYK oluşturacak herhalde” dedi. Parti yönetiminde görev alanların bireysel performansının ve ekip sinerjisinin yüksek olması gerekiyor. Parti Meclisi, yeni MYK’yı, herhalde, özellikle ihtiyaç duyulan sinerjiyi üreteceği inancıyla oluşturmuştur.

CTP-BG’yi kutlamak gerek… Gerçekten “Bravo CTP’ye”… Sevenlerinin bile endişe ettiği bir durumu, endişelerin yersiz olduğunu gösteren bir olgunluk ve disiplin içinde yönetmiş ve sonuç üretmiştir. Bu olay, “Tüm partiler aynıdır” söyleminin yanlış olduğunun kanıtlarından biridir de…

Şimdi ileriye bakmak gerek… Kıbrıslı Türkler, UBP Hükümeti’nin beceriksiz yönetiminde, hayatın her yolunda, çok zor ve kötü koşullarda yürümektedir. Veri tabanı da, bu yürüyüşün koşullarının daha da ağırlaşacağını gösteriyor. İşte bu kaderi değiştirmek için tek seçenek, politikaları, kadroları ve örgütlülüğü güçlü olan CTP-BG’dir. Ve CTP-BG bu misyonunu, sahip olduğu bütün bu unsurlarını ve rekabet üstü değerlerini bir araya getirip yüksek sinerji yaratmakla başaracaktır.

CTP-BG, sahip olduğu tüm insan kaynaklarını, onların tüm bilgi birikimlerini, zamanını ve enerjisini, kimseyi dışlamadan, ötekileştirmeden, katılımcılık ilkesi ve uygulaması ile değerlendirmelidir. CTP-BG, Kıbrıslı Türklerin tamamının sığınacağı yuva ve kavgasını vereceği mevzi olduğu ve hata yapma lüksü olmadığını bilerek gelecek süreci üstün performans ve yüksek sinerji ile yürütmelidir. Sivil toplumu da katarak, soğuk duran sivil toplum örgütleri ve meslek kuruluşlarını da katabilecek stratejiler geliştirerek ve Kıbrıslı Türk kitleleri arkasına alarak, geleceğe yürümelidir.

CTP-BG Parti Meclisi’nin yeni seçtiği MYK’nın işi kolay değil elbette, ama bu kritik dönemde ve dönemeçte, Parti onlara önemli bir misyon yükledi. Onlara düşen görev, sadece Parti’yi sırtlamak değil, politik sırtlanların örgütlü saldırısına uğrayan Kıbrıslı Türkleri de sırtlamaktır. Sinerjiyi sadece kendi aralarında ve partililerle kurmak değil, Kıbrıslı Türklerin tüm ilerici, devrimci, sosyalist ve demokrat kesimleri ile de kurmaktır.

Yeni MYK’nın bunları başarması için, CTP’yi sevenlere düşen görev de koro halinde “sırası mıydı?” diye sorgulamak veya hayıflanmak değil, bir sıra neferi gibi saf tutmaktır.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 911 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler