1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. General inkar etti
General inkar etti

General inkar etti

RMMO Eski Komutanı Konstantinos Bisbikas kendisi ile ilgli iddiaları reddetti

A+A-

 

 

RMMO Eski Komutanı Konstantinos Bisbikas, “Monchegorsk” gemisinden el konulan patlayıcıların Güney Kıbrıs’ta muhafaza edilmesine ilişkin kararın alındığı Başkanlık Sarayı’ndaki toplantının önceki gün Rum basınına sızan tutanağında, kendisine atfedilen ifadeleri kabul etmedi.
Politis ve diğer gazeteler, Bisbikas’ın önceki gün avukatı aracılığıyla Başsavcısı Petros Kliridis’e gönderdiği yazıda, söz konusu tutanak belgesinde söylediği belirtilen “patlayıcıların muhafaza edilmesi için uygun yerin bulunduğu” şeklindeki sözleri sarf ettiğini reddettiğini yazdılar.
Habere göre Bisbikas’ın avukatı yazısında, 6 Şubat 2009 tarihli belgenin varlığının çok sonradan ortaya çıktığını ve belgenin içeriğinin kuşku uyandırdığını belirterek, müvekkilinin söz konusu toplantıda konuşulanlar hakkında polise ve Meclis Savunma Komitesine verdiği ifadelerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

“GERÇEKLERİ YANSITMIYOR”

Gazete, başkanlık sarayındaki toplantıda yer alan ancak polise ve diğer ilgili kurumlara verdikleri ifadeleri söz konusu tutanakla çelişen başka kişilerin de olduğunu, bu durumunda tutanağın içeriğinin gerçekleri yansıtmadığı yönündeki şüpheleri güçlendirdiğini belirtti.
Sadece başkanlık sarayının bu tutanağına ilişkin değil diğer birçok tutanak ve belgenin doğruluğu hakkında genel bir kuşkunun yaygın olduğunu ifade eden gazete, hükümet kaynaklarının ise tutanak belgesinin doğru olduğunda ısrarcı olduklarını yazdı.
Gazeteye göre Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu’nun ise, Başkan Dimitris Hristofyas’ın geminin yükünün nerede muhafaza edildiğini elbette bildiğini söyledi.
Stefanu, “Hükümet ilk olarak yükü muhafaza edip edemeyeceğimizi sordu. (Uzmanlardan) Aldığı yanıttan sonra ise muhafaza edilmesini istedi. Yükün nerde ve nasıl muhafaza edileceği elbette Hristofyas’ın kararı değildi” dedi.

SİYASİ PARTİLER HRSTOFYAS’I ELEŞTİRMEYE DEVAM EDİYORLAR
Öte yandan Simerini ve diğer gazeteler, AKEL’in dışında tüm diğer siyasi partilerin patlama ve Hristofyas’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin sert eleştirilerini dün de sürdürdüklerini yazdılar.
Gazete, Hristofyas’ın Esad’la görüşmesinin tutanaklarının yayınlanmasının ardından dün DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis ve diğer siyasi parti yetkililerinin Hristofyas’a sert eleştirilerde bulunduklarını ve Hristofyas’ın istifasını istediklerini; Stefanu ve AKEL Sözcüsü’nün ise eleştirilere yanıt verdiklerini belirtti.
Gazete, Stefanu’nun önceki günkü açıklamasında, Hristofyas-Esad görüşmesine ilişkin belgenin varlığını kabul etmesine karşın Hristofyas aleyhine bir “siyasi manevradan” söz etmesinin yeni tepkilere yol açtığını yazdı.

“HER ŞEYİN BİR SINIRI VARDIR”

Habere göre Anastasiadis, Hristofyas-Esad görüşmesinin tutanağına bakıldığında, patlayıcıların Mari’deki askeri deniz üssünde tutulmalarının bilinçli alınmış bir karar olduğunun anlaşıldığını belirterek Hristofyas’ın sorumluluğunun açıkça ortada olduğunu vurguladı.
Anastasiadis, BM kararlarının uygulanmasının engellenmesinin de bizzat Hristofyas’ın kararı olduğunu belirterek “her şeyin bir sınırı vardır” uyarısında bulundu.
Anastasiadis’in bu açıklamalarına dün yanıt veren Stefanu ise, Anastasiadis’in ülkenin sorunlarının birlik ve bütünlük içerisinde nasıl göğüsleneceğiyle değil sadece başkan seçilmekle ilgilendiğinin bir kez daha kanıtlandığını söyledi. Stefanu ayrıca, Anastasiadis ve partisinin halk arasında ikilemlik yarattığını, kamuoyu önünde mahkeme oluşturarak demokrasiye zarar verdiğini ileri sürdü.
DİSİ Başkan Yardımcısı Averof Neofitu da dünkü açıklamasında, Hristofyas’ın bugüne kadar çoktan istifa etmiş olması gerektiğini belirtti. Stefanu’nun “siyasi manevra” sözlerini de değerlendiren Neofitu, “bir ülkenin devlet başkanının diğer bir ülkenin başkanına yalan söyleyip söylemediğinin sorulması gerektiğini” ifade etti.


 

 

 

Bu haber toplam 346 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler