1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. GENÇLERİ TÜRKİYE'YE ŞİKAYET ETTİ
GENÇLERİ TÜRKİYEYE ŞİKAYET ETTİ

GENÇLERİ TÜRKİYE'YE ŞİKAYET ETTİ

BU NASIL BAKAN? 2010 yılında dönemin Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıslı Türk gençleri, Türkiye’ye şikayet ediyor, Avrupa ve Amerika’da okumalarını kendileri için ‘sıkıntı’ olarak görüyor. KIBRISLI Gazetesi Nazım Çavuş

A+A-

 

BU NASIL BAKAN?

 

2010 yılında dönemin Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Kıbrıslı Türk gençleri, Türkiye’ye şikayet ediyor, Avrupa ve Amerika’da okumalarını kendileri için ‘sıkıntı’ olarak görüyor.

 

KIBRISLI Gazetesi Nazım Çavuşoğlu’nun Eğitim Bakanlığı yaptığı dönemde yazarak Türkiye’ye gönderdiği mektubu ifşa etti. Bakın, Çavuşoğlu yurt dışında öğrenim gören gençlerimiz için ne diyor:

 

·        “KKTC’ye dönen bu gençlerimiz, hem toplumsal sorunlara hem de Anavatanla olan ilişkilerimizi yorumlamada ciddi farklılıklar göstermektedir.”

 

·        “Ayrıca bu durumda olan gençlerimiz gelecekte bizlere sıkıntılar getirecek bir bakış açısına sahip olacaklarını şimdiden içinde yer aldıkları farklı eylemlerinden görmekteyiz”

 

·        “Bu gençlerimiz KKTC’ye , Anavatanda okuyanlara göre düşünceleri, bakışları ve değerlendirmeleri farklı birer insan olarak dönmektedirler”

 

 

İçişleri ve Yerel  Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun  Eğitim Bakanlığı yaptığı dönemde TC Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ya yazı göndererek yurt dışında Kıbrıslı Türk öğrencileri ihbar ederek kötülediği ortaya çıktı.

KIBRISLI gazetesi, Çavuşoğlu’nun Bakan Nimet Çubukçu’ya gönderdiği yazıyı ele geçirdi ve yayınladı.

Türkiye dışında  ve özellikle Avrupa’da öğrenim gören gençleri acımasızca eleştiren ve Türkiye’ye şikayet eden Bakan,  bu gençlerin farklı fikir ve kültürler edindiklerini ve gelecekte yurda döneceklerinde kendilerine sıkıntılar  yaratacağını belirtiyor.

Çavuşoğlu,  CGE  AL sonuçlarını elde eden öğrencilerin bu yüzden Türkiye tarafından kabul edilmesini istiyor çünkü gençliğin Avrupa’daki gidişatını beğenmiyor.

Çavuşoğlu yurtdışında okuyan gençleri neredeyse “Anavatan düşmanı” ilan ederek şöyle diyor: “KKTC’ye dönen bu gençlerimiz, hem toplumsal sorunlara hem de Anavatanla olan ilişkilerimizi yorumlamada ciddi farklılıklar göstermektedir.”

Çavuşoğlu bununla da yetinmiyor “Ayrıca bu durumda olan gençlerimiz gelecekte bizlere sıkıntılar getirecek bir bakış açısına sahip olacaklarını şimdiden içinde yer aldıkları farklı eylemlerinden görmekteyiz” diyor.

Çavışoğlu tarafından 14.10 2010 tarihinde yazılan yazıda gençlerin durumu için acil önlem alınması isteniyor.

Bilindiği gibi, TC Yükseköğretim Kurulu 25.05.2011 tarihli toplantısında bu şikayetleri göz önüne almış ve Güney Kıbrıs’ta elde edilen CGE AL sonuçlu öğrencilerin Türkiye’ye kabulünün uygun olmadığını bildirmişti.

Bakan Çavuşoğlu ise, KKTC Meclisinde konu ile ilgili muhalefet görüşlerine karşılık olarak “Bana belge getirin istifa ederim” demişti.

 

 


İŞTE O BELGE

 

“14.10.2010

Sayın Nimet Çubukçu

T.C Eğitim Bakanı

Ankara

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yüksek öğrenime giriş ve  yüksek öğrenime bakış açılarıyla ilgili olarak yaşanan meseleler hakkında sizlere bilgi sunmayı, Kıbrıs Türkünün Anavatan’la ilişkileri ve toplumumuzun geleceğine yapacağı etkileri bakımından tarihi bir görev addediyorum.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, KKTC vatandaşı lise mezunu öğrencilerimiz yüksek öğrenim yapmak amacıyla ülkemizde veya Anavatan’daki üniversiteler yanında, maddi olarak elverişli şartlar sunan yurt dışındaki, Avrupa veya Amerika’daki üniversitelere de her yıl artan bir sayıda gitmeyi tercih etmektedirler.

Ülkemizde ve Anavatandaki üniversitelere giriş ve kayıt esasları, ilgili mevzuatlarla düzenlenmesinden ötürü ancak bu şartlara haiz olanlar kayıt yaptırma hakkına sahip olabilmektedirler.

Bir kısım öğrencimizin, İngiliz veya Amerikan eğitim sistemi gereği olarak CGE AL sınavlarına hazırlanmak gayesiyle Kıbrıs Rum kesimindeki bazı okulları tercih etmeye başlamaları, bizleri bu konuda acilen gerekli tedbirleri alma cihetine sevk etmiştir. Bu ihtiyacı gidermek amacıyla benzer programları ülkemizdeki bazı okullarımızda derhal başlattık. Bu uygulamamız sonucunda, Rum kesimine giden öğrenci sayısında bir düşüşün başladığını müşahede ettiğimiz gibi bir ara sınıflarda okuyan ettiğimiz gibi ara sınıflarda okuyan bir kısım öğrencimizin benzer programların bazı okullarımızda başlaması üzerine geri dönmeye başladığını memnuniyetle görüyoruz.

Anavatanın en başarılı ve güzide eğitim kurumlarından birisi olan TED Kuzey Kıbrıs Kolejinin açılışı ise, Rum kesimindeki tanınmış okullardan birisi olan İngiliz Okuluna olan gidişi azaltacağını ve öğrencilerimizin KKTC’deki okullara yöneleceklerini, yeni açılmış olmasına rağmen TED Kuzey Kıbrıs Kolejine olan rağbetten görebiliyoruz.

Ancak tüm bu çabalarımız yurt dışında öğrencilerimizin İngiltere, Amerika veya diğer ülkelerde, yüksek öğrenime gitme teşebbüslerini durdurmaya yetmemektedir.

Yüksek öğrenimin Avrupa’daki ağır maddi bedelinden kurtulmak isteyen gençlerimiz, Avrupa Birliği üyesi olan sözde Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu almak zorunda kalmaktadırlar. Bu çocuklarımız, dört veya altı yıl süreyle yüksek öğrenim gördükleri ülkede kalmakta,  bu süre zarfında içinde yaşadıkları toplumun kültüründen, örfünden adetinden ve yaşantısından ciddi anlamda da etkilenmektedirler. Bu gençlerimiz KKTC’ye , Anavatanda okuyanlara göre düşünceleri, bakışları ve değerlendirmeleri farklı birer insan olarak dönmektedirler.

Gözlemlerimize göre KKTC’ye dönen bu gençlerimiz, hem toplumsal sorunlara hem de Anavatanla olan ilişkilerimizi yorumlamada ciddi farklılıklar göstermektedirler. Ayrıca bu durumda olan gençlerimizin gelecekte bizlere sıkıntılar meydana getirecek bir bakış açısına sahip olacaklarını şimdiden içinde yer aldıkları farklı eylemlerinden görmekteyiz. Oysa Anavatan Türkiye’de yüksek öğrenim gören ve oradaki kültürle yoğrulan gençlerimiz, öğrenimleri esnasında arkadaşlarıyla oluşturdukları yakın dostluk ve  kardeşlik bağlarıyla, KKTC’ye döndükleri zaman bile temaslarını uzun yıllar boyunca kesintisiz sürdürmekte, Anavatanla olan kardeşlik bağlarının  güçlenmesine vesile olmaktadırlar. Üniversite yıllarında oluşan dostluklar, karşılıklı bakış açılarının oluşmasında ve birbirlerini anlamada birçok konuya temel teşkil etmektedir. Bu gençlerimiz, Kıbrıs Türkünün büyük Türk Ulusunun kopmaz ve sarsılmaz bir parçası olduğu şuurunu her zaman taşımaktan büyük şeref duymaktadır.

T.C Milli Eğitim Bakanlığının başlattığı Gönül Köprüsü Projesine, KKTC’deki okullarımızın da katılımına imkanın sağlanması son derece sevindirici olmuştur. Proje kapsamında Anavatana giden öğrencilerimizin Çanakkale ve GAP ziyaretleri çok etkileyici olmuştur. Bu projenin bakanlığımız ve TC Lefkoşa Büyükelçiliği ile birlikte sürdürülmesi , gençlerimizin Anavatanı yakından tanıması, sevmesi, yeni arkadaşlıklar kurması, paylaşma, yardımlaşma, birlik ve beraberlik duygularını güçlendirmede kalıcı gönül köprülerinin kurulmasını sağlayacağına inanıyoruz.

KKTC Milli Eğitim Yasamız, Kıbrıs Türk Toplumunun bireylerinin nasıl yetiştirilmesi gerektiğini kısaca şu şekilde ifade etmektedir.

“Kıbrıs Türk Toplumunun var olma mücadelesinin özünde yatan gerçekleri bilen, mücadele tarihinin bilincine varan ve bu mücadeleye inançla bağlanan, manevi ve kültürel değerlerini koruyan ve geliştiren, yurdunu ve toplumunu seven, Anayurdu Türkiye’ye, Türk ulunsa, öz yurduna, toplumuna ve ailesine güçlü bağlarla bağlı, yurduna, toplumuna, laik devletine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bu bilinç ve nitelikleri sürekli davranışa dönüştürebilen, barışçı ancak haklarını korumasını bilen yurttaşlar olarak yetiştirmek.”

Gençlerimizin üçüncü ülkelerdeki yüksek öğrenime yönelmelerini azaltmak, Anavatana yönlendirmek için, KKTC’de ve KKTC uyruklu olup liseden mezun olan gençlerimizin yurt dışında yüksek öğrenim görmek için başardıkları uluslar arası sınavların (CGE AL, SALT 1 gibi) Anavatan Türkiye’mizde üniversitelere kayıt olmada, diğer üçüncü ülkelerden mezun öğrencilere tanındığı  gibi, KKTC uyruklu lise mezunu öğrencilere de tanınmasının çok yararlı olacağı değerlendirilmektedir.

Bugün itibarıyla Anavatanda kırkın üzerinde üniversite, İngiliz veya Amerikan Eğitim sistemi gereği üniversitelere kabul şartı olan 2 veya 3 CGE Advance Level (CGE AL) sınavında başarılı olan veya SAT 1 sınavında 1100 toplam puan alan üçüncü ülke mensubu öğrencilerin üniversitelere başvuruları kabul edilirken, Yüksek öğretim Kurulunun konu ile ilgili aldığı karar uyarınca Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar Kılavuzunda KKTC  uyruklu olup lise öğreniminin tamamını KKTC tamamlayanların başvuruları kabul edilmemektedir.

İlgili mevzuatta bu konuda yapılacak düzenlemeyle, üçüncü ülke mezunu öğrencilere sağlanan bu hakların aynı şekilde KKTC uyruklu olup lise öğreniminin tamamını KKTC tamamlayıp lise mezunu olan ve gerekli şartları taşıyan öğrencilerimize de sağlanmasının, birçok gencimizin yurt dışında, üçüncü ülkelere olan gidişlerini azaltacağını ve gençlerimizin Türkiye’ye yönelmelerini artıracağını düşünmekteyiz.

Bu imkanın sağlanması ayrıca sözde Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportuna sahip olma ve bununla yüksek öğrenim görme ihtiyacını da azaltacağını da şimdiden söyleyebiliriz. Bu yönde alınacak olan kararın uzun vadede Anavatan-Yavruvatan birlikteliğini daha da güçlendireceği inancındayız.

Konunun çözüme kavuşturulması hususunda katkılarınızı bekler, en derin saygılarımı sunarım.

Nazım Çavuşoğlu (Bakan)”

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2743 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler