1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Gençler yeniden göç yollarında...
Gençler yeniden göç yollarında...

Gençler yeniden göç yollarında...

Referandum sürecinde ne kadar da umutlanmıştık. Çözüm ve Avrupa Birliği çok yakınımızdaydı. Elimizi uzatsak tutacaktık. Uzattık da. Ama tutamadık. Rum tarafından çıkan hayır bizim için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Referandum sürecinde en ön saflard

A+A-

    

 

 Referandum sürecinde ne kadar da umutlanmıştık.  Çözüm ve Avrupa Birliği çok yakınımızdaydı.

Elimizi uzatsak tutacaktık. Uzattık da. Ama tutamadık. Rum tarafından çıkan hayır bizim için büyük bir hayal kırıklığı oldu.

Referandum sürecinde en ön saflarda gençler vardı. Üniversiteli, liseli, hatta ortaokullu gençler hep en öndeydi.

Referandumun simgesi haline gelen “Yes be annem” sloganı bu gençlerin yaratıcılığıydı.

Sonuçta en çok yıkılan da onlar oldu.

İşte bu gençler okullarını bitirdi. Üniversite’de olanlar çoktan mezun oldu, master, doktora yaptı. Lisede olanlar Amerika, İngiltere, Almanya ve Türkiye başta olmak üzere en iyi üniversitelere gittiler. Master, doktora yaptılar ve şimdilerde geri döndüler.

Ama döndükleri zaman bu ülkede her şeyin kötüye gittiğini, iş olanaklarının çok daraldığını, yeni iş kurmanın neredeyse imkansız olduğunu görerek yüzlerini başka memleketlere çevirdiler.

Geleceklerini bu ülkede sağlayamayacaklarını anlayarak okudukları, ya da bir biçimde iş bulabildikleri ülkelere göç etmek için yol, yordam aramaya başladılar.

Yalnızca onlar mı?

Yurt dışında yaşarken bırakıp gelen ve burada kendisinin ve ailesinin geleceğini kurmaya çalışan, 2002- 2009 arasında da bunu başaran insanlarımız da şimdilerde yeniden geri dönüş planları yapmaya başladılar.

İngiltere’ye, Avustralya’ya hızla geri dönüyorlar. Bırakın kendileri dönüyor, yanlarında akrabalarını, arkadaşlarını ve çevrelerini de taşımaya başladılar.

Kıbrıs Türkü Kıbrıs’ı terk ediyor.

Bu kabul edilebilecek bir şey değil. Ama realite budur. Kıbrıs Türkü başkaları onun ekmeğini elinden aldığı, ya da küçülen ekmeği her geçen gün daha da artan nüfusa böldüğümüz için kendi ülkesini terk ediyor.

Ülkeyi yönetenler bundan rahatsız olur mu?

Bence olmazlar. Çünkü onlar için “Giden Türk, Gelen Türk” mentalitesi geçerlidir.

Kıbrıslı Türkler, özellikle gençler ve özellikle de “çözüm ve AB” mücadelesine aktif katılan, barış yanlısı gençler bu ülkeyi terk ediyor diye hiç ama hiç üzülmezler.

Ama çocukları göç eden insanlar yine evlat hasreti ile yanıp tutuşuyor. Üstelik evlat hasreti çekmeye aday sırada daha bir yığın ana-baba var.

***

Çözüm vizyonunun ülkemize ve özellikle bölgemize neler kazandırdığını gördük, yaşadık.

O dönemde ekonomi her bakımdan gelişti. Ülkemiz göç veren değil, göç alan bir ülke haline geldi.

Geçmişte yurt dışına göçen insanlarımız geri dönüşlere başladı. En yoğun geri dönüşler bu dönemde yaşandı. Yüzlerce aile geri döndü, ev aldı, iş kurdu, yerleşti.

Şimdi yeniden göç yolları başladı.

Gelenler dönüyor. Henüz gelemeyenler, artık gelme planlarını ileri bir tarihe erteledi.

En önemlisi de toplumun dinamik güçleri, en iyi okullarda eğitim almış gençlerimiz göç yollarına düşüyor.

Gençler sosyal medyada artık göç planlarını paylaşıyorlar, ya da göç edenlerden yardım dileniyorlar.

Acı ama gerçek.

Bu ülke hızla yaşanamayacak hale doğru ilerliyor. Ülkeyi yönettiğini zannedenler ise parti kurultaylarından başka bir şey düşünmezler. Kim kime madik atacak, kim kimi kafesleyecek, kim hangi delegeyi satın alacak. Hepsinin ortak derdi bu.

Gençlerin geleceğini, ülkenin yarınlarını düşünen yok.

UBP zihniyetinin 3 yılda ülkeyi getirdiği yer burası. Zaten UBP’den de bundan başka bir şey beklenmezdi.

Çözüm vizyonu olmayan bir iktidarın ülkeye ve ülke insanına verebileceği hiçbir şey yoktur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 750 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler