1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Gençler Birliği Genel Kurulu
Gençler Birliği Genel Kurulu

Gençler Birliği Genel Kurulu

Cumartesi günü babamın ve ailemin birçok büyüğünün yıllarca futbol oynadığı, hizmet verdiği Larnaka Gençler Birliği Spor Kulübü’nün olağan genel kurulunu izledim. Gerçekten üzücü görüntüler vardı. Üstelik ilk kez üniformalı ve sivil polis arkadaşlar

A+A-

 

Cumartesi günü babamın ve ailemin birçok büyüğünün yıllarca futbol oynadığı, hizmet verdiği Larnaka Gençler Birliği Spor Kulübü’nün olağan genel kurulunu izledim. Gerçekten üzücü görüntüler vardı. Üstelik ilk kez üniformalı ve sivil polis arkadaşların da bulunduğu ve olaylara müdahale etmek zorunda kaldıkları bir genel kurulu ilk kez izledim. Bununla ilgili yorumumu yazımın son bölümünde yapacağım ancak gelişmelerle ilgili yaptığım gözlemlerin sonucu belirtmek istediğim konular vardır.

Başkanlık için iki aday yarışacaktı. Birol Şoför ve Mustafa Beyazi. Tüzükle ilgili sıkıntıların olduğunu genel kurul ilerledikçe fark ettim. Ancak bana göre esas problem genel kurul programındaydı. Genel olarak tüzüklere göre, genel kurullarda aday tespiti diye bir madde bulunmaz. Böyle bir madde eğer uygulanacaksa başkanlık seçimi maddesine gelindiğinde uygulanır. Ancak Divan Başkanı’nın nedenini de anlayamadığım biraz sert bir konuşma tarzıyla birlikte aday tespiti sırasında Mustafa Beyazi’nin aday olamayacağını açıklaması üzerine gerilim artmaya başladı. Mustafa Beyazi aday olabileceğini çünkü aidatını yıllık olarak 2011 haziran ayında yatırdığını belirtti. Yani en son ödeme yaklaşık bir ay önce oluyor. Divan Başkanı konuşması sırasında tüzüğe göre hareket ettiğini ve tüzükte 3 ay ödenmemesi durumunda üyeliğin düşmesi gerektiğini belirtti. Bu ödemeyi kabul etseler dahi üyeliğin yine düşmüş olduğunu belirtti. Burada yapılan hata, geçen sürenin üç ay değil bir ay olduğunun tespit edilememesidir. Ancak esas gerginlik ödenen paranın bağış mı yoksa aidat mı olduğunun tespit edilmesi sırasında yaşandı. Aidatlarla ilgili sorumlu yönetim kurulu üyesi Mehmet Züğürt söz konusu makbuzun fotokopisini divana ibraz etti. Burada yazılanın “bağış” olmasına bu kez de Mustafa Beyazi’den itiraz geldi. Beyazi, bu parayı bağış olarak değil, aidat olarak verdiğini iddia ederek itirazlarını sürdürdü. Aslında bu noktaya kadar karşılıklı konuşmalara rağmen oldukça pozitif bir hava vardı. Arada yapılan konuşmalar tamamen bir formül bulunmasına ve daha fazla gerginlik yaşanmadan, kulübün birlik ve beraberliği, geleceği ve menfaatleri için gereken doğru işlerin yapılmasına yönelikti. Adının Hüseyin olduğunu öğrendiğim genç bir üyenin yaptığı konuşma da bu yöndeydi ve takdir edildi. Eski başkanlardan Ali Kılınç, Mustafa Beyazi ve Birol Şoför’ün adaylıktan çekilmesini ve yeni aday olarak eski yöneticilerden Mustafa Gülcan’ın adaylığının kabul edilmesini önerdi. Aslında Mustafa Gülcan ismi düşünüldüğünde son derece olumlu bir yaklaşımdı bu. Mustafa Gülcan, efendiliğiyle, düzgün karakteriyle ve çalışkanlığıyla bilinen bir isim. Hatta takdir edilen bir kimse. Ancak Mustafa Beyazi’nin yarışmakta ısrar etmesi, ki bunun doğal olduğunu düşünüyorum, üzerine hiç tasvip etmediğimiz üzücü olaylar yaşandı.

Başkan Meftun Orkun’un aday tespit maddesinin geçilmesini istemesi ve faaliyet raporunu okumaya başlaması üzerine gergin anlar başladı. Mustafa Beyazi kendisine karşı bir engelleme hareketi olarak algıladığı bu durum karşısında oldukça sert bir üslupla başkanın üzerine yürüdü. Bu noktada şunu söylemeliyim ki eğer ortada bir yanlışlık varsa genel kurul tamamlanır, sonrasında devletin resmi kurumlarına itirazlar yapılır. Sonuçta kulüplerle ilgili bir yasa mevcuttur. Ancak aşırı tepkiyle salonun ortasına gelip yüksek sesle tepki göstermek, bu kulübün başkan adayı olan birisine uygun bir davranış değildir. Kendisine göre haklı olabilir. Ama bu aşırı tepkisinde onu haklı çıkarmaz diye düşünüyorum. Aynı anda, babasına karşı yapılan bu engelleme girişimi karşısında aşırı tepki veren oğlu futbolcu Yusuf Beyazi’nin yaptığı davranış da son derece yanlıştı. Geçen sezon formasını giydiği Mormenekşe’de izlediğim ve gösterdiği performanstan dolayı hep takdir ettiğim Yusuf’un,  belki kendisine göre haklı bir sebepten dolayı, gösterdiği aşırı tepki yakışıksız bir davranıştı. Sonuçta sporculuğunu hep hatırlaması ve unutmaması gerekir. Ancak bu noktada şu eleştiriyi de getirmek gerek. Mustafa Beyazi bu kulüpte başkanlık yapmış birisidir. Bazı üyelerin dile getirdiği gibi doğal üye kabul edilebilir. Ancak tüzük bu konuda ne diyor bilmiyorum. Ayrıca genel kurul sırasında tüzükle ilgili tartışmalarda şu nokta ilgi çekiciydi. Tüzük mü üstün, yoksa genel kurul mu? Bu konuda yeni başkan Mustafa Gülcan’a çok ama çok büyük bir görev düşmektedir. Birleştirici yönünü bildiğimiz ve takdir ettiğimiz bir insan olan Mustafa Gülcan’ın bir an önce tüzükle ilgili günümüze uygun yapıcı bir değişikliğe gitmesi ve bu tatsızlığın daha fazla sürmemesi için İskele’deki tüm kesimlere eşit mesafede davranarak başta Mustafa Beyazi olmak üzere herkesin camiadaki yerini alması için çalışmalara başlaması gerekmektedir. Genel kurul sırasında pek yakışık olmayan biraz sert bir üslupla ancak bana göre haklı bir sebepten dolayı tepkisini gösteren takım kaptanlarından Ahmet Orun da eleştirilerinde haklıydı. Camia takımdan ve kulüpten kopma noktasındadır. Maçlara gelen taraftar sayısı her geçen yıl azalmaktadır. Bunun için bundan sonrasında yapıcı ve birleştirici olunmalıdır. Ben, genel kurulda birçok üyenin yapıcı ve birleştirici yönünü gördüm. Bunun devamı, hem bölgesel hem de tarihi açıdan önemli kulüplerden birisi olan Gençler Birliği’nin geleceğine katkı sağlayacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 760 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler