1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Geçmişten günümüze dek gelen tatlar…
Geçmişten günümüze dek gelen tatlar…

Geçmişten günümüze dek gelen tatlar…

"Geçmiş yıllarda da üniversite okumak çok kolaydı. Ben de o burslardan ve kolaylıklardan yararlanıp, pastacılık bölümünde iki yıl eğitim aldım. Adaya geri dönüp baba mesleğine daha da bilinçli ve eğitim almış olarak giriş yaptım.

A+A-

Fehime Alasya

40 yıldır gıda sektöründe faaliyet gösteren Arkadaş Pastanesi, geçmişten günümüze başarıyla gelmenin haklı gururunu yaşıyor. Küçük ve bölünmüş bir ülkede ulaşım olarak, her sektördeki gibi zorluklar yaşandığına dikkat çeken Arkadaş Pastanesi Direktörü Salih Özler, işletmesinin kapılarını ADRES okuyucularına açtı.

Kıbrıs’ın geçmişinden günümüze dek birçok damak tadını yaşatan Arkadaş Pastanesi, giderek zorlaşan şartlarda 40 yıldır mücadele veriyor.

Üretimdeki zorlukları dile getiren Salih Özler, özellikle gıda sektöründe yaşanan sıkıntılara değindi.

KAYIK PASTA, SÜTLÜ BÖREK, ŞAMMALİ, BOMBACIK, KOK…

Baba mesleğini devam ettiren Özler, geçmiş yılları ADRES okuyucuları ile yâd ediyor; "Geçmiş yıllarda da üniversite okumak çok kolaydı. Ben de o burslardan ve kolaylıklardan yararlanıp, pastacılık bölümünde iki yıl eğitim aldım. Adaya geri dönüp baba mesleğine daha da bilinçli ve eğitim almış olarak giriş yaptım. Babamı o yıllarda kaybedince bu işe kendim dört elle sarıldım. O zamanlar üç dört tane pastane vardı. O yıllarda Kıbrıs’ın meşhur tatlısı, kayık pasta, sütlü börek, şammali, bombacık, kok gibi tatlılar vardı. Biz bu tatlıları günümüze dek getirdik, yaşadığım sürece götüreceğim” diyor.

a1-005.jpg

“BU KADAR YATIRIM YAPTIĞIM İÇİN PİŞMANIM”

Geçmişten günümüze dek gelen tatların yanı sıra bünyesine kattığı yeni çeşitler ve farklı yatırımlarla gün be gün gelişip büyüyen Arkadaş Pastanesi, ekonomik sıkıntılar ve üretimdeki zorluklar nedeniyle yakın geçmişte gerçekleştirdiği büyük girişimler için de adeta pişman… Sektöre en büyük sekteyi vuranın evde yapılan kaçak tatlı ve pastalar olduğuna işaret eden Özler, konuyu şöyle değerlendirdi;

“Çeşitleri de giderek arttırdık. Maalesef, büyük yatırımlar yaptık fakat sektörümüze sekte vuruldu. Evde pasta yapıp işin ticarete dökülmesi bize çok büyük bir sekte vurdu. Özellikle yaz sezonu, düğünde ağırlanan pastişler dahi evde yapılıp paketleniyor. Bunlar bizi çok ciddi etkiledi. Ayakta kalamıyoruz, ancak da bankadaki kredilerin faizlerini kapatıyoruz. Bu durum sektöre çok etki etti. Bu kadar yatırım yaptığım için pişmanım. Destek, teşvik de yok... İki kızım var, biri eşiyle burada çalışıyor. Diğeri emlak sektöründe… Çocuklarım devlet işinde değil, üretim alanında. Bu ülkede üretim olmadığı sürece durum iyiye gitmeyecek” dedi.

a2-003.jpg

“MARKETLER, YAKINDA KUAFÖR DÜKKÂNI AÇIP GELİN BAŞI DA YAPARLAR...”

Geçmişte küçük esnafı kalkındırmak için yapılan bazı uygulamaları anımsatan Özler, farklı konulara parmak basarak, sıkıntıların nedenlerine değindi:

“Önceden tüm büyük marketler hafta içi bir gün ve pazar günleri de kapalı olacaktı. Bu uygulama ile küçük esnafı, kasabı, manavı, kuruyemişçi ve pastaneleri de destekliyorlardı. Bir markette pastadan çiçekten kasaba kadar her şey var, marketler, yakında kuaför dükkânı açıp gelin başı da yaparlar... Küçük üreticiler ayakta kalıp işini idame ettiremiyor. Dükkânını kapatıp çocuğunu devlet kapısına gönderiyorlar”

“NEDEN BENİM AĞIZ TADIMI BİLEN KİŞİLERLE ÇALIŞMAYIM Kİ?”

Ülkede ara eleman eksikliğine de değinen Özler, okullarda son dönemde yaygınlaşan gurme bölümlerinin sevindirici olduğunu belirtti.

Özler şöyle devam etti; “Pakistan’dan, Türkmenistan’dan işçi getirmeye çalışıyoruz, oysa yerli halkımıza öncülük vermek istiyoruz. Devlet gereken kontenjanı bilmeli ve çocuklarımızı bu alanlara yönlendirmeli. Kalkınmaları için teşvik etmeli, burs vererek, ihtiyaçlı bölümlere teşvik etsin. Ülkede ara eleman yok. Yurt dışından işçi getirip evini, yatağını verene kadar, neden benim ağız tadımı bilen kişilerle çalışmayım ki? 40 yıldır bunları anlatıyoruz…  

“BU ÜLKEYE HAZIR KAZANDİBİ TATLI GELİYOR”

“Bu sıkıntılar yüzeysel, anlata anlata bitiremeyiz” diyen Özler, ithal gıdalar konusundaki yasalarda iyileştirme yapılması gerektiğine değindi. Özler, “Üretim başlı başına adamızda sıkıntılı… Çok ciddi sıkıntılarımız var. Ham maddelerimizi ithal ederken güneye ve kuzeye göre çok ciddi maliyet farklılıklarımız ortaya çıkıyor. Kuzeyde olan çeşitler inanın güneyde yoktur. Orada maliyet çok ucuzdur, girdileri daha ucuzdur, paraları Euro olduğu için değer kaybetmiyorlar. Türkiye deseniz orada çok ciddi teşvikler var. Biz burada bir kredi almak için başvursak her yerden temiz belgesi istiyorlar, bizde parası olana ucuz kredi veriyorlar. İhtiyacı olan zaten borçludur, borçsuz adam neden krediye başvursun ki!

Ülkede dondurma ithalatı serbest, her yerden dondurma geliyor.

Bu ülkeye hazır kazandibi tatlı geliyor. Bunlar akıl almaz şeyler. Un ithalatına izin verilmiyor ama hazır baklava, pasta geliyor. Üreticiye daha kaliteli ürün çıkarması için kaliteli un ithalatına izin verilmiyor. Ülkeye ithal lavaş ve baklava getiriyorlar ama bunları yapmak için ithal un getirmemize izin verilmiyor. Yıllarca bunu dile getirdik ama düzeltilmedi, bunu düzeltemeyen bir hükümet neler yapabilir ki?” şeklinde konuştu.

Bu haber toplam 1876 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 316 Sayısı

Adres Kıbrıs 316 Sayısı

Önceki ve Sonraki Haberler