1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. GEÇMİŞTEN BUGÜNE LEFKOŞA BAYRAMLARI
GEÇMİŞTEN BUGÜNE LEFKOŞA BAYRAMLARI

GEÇMİŞTEN BUGÜNE LEFKOŞA BAYRAMLARI

Çocukların anılarını süsleyen Ramazan ile Kurban bayramlarında Kıbrıs’ın büyük kentlerinde bayram yerleri kurulurken, en çok ilgi çeken bayram yerinin Lefkoşa’da kurulan olduğu güngörmüş yaşlılarımız tarafından telâfuz edilmektedir

A+A-

 

 

Tuncer Bağışkan

 

Çocukların anılarını süsleyen Ramazan ile Kurban bayramlarında Kıbrıs’ın büyük kentlerinde bayram yerleri kurulurken, en çok ilgi çeken bayram yerinin Lefkoşa’da kurulan olduğu güngörmüş yaşlılarımız tarafından telâfuz edilmektedir. Dini mahiyet taşıyan ve ‘Remezan’ (Ramazan) adıyla da bilinen ‘Şeker Bayramı’ 3 gün sürerken, bu bayramdan 2 ay 10 gün sonra gelen ve ‘Hacılar Bayramı’ adıyla da bilinen ‘Kurban Bayramı’ ise 4 gün sürmektedir.

Yakın geçmişimizdeki bayram kutlamaları Arife günü gerçekleştirilen top atışlarıyla başlardı. O günde evler kökten temizlenir, mezarlıklar ziyaret edilir, çocuklara giyim kuşam satın alınır ve bayram günleri gelen misafirlere ikram edilmek üzere genellikle tel kadeyifi veya ekmek kadeyifi yapılırdı. Arife gecesi ise ‘Arife Suyu’ olarak bilinen suyla yıkanmak adettendi. Bayramın birinci gününün sabahı camiye gidilip bayram namazı kılınır, sonra da (eğer Arife günü mezarlık ziyaretinde bulunulmamışsa) mezarlık ziyareti gerçekleştirilirdi. Mezarlık sonrasında ise bayram ziyaretleri başlardı. Genellikle küçüklerin büyükleri ziyaret edip ellerini öpmeleri, büyüklerin ise onlara “bayramlık” vermeleri adettendi.  Saat 6’dan sonra bayramlık elbiselerini giyen çocuklar aileleriyle birlikte bayram yerine giderlerdi.

 

KONAK (SARAYÖNÜ) MEYDANINDAKİ BAYRAM YERİ

Lefkoşa’nın ilk bayram yerinin Sarayönü (Konak) Meydanı’nda kurulduğu biliniyor olmasına karşın, kesin kuruluş tarihi şimdilik bilinmemektedir. 1873 yılında Kıbrıs’ı ziyaret eden Archduke Louis Salvator, Cuma günleri Konak meydanında hayvan pazarı kurduğunu yazmış olmasına karşın, burada bayram yeri kurulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi vermediğinden, o sıralarda meydanda bayram yeri kurulmadığı izlenimi edinilmektedir. Ancak yine de Neriman Cahit hocanımın emekli öğretmenlerimizden Hasan Saffet Hocalar ile gerçekleştirip Ortam gazetesinin 7.4.1993 tarihli sayısında yayımlanan söyleşisinde, 1843-1910 yılları arasında yaşamış olan Tüccarbaşızade Hacı Derviş Paşa ile ilgili olarak verilen bilgiler, 1910 yılından önce Sarayönü Meydanında bayram yeri kurulduğuna işaret etmektedir. Konuya ilişkin olarak Hasan Saffet Hocalar’ın verdiği bilgiler ise şöyle: “Bayramlar Sarayönünde olurdu. Kadınlar balkonda durur bayramı seyrederdi. Hovardalar yolda bir aşağı bir yukarı gider gelir, kadınlara caka satardı. Kurban Bayramı’nın 4. gününe ‘Derviş Paşa Bayramı’ denirdi. Çünkü bayramın 4. günü Derviş Paşa fakir fukara çocuklarına sünnet yaptırırdı.”

Gerek 1920 doğumlu olan rahmetlik kayın validem Ayalı Elmaziye Esat’ın, gerekse 1924 doğumlu olan rahmetlik babam Hüseyin Nevzat Hasan’ın Lefkoşa’da hatırladıkları en eski bayram yeri Sarayönü Meydanı’nda kurulandı. Gerçekten de o günlerden günümüze gelen Sarayönü’ndeki bayram yerini yansıtan fotoğraflar, onların hatırladıklarını doğrular niteliktedir. Konak meydanına bayram yeri kurulduğuna ilişkin eski bir fotoğrafta, 1925 yılında inşa edilen merkez postanesinin yanında bulunan ve “Cable & Wireless” adıyla bilinen Telgrafhane binasının halen inşa edilmemiş olması, meydanın o sıralarda veya daha sonraki yıllarda bile bayram yeri olarak kullanılmaya devam ettiğine işaret sayılmaktadır. 1935 yılında Sir Harry Luke’nin kaleme aldığı “More Moves on an Eastern Chequerboard” adlı kitabında, o sıralarda Konak adıyla bilinen Sarayönü Meydanı’ndaki bayram yeri hakkında bazı bilgiler vermektedir. Bu bilgilerden, Lefkoşa’daki konak meydanına salıncaklar ile dönme dolaplar kurulurken, et ile şerbet satıcılarının da satış yerlerini meydana kurdukları ve çocuklar salıncaklarda sallanırlarken babaları ile büyük kardeşlerinin meydanın bir köşesindeki kahvehaneye oturup onları izledikleri öğrenilmektedir. 

Ayalı olan kayınvalidem Elmaziye İbrahim Esat çocuk iken, Lefkoşa’da kurulan bayram yerine getirilirdi. Genellikle Bayram günleri öksüz çocuklar köydeki evlerinde kalırlarken, diğerleri ise eşeklerle (daha sonraki yıllarda ise obüslerle) Lefkoşa’ya gelip tanıdıklarının evlerinde belli bir süre misafir olarak kalırlardı. Kayınvalidemin anlattığına göre 1930’lu yıllarda Polis Bandosu bayramın ilk sabahı Ayasofya Camisi’nin önünde toplanırdı. Camide kılınan bayram namazı bittikten sonra bando orada bir gösteri yapar, sonra da önde bando, arkada ise halk olmak üzere bayram yerine giderlerdi. Polis Bandosu orada da bir gösteri sunardı. Bayram yerinde yemişçiler ve salıncakçılar bulunurdu. Yemişçiler fıstık, fındık, küspe, pastelli, sucuk, köfter ve diğer yemişler satarlarken, meydanda köfteciler, börekçiler, şamişiciler, mahallebiciler ve şerbetçiler de yerlerini alırlardı. Galifçi Hüseyin’in orada küsbe sattığı halen anımsanmaktadır. O dönemlerde çocuklar babaları tarafından bayram yerine götürülürlerdi. Erkekler ile çocuklar bayram yerini gezerlerken, kadınlar ile genç kızlar ise genellikle gerideki mahkeme binalarının önünde bulunan avluya ve/veya duvarın önüne konan sandalyelere oturup eşleri, kardeşleri ve çocuklarının gelmesini beklerlerdi. O zamanın çocuklarının bindikleri oyuncaklar arasında dönme dolaplar, ‘gopcalar’ (sallanan küçük gemiler) ve cıncıraklar (dönen atcıklar) vardı.

 

GİRNE KAPISI’NDAKİ İSMET İNÖNÜ MEYDANI BAYRAM YERİ

Önceleri Sarayönü Meydanı’na kurulan bayram yeri 1940’lı yılların ilk yarısından itibaren Girne Kapısı’nın güneydoğu bitişiğindeki İsmet İnönü Meydanı’na kurulmaya başladığı bilgileri edinilmektedir. Nitekim Ford garajının 1947 (veya 1949) yılında Mevlevi Tekke bahçesine inşa edilmeden önce meydanın bayram yeri olarak kullanıldığını yansıtan fotoğraflar günümüze kadar gelmiştir.

Bu nedenle 1940’lı yılların ikinci yarısında doğan bizim nesil çocuklarının ilk bayram yeri, İsmet İnönü Meydanında kurulandı. Gobcalar, Cıncıraklar (atcıklar) ve dönme dolaplar ilkin meydanın ortasına kuruluyor olmasına karşın, ilerleyen yıllarda kesme taşlarla örülmüş olan hisarın iç duvarının önüne kurulmaya başlandığını anımsıyorum. Gerek İsmet İnönü meydanına, gerekse daha sonraları ‘İpçiler Hisarı’ olarak da bilinen Musalla (Barbaro) burcundaki bayram yerindeki oyuncaklar Cıncırakcı Ahmet Efendi’ye aitti. Kıbrıs Türk Radyosu Müdürü Mağusalı Suphi Riza’nın abisi olan bu şahısın evi Girne Kapısı’ndaki Lozan Otobüs şirketinin hemen yanındaydı. Evinin bahçesine depoladığı oyuncaklar, yanında çalıştırdığı İstilli usta tarafından bayram yerlerine kurulurdu. İstilli usta ayrıca, gabcalara (küçük gemilere) binenlerin sallanabilmeleri için gobcaları sırayla iterdi. Eğer çok hızlı sallanan olursa, yan taraftaki künkten yapılmış uzun fren kolunu çekmek suretiyle geminin altındaki lastik kaplamanın, fren kolunun kaldırdığı kalasın üzerinde bulunan araba lastiğine sürtünmesiyle yavaşlardı. İki lastiğin birbirine sürtünmesiyle yanan lastiklerden siyah bir duman çıkar, çocuklar da “Yakma bizi İstilli” diye feryat etmeye başlarlardı.

Bayram günlerinin bir diğer özelliği ise, ailelerin toplu halde Uzunyol’un sonundaki Regina sokağında faaliyet gösteren Ermeni fotoğrafçıya gidip aile fotoğrafı çektirmeleriydi. Çekilen fotoğraf ise önemli bir anı olarak evlerinin duvarları ile albümlerini süslerdi…

 

İPÇİLER HİSARI (MUSALLA BURCU) BAYRAM YERİ

1955-1957 yılları arasında Evkaf İdaresi, Lefkoşa Belediyesi ve İngiliz Sömürge Yönetimi yetkililerinin gerçekleştirdikleri bir dizi toplantılar sonucu, İsmet İnönü Meydanında kurulan bayram yerinin “İpçiler Hisarı” olarak da bilinen Musalla (Barbaro) Burcuna taşınması kararı alınır. Evkaf arşivindeki 339 numaralı klasörün 7008 gömlek numarasını taşıyan 1955 tarihli dosyadaki 26 adet belgeden, bayram yerinin kuruluş aşamaları ile daha sonrası gelişmeleri rahatlıkla izlenebilmektedir. Hata bu belgelerde bayram yerinin planları yer alırken, bayram yerinin sahiplenilmesi konusunda Vakıflar İdaresi ile Lefkoşa Belediyesi arasındaki çekişmeler de dikkat çekicidir. Bayram yerinin Musalla Burcu’na kurulmasıyla ilgili toplantılardan biri, 13.1.1955 tarihinde, Doktor Gigi lakabıyla bilinen zamanın Lefkoşa Belediye Reisi Themistoklis Dervis başkanlığında gerçekleşmişti. Bu toplantıya Belediye Reis vekili G. Pulias ile Rum azalardan M. Kakullis, Chr. Papaellinas, N. Themistokleus, Chr. Kalogiros ve A. Arauzos katılırken, Türk azalardan Tahsin Gözmen ile Ümit Süleyman da katılmışlardır. Bu toplantıda alınan karar; Musalla Burcu’nun halkın eğlence yerine, yani bayram yerine, dönüştürülmesi için yaklaşık olarak 3500 Kıbrıs Lirası gerektiği ve Evkaf İdaresi’nin bu miktarın yarısını ödeme güvencesi vermesi halinde bayram yerinin Musalla burcuna kurulması çalışmalarına başlanacağı doğrultusundadır. Burçların tamamının eski eser kapsamına girdiği düşüncesiyle bu yer 1.3.1956 tarihli bir sözleşmeyle 99 yıllığına (yani 1.1.1955 – 31.12.2055 tarihleri arasında) Evkaf İdaresine seneliği bir Kıbrıs Lirasından kiralanmıştır. Kiralanan arazi yaklaşık 8 dönüm, 3 evlek ve 1100 ayak kare ebadındaydı. Böylece Bayram yerinin Lefkoşa Belediyesi tarafından çizilen plana göre düzenlenmesi Evkaf İdaresi tarafından üstlenilir. Buraya kalıcı herhangi bir tesis yapılmasının tarihi burcun yıkılmasına neden olabileceği gerekçesiyle buraya sadece geçici inşaatların yapılması İngiliz Sömürge İdaresi tarafından şart koşulmuştur. Alanın her 12 ayak karesinin 175 mils (yani “1 Lira 15 şilin”) üzerinden bayram yeri olarak düzenlenmesi işi Lefkoşa müteahhitlerinden Saffet Hüdaverdi’ye verilmiştir. O sırada bu alan delik deşik bir durumda olduğundan önce toprakla düzeltilmiş, yolların altına çakıllı dere kumu konmuş ve silindirle düzeltildikten sonra üzerine havara toprak serilip yeniden üzerinden silindir geçirilmiştir. Böylece Musalla Burcu 1956 yılında Bayram yeri olarak kullanılma hazır duruma gelmiştir. (Resim 5) Ancak 1957 yılında, burasının çok eskiden bir mezarlık alanı olması itibarıyla Mazbuta Vakıf kapsamına girdiği tespitinde bulunulduğundan, bu alan Vakıflar İdaresi’ne belli bir süre büyük bir gelir kaynağı olmuştur.

         İsmet İnönü Meydanı ile Musalla burcunda kurulan bayram yerlerinin oyuncakları arasında gobcalar, cıncıraklar (atcıklar) yer alırken sihirbazlık gösterileri de bayram yerinin olmazsa olmazları arasındaydı. (Resim 6) İllüzyonistlerden Vankadra’nın bayram yerinde kurulan çadırda gösteri gerçekleştirdiğini ve çadırın içinde sıra halinde sandalyelerin dizili olduğunu hayal meyal da olsa anımsarım. Vankadra en çok ip hokkabazlıkları ve şapkasından tavşan ile güvercin çıkartma gösterileri yapardı. Bir başka illüzyonistin ayna yansıtmalarıyla gerçekleştirdiği ‘kesik kelle’ gösterisi de unutulmayan hokkabazlık gösterileri arasında yer almaktaydı. 1898-1984 yılları arasında yaşamış olan illüzyonistler kralı Bursalı Zati Sungur’un Kıbrıs’a turneler düzenlediğini rahmetlik babamdan duymuş olmama karşın, bayram yerlerimizde gösteriler gerçekleştirip gerçekleştirmediğini ne yazık ki öğrenme olanağım olmadı. 1936 yılı Sinde doğumlu olan Cambaz Ali Nazmi Borova ise ayaklarına bağladığı uzun sırrıklarla Lefkoşa ile bayram yerini dolaşıp para toplardı. Ancak cambazlık yaptığı bir sırada düşüp ağır şekilde yaralanması nedeniyle bu mesleği yapmaktan vazgeçmek zorunda kaldığını bizzat kendisinden duymuştum. 1934 yılında Baf’ta doğan Eşref Günerman da panayırcılığa 1950’li yılların sonunda Musalla burcunda bağlamış.  Yaklaşık 30 yıl boyunca Türk ile Rum panayırlarında hediyeli darts (okcuk) oyunları, film ile artist fotoğrafları gösterileri, zar oyunları, bilyardo ve bilyardo türü oyunlar oynattıktan sonra yaklaşık 23 yıl önce bu işi noktaladığını söylüyor.

Bayram yerini ziyaret eden ailelerin en büyük alışkanlıklarından biri de, bayram yeri ziyaretinden sonra, Çağlayan Gazinosuna kadar uzanan güzergahta gezinmekti. Güzergâh bir bakından resmi geçit alanına dönerdi. Dileyen güzergah üzerindeki Londra pastanesine, dileyen ise Halk Sinemasının yanındaki pastaneye oturur, geceleri ise yol üzerindeki ya Şahin, ya Halk, ya da Çiçek sinemalarına giderlerdi.

 

MUSALLA BURCU HENDEĞİ BAYRAM YERİ

21.12.1963 tarihinde patlak veren toplumlar arası çarpışmalar nedeniyle Lefkoşa’daki bayram yerinin belli bir süre kurulmadığı anlaşılmaktadır. Nihayet askeri makamlara ait olan Mücahitler Gazinosunun kuzey batısındaki Musalla burcu hendeğinin bayram yeri olarak kullanılması 1967/1968 yılında düşünülmüştür. 1935 doğumlu olan Angolemli Şinasi Ali Fehim Osman Kılıçoğluları’nın bilgimize getirdiğine göre, Lefkoşa Sedat Simavi Endüstri Meslek Lisesi’nin karşısında olan bu hendek hayli çukur olduğundan su baskınlarına karşı öncelikle toprakla doldurulup düzeltilmesi gerekmekteydi. Bu nedenle orası toprakla doldurulup düzeltilmiş, üzerine önce çakıl taşları, sonra da Şinasi bey tarafından Yerolakko’dan getirilen buri tozu konmak suretiyle düz bir zemin elde edilmiş. Böylece 1967/68-1972 yılları arasında bayram yeri olarak kullanılan bu yere Şinasi bey tarafından kurulan çarpışan arabalar ile sirenli hitrolit uçaklar konarak çalıştırılmış.  Bu oyuncakların bayram yerine konmaya başlanmasının bir sonucu olarak eskiden bayramlara kurulan Gobcalar ile cıncıraklar da tarihe karışmış oluyordu. O sıralarda bayram yerine bazı kişiler kendi oyun aletlerini kurarlarken, Lunapark aletleri de genellikle büyük Lunapark sahipleri arasında yer alan Tassos Thomas, Berikli Hristofidis ve Gogo İraklidi’den kiralandığı bilgileri edinilmektedir. Hendeğe bayram yeri kurulabilmesi için bir yandan Lefkoşa Türk Belediyesine belli bir ruhsat ücreti ödenirken, “Mücahitler Sitesi İnşaat Fonu”na da mali yardım yapılmaktaydı. Nitekim 5.12.1970 tarihli bir makbuz karşılığında, Angolemli Şinasi bey tarafından Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı adına zamanın Askeri Savcısı Güner Çakın’a 18 Kıbrıs Lirası tutarında bağışta bulunulmuştur.

En eski zamandan başlayarak 1971 yılına kadar devam eden süreçte Bayram yerleri ile panayırlara aletler kuran kişiler arasında Cıncırakcı Ahmet Efendi, 1957-1963 yılları arasında Musalla Burcunda panayırcılık yaptıktan sonra 1963 sonrasında adayı terk edip Arap ülkelerinde ortaklaşa Lunaparkcılık yapan Batariyacı Cemal ile Kemal Ali (Kör Kemal), Meladyalı Zeki Beyaz, Angolemli Şinasi Ali Fehim Osman, Ali Riza Nazım ve Eşref Günerman’ın adlarından söz edilmektedir.

Musalla burcu altındaki hendekte kurulan bayram yeriyle ilgili bir olay Şinasi bey tarafından bilgimize getirilmiştir. Bir bayram gününün gecesi şakacılığıyla tanınan liderimiz Dr. Fazıl Küçük ile futbolcu Zihni, şarhoş bir durumda bayram yerine gidip iner kalkar uçaklara binmişler. Şinasi bey onlara şaka yapmak için, bindikleri uçağı en yükseğe çıkartıp o noktada bırakmış. Uzun bir süre Dr. Küçük ile Zihni o şekilde kaldıklarından bağırıp çağırmalarının yanı sıra yalvarıp durmuşlar. En sonunda Şinasi bey şakaya son verip uçağı aşağıya indirmiş…

 

ÇAĞLAYAN ÇOCUK BAHÇESİ BAYRAM YERİ

Hafta sonları Girne Kapısı’nda bayrak törenleri düzenlendiğinden, yaklaşık olarak 1971 yılından bayram yerinin Çağlayan Çocuk Bahçesi ile şimdilerde Şehit Albay Karaoğlanoğlu olarak bilinen önündeki sokağa taşınması uygun görülmüştür. Bu bayram yeri Halk Sinemasının batısındaki Londra Pastanesinden başlayıp Çağlayan Gazinosuna kadar uzanan yol boyunu, Çağlayan Çocuk Bahçesinin bir kısmını ve Çağlayan Gazinosunun karşı köşesini içine almaktaydı.

Eğlence amacıyla buraya kurulan Lunapark aletleri, bir önceki bayram yerine kurulanların daha gelişmiş bir şekliydi. Bu aletler 1941 doğumlu olan Melandralı Zeki Beyaz’a aitti. Zeki Beyaz 1971 yılına kadar Rum panayırcılarda bulunan orijinallerine uygun olarak kendi atölyesinde imal ettiği bilyardo ve topcuk gibi oyunların bir yandan satışlarını yaparken, bir yandan da onları bayram yerlerinde kullanılmak üzere kiralardı. Ancak 1971 yılında ilk kez İtalya’nın ESDDC fabrikasından satın aldığı Lunapark aletlerini Çağlayan’daki bayram yerlerine kurmuş, bu işi de sağlığının bozulması nedeniyle Lunaparkının tamamını Kemal Ali ile oğlu Ali Aldağ’a sattığı 1983 yılına kadar eşi Muazzez hanımın yardımıyla başarılı bir şekilde sürdürmüştür. (Resim 9) İtalya’dan satın alınan ve saatlerce sırada bekledikten sonra binebildikleri Apollo 2000 marka havalı uçaklar, çocukların en çok sevdikleri oyuncakların başında gelmekteydi. Zeki Beyaz bey, Bayram yerlerinde dolu dolu geçen hayat serüvenini mütevazi bir şekilde anlatırken, Kuzey Kıbrıs’ta ilk Lunapark sahibi olma gururunu yaşadığını da hissedebiliyordum.

 

FUAR ALANI BAYRAM YERİ

Çağlayan’da kurulan bayram yeri, oraya kurulan Lunapark aletlerine, şans oyunlarına, satıcılara ve bayram yerine gelen insanlara zaman sürecinde yetmemeye başladığından daha uygun bir yere taşınması gerekmekteydi. Böylece 1986 yılında başlayan Dikmen yolundaki fuar alanı inşaatının tamamlanması üzerine fuar alanına ilk bayram yeri 1989 yılında kurulmuştur. Her ne kadar da bizin nesil bayram yerlerini şimdilerde pek beğenmiyor olsak da, şimdiki çocukların da bizim çocukluk dönemimizde olduğu gibi bayram yerlerinin kurulmasını büyük bir tutkuyla bekledikleri gözlerinin ışıl ışıl parlamasından anlaşılmaktadır” diyerek bu yazımızı da sonlandırmış olalım.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 772 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler