1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ‘GEÇİTKALE İÇİN ÇALIŞ VE YARAT’ EKİBİ VE FESTİVAL
‘GEÇİTKALE İÇİN ÇALIŞ VE YARAT’ EKİBİ VE FESTİVAL

‘GEÇİTKALE İÇİN ÇALIŞ VE YARAT’ EKİBİ VE FESTİVAL

Filiz Uzun:Bu haftaki konuklarım bir grup genç insan. Onlar yaşadıkları köy için ne yapabiliriz diye kafa yormuşlar. Ve bir hareket başlatmışlar...

A+A-

 

 

Filiz Uzun

Gençlerle çalışmayı her zaman sevmişimdir. Üniversitede  eğitimci olarak çalıştığım yıllar, en yorucu fakat en keyif alarak çalıştığım zamanlardı. Gençlerle birlikte olmak bana hep enerji vermiştir. Onlarla sohbet etmek de. Çok şey öğreniyorum onlardan. Dönemin modasını, eğlenilecek mekânları, moda olan müzik gruplarını, en rağbet gören mekânları… Çok şey öğreniyorum onlardan. Gençlerle çalışmak nedense bana gençlik aşısı gibi gelir. Onların görüşleri de önemlidir benim için. Ne düşünüyorlar, ne yapıyorlar neye üzülüp neye seviniyorlar merak ederim hep.

Ben her dönemin gerekenlerini yapması gerektiğne inanırım insanların. Gençliğini doya doya yaşayamayanların hep içinde bir eksik kaldığına inanırım. Gençken eğlenilmeli bence. Birçok yer gezip görülmeli, aşık olunmalı doya doya... Sevmeli ve sevilmeliler. Tıpkı çocukluklarını yaşamaları gerektiği gibi… Bir grubun içinde yer almaları gerektiğini de düşünürüm ama. Bir müzik grubunun mesela ya da bir spor takımının ya da arkadaş grubunun içinde yer almalılar. Ekip ruhunu öğrenmeleri için. En çok da bunu öneririm gençlere.

Çok boş, hiçbir şey üretmeyen bir gençlik geliyor fikri bir çok yetişkinin ağzında sakız gibi dolanıyor mesela. Ben çok fazla olduklarını düşünmüyorum. Çok iyi yetişmiş , kendini yetiştirmiş, okuyan, araştıran, müzikten anlayan, yabancı dil bilen, dünyanın birçok ülkesini görmüş, meraklı grubun daha çok olduğunu biliyorum ve seviniyorum.

Gençlerin daha doğal ve daha özgür olduklarını da düşünüyorum. Saklamıyorlar bildiklerini, isteklerini,  yapmak istediklerini. Özgürce talep ediyorlar. Bizlerin gençken hiç yapamadığı şeyler bunlar aslında. İstemeye hakkımız olmadığını hissederek yetiştik bizler hep. Oysa onlar haklarını biliyorlar. Nasıl bir dünya istediklerini de. Seviyorum ben gençleri ve gurur duyuyorum onlarla. Her genç bir hazine aslında bakmasını bilene.

Bu haftaki konuklarım bir grup genç insan. Onlar yaşadıkları köy için ne yapabiliriz diye  kafa yormuşlar. Ve  bir hareket başlatmışlar adını da köylerinden dolayı ‘’Geçitkale için Çalış ve Yarat’’ koymuşlar. Onlar birkaç kişi iken 15-20 kişi olmuşlar ve ben inanıyorum ki bu hareket bir çok köye sıçrayıp çığ gibi büyüyecek. En büyükleri 25 yaşında.

Onlar hepsi çok genç ama ne güzel şeyler başarmışlar. Köylerindeki bir bölgeye fidan dikmişler mesela, Kültür evini yaratmak ve faaliyete geçirmek için çabalıyorlar. El birliğiyle yaptıkları festivalleri ise görülmeye değerdi. Orada sunulan çok şeyin ev yapımı, doğal ve sağlıklı olmasına dikkat etmişler. Tek dertleri Kıbrıs’ın kültürel besinlerini yeni nesillere tanıtmak ve tattırmaktı aslında. Sucuklar, çörekler, şeftali kebabı, darı kebabı, pamuk şeker, zeytinli, pilavuna.. Ne ararsanız vardı festivalde. Festivale damgasını vuransa yine gençlerden oluşan müzik gruplarının tamamen destek olmak amacıyla orada hazır bulunmalarıydı ki ben çok duygulandım. Ne kadar güzel gençlerimiz var. Ve ne kadar güzel müzikler üretiyorlar. Onlar buranın çocukları ve birbirlerine destekleri, yetişkinleri utandıracak kadar.

Benim de içinde bulunduğum bisiklet grubumuzla Hüseyin Ruso önderliğinde  katıldık festivallerine.  40 km’lik parkurumuzun  açılışını sabah 10’da festival alanından başladık. Onlara destek vermek için . Ve yine turumuzu festivalde tamamladık. Çok güzel ağırladılar bizi. Üstüne de ardı ardına çıkan müzik grupları tüm yorgunluğumuzu aldı. Ben onlarla tanışmaktan son derece mutluluk duydum. Ve Kültür evlerinin açılışında da orda olacağıma söz verdim onlara. Bence onlar bize güzel bir ders verdi. Hadi gençler katılın sizler de… Geçitkale köyü gençlerine… Sizler de köyünüzde bir hareket başlatın. Gençler el attı mı bir olaya neler başarabiliri gösterin herkese….

Gelin hep birlikte başlattıkları ‘’Geçitkale için Çalış ve Yarat’’ hareketinin amaçlarını ekibin en büyük üyelerinden dinleyelim…..

 

“25 YAŞINDAYIZ, EN YAŞLI BİZİZ”

F.U:Kendinizi tanıtır mısınız?

Bahar Özaktaş: 25 yaşındayım. Üniversite mezunuyum. Mütercim tercümanlık bölümünden mezunum. Şu an mesleğimi yapmıyorum farklı bir alanda çalışıyorum.  Evliyim.

Sinem Özçelik: 25 yaşındayım. Üniversiteyi bitirdim. Bir yıldır özel bir dershanede  İngilizce öğretmenliği yapmaktayım.

Asya Vahip: Ben de 25 yaşındayım. Mimarım. Bekarım. Hepimiz Geçitkaleliyiz.  

F.U: Bu festivalin amacı ne?

B.Ö: Festivalimizin adı Geçitkale şenliği. Bu festivali yaptık çünkü burada yaşayan gençliğin buna ihtiyacı vardı. Bir de yaza merhaba demek için.  Tamamen köyün gençlerinin çabası ve uğraşları sonucu ortaya çıktı bu festival. Köyde yaşayan kişilerin evlerinde kendi ürettiklerini sergilemek, tanıtmak ve satışa sunmaları için imkan tanımaktı amacımız. Biz bu ekibi bir araya getirirken de amacımız aynıydı . Geçitkale için bişeyler yapmak.

F.U: Ekibiniz kimlerden oluşur ve toplanmanızdaki esas amaç nedir?

S.Ö: Ekibimizin adı ‘’Geçitkale için çalış ve yarat’’ hareketidir. Bundan yaklaşık 7 ay önce bir araya geldik. İlk önce 2 kişi ile başladı. Şu an ekibimizin içinde aktif olarak faaliyet gösteren 15 kişi var. Dışardan katılımlarla da 20 kişi olmaktayız. Tek bir amaç için çalışmaktayız. Geçitkale köyünde eskiden olduğu gibi bir birlik sağlamak ve insanların işbirliği içerisinde bir şeyler yapabildiğini göstermekti.

F.U: Toparlanalı neler yaptınız?

S.Ö: Geçitkale’de fidanlar diktik. Kültür evi yapmak için köydeki bir eski evi restore etmek için çalışmalarımız var. Ama yazın başladığı şu günlerde yaza merhaba demek ve bu ekibin neler başarabileceğini göstermek amacıyla bir festival düzenledik. Bu festivalin yapılmasında tamamen gençler çalıştı. Esnaf da bize katkı koydu.

A.V: İlk bir araya geldiğimizde global dünya sorunu olan tüketici toplumu olmaktan çıkıp evde üretimi desteklemekti diğer bir amacımız. Gönül isterdi ki bu standların hepsi bizim köyümüzün bireylerinin ürettikleri şeylerle dolu olsun. Ama yine de  ev yapımı üretilen  bir çok ürün sergilenip satışa sunuldu. İlk faaliyetimiz köyümüze fidanlar dikmekti ve daha sonra o fidanlar gibi köklenip büyüdük. Bağlandık birbirimize. İleriki planlarımız yine amacımızdan çok sapmadan Geçitkale köyü için çalışıp birşeyler yapmaktır. Ekibin en büyükleri bizleriz. Bizler de 25 yaşındayız. Ekipte inanılmaz bir enerji ve heyecan var. Bu festival süresince inanılmaz enerji harcadılar. Hep birlikte çok çalışarak bu festivali gerçekleştirdik.

NEFES ALABİLMEK İÇİN…

F.U: Bu festivalden önce herhangi bir organizasyonunuz oldu mu?

S.Ö: Evet. Mart 9’unda bir pikniğimiz oldu. Ekibimizin hazırladığı tişörtlerimizi giydik ilk kez o gün.  Lefkoşa’daki bir fidan dikimine gidip ekip olarak katkı koyduk. Ülkemizin nefes alabileceği sağlıklı bir ortam yaratmaktır derdimiz. O yüzden bu festivalde de doğal ve organik, evde üretilen yiyecek ve içecekler sunulmasına dikkat ettik.  Bu festivalde hem kültürel yiyeceklerimizi tanıtmak hem de sağlıklı ve doğal besinleri çocuklara, gençlere tanıtmaktı amacımız.

F.U: Burdan kazanılan gelirle yapmak istedikleriniz var mı?

A.V: Burdan hiçbir gelir beklemiyoruz. Ve gelir kalmayacağına da inanıyoruz. Standlardan aldığımız kiralar yine standları aldığımız yere ödenecek. Bu festivali hazırlarken harcadıklarımız ödenecek. Ekstra bir para kalacağını düşünmüyoruz, beklemiyoruz da açıkçası. Sürpriz olur da kalırsa kültür evimizin restorasyonu için kullanabiliriz.

F.U: Festivalde gözlemlediğim kadarıyla kültürel birçok şey sergilendi. Kültürümüz elden gidiyor diye bir endişeye mi kapıldınız?

S.Ö: Biz gençler olarak bulunduğumuz ekip içerisinde bu yok olumun başladığının bilincindeyiz. Çoğu yiyeceğimiz var ki yeni doğan  çocuklarımız bu yiyeceklerin tadını, adını  bilmiyor. O yüzden bu tür kültürel yiyeceklerin daha çok sergilenmesini istedik. Günümüzde tüketilen sağlıksız yiyeceklerin birçok hastalığa neden olduğunun bilincinde olarak sağlıklı ve evde üretilen yiyeceklerin önemini de vurgulamak istedik.

KIBRIS EVİ

F.U: Bu festivalden sonra planladıklarınız var mı?

B.Ö: 6-7 ay içerisinde planladığımız, hedeflerimizi gerçekleştirdik başarıyla. Bundan sonraki hedefimiz kültür evimizdir. Şu anda inşaatını tamamlamaktayız.

A.V: Mimar olarak bakacak olursam kültür evi yapmaya çalıştığımız bina tamamen bir Kıbrıs evidir. Ortada büyük bir sündürmesi. Odaları arkada mutfağı ve bahçesiyle eski bir klasik Kıbrıs evidir. Bu evi şu anda toplanmak amaçlı kullanmaktayız. Kültür evini oluşturduktan sonra burda çok güzel organizasyonlar yapmayı düşünüyoruz. Şöyleşiler, şiir dinletileri, seminerler olabilir. Gündüzleri herkesin kullanabileceği kütüphane. Oturup sohbet edebilecekleri, bilgi alış-verişi yapabilecekleri bir mekan oluşturmaktır hedefimiz.

F.U: Kültür evi için ihtiyacınız olan nedir?

A.V: Odalardan birini eski kültürel kıyafetlere ayırmak istedik. Kıbrıs’a özgü bindallı mesela, kına kıyafetleri, dizlikler her türlü Kıbrıs’ın kültürel kıyafetlerini sergilemek istiyoruz. Evinde dolabında bu kıyafetleri olan bizle paylaşabilir. Biz verenin adını yazıp kültür evimizde sergilemek isteriz. Evin bir bölümü de kütüphane olacak. Kitap vermek isteyenler de bizle paylaşabilir.

F.U: En büyük sıkıntınız nedir?

A.V: En büyük sıkıntımız toplantılarımıza katılımın az olmasıdır. Biz toplandığımızda sadece ekibin değil burda yaşayan gençlerin de katılmasını istiyoruz. Onları da köyleri için kafa yormaya, fikir üretmeye bekliyoruz. Herkesten gelecek fikirlere açığız. Bize katılıp fikir üretmelerini bizle tartışmalarını istiyoruz. Projeyle gelsinler istiyoruz, yeni fikirlerle… Amacımız güç birliği yapmaktır.

S.Ö: İlk önce sosyal paylaşım sitesinde başladı bu ekip. Köyümüzden iki kişi bir grup kurdu ve oradan çoğalıp sesimizi duyurmaya başladık. Büyük buluşma adını verdiğimiz bir buluşma düzenledik ve köydeki herkesi buraya davet ettik. 7’den-70’e herkesin katılımını bekledik. Bu toplantıda böyle bir hareketi başlattığımızı, amaçlarımızı, planlarımızı herkesle paylaştık. Bize katkı ve destek vermelerini arzuladığımızı ifade ettik.  Onların da fikirlerini alarak bizden ne beklediklerini öğrendik. Bu toplantıyla kendimizi tanıttık. Ve daha sonraki toplantılarımızın duyuruları yine bu sosyal paylaşım sitesinden duyuruluyor. Ama maalesef beklediğimiz düzeyde katılım olmamaktadır. Fakat yaptığımız organizasyonlarda çalışmak ve yardım için köyün gençleri bize hep destek oluyorlar.

VOLEYBOL MAÇI, ÇAY BAHÇESİ

F.U: Sosyal Paylaşım siteniz nasıl işliyor?

A.V: Toplantıların saatleri, mekânı bildiriliyor. Toplantı sonrasında alınan kararlar, katılanlar ve katılanların ürettiği fikirlerin hepsi paylaşılıyor.

F.U: Gerçekleştirmek istediğiniz gibi oldu mu festivaliniz?

A.V: Büyük ölçüde evet. Sadece biz bir voleybol maçı da düzenlemek istemiştik. Çünkü Geçitkale köyünün voleybol takımı çok iyiydi. Ve halen daha oynanmaktadır. Hava şartları nedeniyle böyle bir turnuva yapamadık. Ama daha sonra düzenleyeceğiz. Eski voleybol ve hatta futbolcuları bir araya getirip turnuvalar yapmak planlarımız arasındadır.

A.V: Gerçekleştirmek istediğimiz diğer bir planımız ise köyümüzde bir çay bahçesi yapmaktı. Ayrıca bu parkın bir de anı parkı olmasını istedik. Bu bahçeye yerleştirilecek olan bankların üzerlerine ise köyde kaybettiğimiz değerlerimizin ismini yazmaktır.

F.U: Var mı planladığınız isimler birkaç örnek verebilir misiniz?

S.Ö: Evet mesela mimar Mehmet Vahip. Asya Vahibin babası. Köyümüz için çok uğraşan biri… hatta fidan diktiğimiz çocuk parkının sokağının adı da Mimar Mehmet Vahit adını aldı.  Genç yaşta kaybettiğimiz değerlerimiz var. Kağan Baybora mesela. Emir Hüseyin var. Amacımız onları unutturmamak.

F.U: Kültür evinin tadilatı bittikten sonra orayla ilgili planlarınız nedir?

A.V: Kıbrıslı yazar ve şairlerin kitap tanıtımı olabilir, şiir dinletileri olabilir, merak edilen bir konu hakkında söyleşiler olabilir, resim, fotoğraf sergileri olabilir.

“KATILIMA AÇIĞIZ”

F.U: Duyurmak istediğiniz veya son sözler olarak söylemek istedikleriniz var mı?

S.Ö: Biz bu hareketi kurarken başına Geçitkale koyduk ama eğer olur da bir gün diğer köylerin de gençleri bu harekete katılmak isterse çok seviniriz. Birlikten güç doğacağına inanıyoruz. Grubumuz tüm projesi olan gençlere açıktır.

B.Ö: Kültür evimiz için herkesten yardım bekliyoruz. Hem maddi hem de manevi olarak. Burdan da bu festival için bize katkı koyan tüm köylülere, elektrik desteği sağlayan esnafa, bizi kırmayıp gelen tüm müzisyen arkadaşlara çok teşekkür ederiz.

F.U: Festivalinize katılan bir çok grup var. Sanırım gelen genç  müzisyen arkadaşlarınız da sizden para talep etmeden geldiler. Doğru mu?

B.Ö: Evet Köyümüzün müzisyeni ve ekibimizin üyesi olan Mustafa Gürkan’ın çabalarıyla bu kadar müzik grubu bir araya geldi. Evet hiçbir grup buraya karşılık beklemeden tamamen bizlere destek olmak amacıyla geldiler. Grup Trafik, Kuzey Tarık ve Grubu, Grup Frekans, Öldüren Şampanya grubu, Studyo 21 bize katkı koyan ve gecemizi renklendiren gruplar. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederiz.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 501 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler