1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Geçici Öğretmenlik ve Sosyal Öğrenme
Geçici Öğretmenlik ve Sosyal Öğrenme

Geçici Öğretmenlik ve Sosyal Öğrenme

İhtiyaçlarının sağlıklı belirlenememesi ve öğretmen nakillerinin gerçekleşmemiş olması okullarda eksik öğretmen sorunu doğurmuştu… Bunların üzerine bir de “sahte belge” olayı ile patlak veren bildik durumların neden olduğu öğ

A+A-

 

 

 

            İhtiyaçlarının sağlıklı belirlenememesi ve öğretmen nakillerinin gerçekleşmemiş olması okullarda eksik öğretmen sorunu doğurmuştu… Bunların üzerine bir de “sahte belge” olayı ile patlak veren bildik durumların neden olduğu öğretmen atanma sınavlarının iptali, okullarda öğretmen eksikliğini hat safhaya ulaştırdı…

 

Eksik öğretmen, eksik okul yöneticisi, ders kitapları, okullarda tamamlanamayan alt yapı çalışmaları derken hemen her alan ve kademede eğitim sistemi tüm kesimler tarafından eleştiri alıyor… İşte bu sorunlar ve eleştiriler yumağı içinde Bakanlar Kurulu tarafından “geçici öğretmenlik sınavı” kararı alındı…

 

Yapılan duyuruya göre iki farklı grupta geçici öğretmen alınacağı anlaşılıyor: Biri, Kamu Hizmeti Komisyonu’nca 22 Eylül 2012’de yapılan öğretmenlik sınavına girmeye hak kazanan öğretmen adayları için, diğeri ise bu sınava girme hakkı elde etmeseler bile bu öğretim yılında ihtiyaç duyulacak münhal ilan edilmemiş alanlar için…

 

            “Geçici öğretmenlik sınavı”, öğretmen eksikliğini bir nebze olsun giderecektir ancak yeni tartışmaları da beraberin getireceği aşikardır… Örneğin; eğitim dönemi başından itibaren çeşitli alan ve kademeler için, hâlâ hazırda görevlendirilen geçici öğretmenler olduğu biliniyor. Bu öğretim yılında geçici olacak herkesin bu sınav sonucunda görevlendirilmesi gerekmez mi? Öte yandan yapılacak geçici öğretmenlik sınavının güvenirliği,  bu sınav sonucunda ortaya çıkacak başarı sırasının Kamu Hizmetleri Komisyon’u sınavı sonuçları ile karşılaştırılması gibi daha birçok konunun tartışılır hale gelmesi kaçınılmaz olacaktır…

 

            Kuşkusuz bu uygulamada izlenecek yol; adil, şeffaf, eşitlikçi, demokratik ve insan hakları odaklı bir toplumsal yaşam açısından oldukça önemlidir… Ancak eğitim bilimi adına gözden kaçan önemli bir unsur daha var. O da; bütün bu sorunlardan kaynaklanan eğitim kayıpları… Elbette ki eğitim kayıpları listesinin en başında da sosyal öğrenme kaybı yer alıyor…

 

 Sosyal öğrenme, yakın çevremizdeki rol modellerden elde ettiğimiz öğrenmedir… İnsanların birbirinden öğrenmesi olarak da tanımlayabileceğimiz bu öğrenme, sosyal etkileşim ve deneyimlerin paylaşımı sonucunda meydana gelir. Örneğin bir genç, arkadaşının trafik kullarına uymadığından dolayı ehliyetine bir yıl el konulduğunu gördüğünde aynı hataları yapmamaya özen gösterecektir… Ya da kişisel bakımın ve sosyal ilişkileri iyi olan bireylerin daha çok ilgi topladığını gören bir genç kendi kişisel bakımına ve diğer kişilerle iletişimine dikkat edecektir…  Korkularımızla doğmadığımız ve bu korkular bize öğretilmediği halde birçok şeyden korkarak yaşarız. Evde bir fare görüldüğünde çığlık atılarak oradan uzaklaşan anneyi gören çocuk, farenin korkulacak bir yaratık olduğu sonucuna varması bu durum en güzel örneğidir… Başka bir ifadeyle söyleyecek olursak; kitaplarda yazanlardan çok daha fazla şeyi “sosyal öğrenme” yolu ile öğreniriz. Dahası bu öğrenme kişiliğimizin oluşmasında da en önemli etken durumundadır…

 

            Sosyal öğrenme kuramının en önemli öğesi rol modeldir… İnsanların bir davranışı öğrenebilmesi için, o davranışın başkaları tarafından nasıl yapıldığını görmeleri gerekmektedir… Bunun için de önemli bir rol modele ihtiyaç vardır… Eğitim sistemindeki en önemli rol model de öğretmendir… Öğretmen, müfredatta yazmayan ama öğrencilerinin gelişimlerinde ve kişiliklerinin oluşmasında müfredatta yazanlardan daha önemi olan bir şey vardır… O da öğretmenlerin yaptıkları yani kendi kişilikleridir…

 

İşte bu yüzden öğretmenlik farklı ve önemli bir meslektir… Şimdi esasa gelelim: Okulda öğretmen yani en önemli rol model yoksa ya da rol model olmayı beceremeyen, o görevde olmayı hak etmeyen biri varsa ne olacak?  İşte asıl mesele budur…

 

Ne yazık ki bütün bunlar eğitimi planlayamamanın yarattığı (belki de yakın gelecekte çok daha derinden hissedeceğimiz) sonuçlardır…  Şüphesiz başarabilmemiz gereken şey; sonuçları değil, o sonuçları doğuran başlangıçları değiştirmektir…

 

 

 


 

           Anlayana - Gülmece

 

 

Bakış Açısı

 

            Kadına bakış açısı konu uluslararası bir toplantıda farklı ülkelerden gelen katılımcılara, kendi bakış açıları ile yanıtlamalarını istedikleri şu soru sorulur; “Bir kadının elini niye öpersiniz?”

 

            Fransız katılımcı yanıtlar:

-       Kadınlar insanlığın estetik özellikleri yansıtır. Bu yüzden onlara saygı duymamız lazım. Ben de bu saygıyı göstermek için elini öperim.

 

Ardından Alman katılımcı söz alır:

-       Kadınlar kutsal varlıklardır. Bu yüzden elleri öpülmesi gerekir…

 

İngiliz katılımcı biraz düşündükten sonra yanıt verir:

-       Kadınlar bu dünyadaki duygusallığın en önemli temsilcileridir. Bu nedenle kadınların eli öpülmelidir…

 

Sıra Türk katılımcıya gelmiştir. Hiç düşünmeden o da hemen yanıtını verir:

-      Valla bir yerden başlamak lazım…


 


 

Aklınızda Bulunsun

 

 

4 Önemli Çalıştay

 

            Kıbrıs Eğitim Araştırmaları Birliği (KEAB) tarafından 6-9 Aralık 2012 tarihleri arasında Girne Acapulco Hotel’de gerçekleştirilecek “Uluslararası Eğitim Araştırmaları Kongresi” kapsamında 4 önemli çalıştay düzenleniyor.  Tüm katılımcılara “Çalıştay Katılım Sertifikası” verileceği bildirilen çalıştaylara katılımcı sayısı 24 kişi ile sınırlandırılmış durumdadır.  Çalıştayların içeriği şöyle:

 

Çalıştay 1: “Eğitim Araştırmalarında Nitel Veri Analizi”, başlıklı çalıştay Prof. Dr. Ali Yıldırım tarafından verilecek. Çalıştayın hedef kitlesi, eğitim bilimleri alanında nitel araştırma yapan araştırmacılar…

 

Çalıştay 2: “Çadaş Eğitim Araştırmalarında Anlatı Önemi”  başlıklı çalıştay Prof. Dr. Ivor F. Goodson tarafından verilecek. Bu çalıştayın da hedef kitlesi eğitim bilimleri araştırmacıları olarak belirlendi.

 

Çalıştay 3: “Temel Eğitim Döneminde Problem Çözme Becerilerinin Desteklenmesi” başlıklı çalıştayı ise Prof. Dr. Esra Ömeroğlu, Doç. Dr. Yasemin Aydoğan ve Yrd. Doç. Dr. Arzu Özyürek ekibi tarafından verilecek. Bu çalıştayın hedef kitlesi okulöncesi ve ilkokul öğretmen ve yöneticileri olarak belirlenmiş…

 

Çalıştay 4: “21. Yüzyılda Okul Liderliği: Küresel Bakış Açıları” başlıklı çalıştay Prof. Dr. Tony Bush tarafından verilecek. İlkokul, ortaokul ve lise öğretmen ve yöneticilerine bu çalıştayın hedef kitlesini oluşturmuş durumda…

 

İngilizce dilindeki çalıştaylarda İngilizce-Türkçe, simültane çeviri yapılacağı, başvuruların infokeab@gmail.com e-posta adresine yapılabileceği belirtildi. Kongre ve çalıştaylarla ilgili detaylı bilgiyi www.keabcongre.com internet adresinden elde edilebilir.

           

 

Bu haber toplam 864 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler