1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ‘Ganimet’ hayat!
‘Ganimet’ hayat!

‘Ganimet’ hayat!

<> Fabrikalar... Portakal bahçeleri... Sahil boyları... Stadyumlar, sinemalar ve hatta ‘minarelediğimiz’ kiliseler.. “Bıraktığımız” da bizim, “bul

A+A-

 

 

<<Kuzeydeki evler, tarlalar arsalar bizim. Ama güneydekiler de bizim...>>

Fabrikalar...

Portakal bahçeleri...

Sahil boyları...

Stadyumlar, sinemalar ve hatta ‘minarelediğimiz’ kiliseler..

“Bıraktığımız” da bizim, “bulduğumuz” da!..

‘Ganimet’ bizim.

 

***

En önemli ‘çelişkimiz’ bu değil mi zaten?

Mesela;

“Kıbrıs Cumhuriyeti” kimliği de bizim.

“KKTC” de!.. Eğer varsa bir avantajı, “TC”de !..

 

***

İrsen Küçük, son açıklamalarından birinde dedi ki, “Bizim de 1960 anlaşmalarından gelen haklarımız var...”

“Kıbrıs Cumhuriyeti”ni hatırladı, bir anda...

İyi de, daha birkaç hafta önce Erdoğan, “Kıbrıs devleti yoktur” derken, niye itiraz etmedi ki?

 

***

Doğru.. 1960 anlaşmalarından gelen bizim de haklarımız var.

Ama “haksızlıklarımız” da var...

Kuzeyde, aslında “bizim” olmayan ve “üzerine konduğumuz” nice ‘taşınmaz’ı kaybetmemek için uğraşırken biz...

Tüm bu değerlerin ‘gerçek sahipleri’, aslında kendilerine ait olanı geri istiyorlar diye, söylemediğimizi bırakmıyoruz...

Biz, ‘bizim olmayanı’ vermiyoruz!..

Ama öte yandan, 1960 haklarımızdan söz ediyoruz..

Kıbrıs kimliğiyle ‘seyahet’ ederken, oturduğumuz ‘ev’in sorgulanmasını anlayamıyoruz bile!..

Öylesine alıştık ki ‘ganimet’ bir hayatı yaşamaya...

‘Böyle gelmiş, böyle gitsin’ diyoruz!..

“Bıraktığımız” da bizim, “bulduğumuz” da!..

Peki, nereye kadar ?

 


 

Bir ihbar

 

SARAYÖNÜ’nden bir ihbar:

Bugün, 1 van dolusu yiyecek / erzak UBP binasına indirilirdi.

Soru: Sosyal kurumların yerini UBP mi alıyor?

Bu erzakların parasını kim ödüyor. Bağış yapan hayırsever iş adamları varsa kimlerdir?

Yoksa devletin cebinden mi? Yoksa UBP mi bunu ödeyecek?

 


 

AÇIK DAVET (II)

 

‘Kayıt dışı’ yaşamı BASINLA birlikte DENETLEMEK ve ‘kaçak, çalışma izni olmayan’ kişilerin SINIR DIŞI edilmesine yönelik İÇ İŞLERİ ile Çalışma BAKANLIĞI’nın ‘çalışmaları’nı tüm kamuoyuna duyurmak için SAYIN NAZIM ÇAVUŞOĞLU’nun davetini bekliyoruz!..

 

 

 

 


En fazla 4 yıl çalışma izni

 

 

İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun son yaptığı açıklamalarda, tek yeni unsur gözüme çarptı:

“En fazla 4 yıl çalışma izni verilecek...”

Bu önemli...

Ve olumlu.

Umarım, diğer eleştirileri de dikkate alırlar.

Çünkü bu eleştiriler, ‘partiler üstü” bir “huzur, güven, istikrar” içindir..

Eleştirilerin tümü dikkate alınırsa, bundan hükümet de UBP’liler de kazançlı çıkacaktır.

Toplum kazanacaktır.

İnadı bıraksınlar, gerekirse, Ankara’dan gelecek baskılara karşı da biraz dik dursunlar...

 


Turizm önerileri!.

 

Bir okurumun önerilerini, aynen paylaşıyorum. Ne ilginçtir ki yurttaş, sorumlulardan çok daha fazla kafa yoruyor, turizmdeki 'çarpık' yapı üzerine...

 

1-   Kumarhanelerde bedava yeme içme yasaklanmalı.

2-   Kumarhanelere giriş ücretli olmalı, devlet pay almalı.

3-   Telefon ve mesajla davetler engellenmeli.

4-   Sanatçı organizasyonları otele ait olmalı,kumarhanelere değil.

5-   "Biletini al gel, hafta içi 5 gece otelde bedava kal" uygulamasına acilen son verilmeli.

6-   Kumarcılar değil, gerçek turist ayrıcalıklı olmalı, kendini ikinci sınıf görmemeli.

7-   Önümüzdeki Şeker Bayramı'nda otellerde kaç tane gerçek turist, kaç tane kumarhane davetlisi var kontrol edilmeli ve bu sayı kamuoyu ile paylaşılmalı.

8-   Normal zamanda gecelik 230 TL olan otel fiyatının neden bayramda gecelik 1050 TL olduğu sorgulanmalı (bedava gelen kumarcıların masraflarını, gerçek turistten çıkarmak içindir aradaki bu fark. Ve bu uygulama kumarhanesi olan bütün oteller için geçerli. )

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 812 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler