1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Futbol Politik
Futbol Politik

Futbol Politik

Bu dünyada olan biten her şey politiktir ama Türkiye’de futbol, kara paraya ve çirkin politikaya gömülüp mahvoldu. Takımların başına geçenlerden zaten belli. Nasıl zengin olduğu şüpheli, paranın prestij sağlamaya yeterli olmadığını düşünüp sosyal

A+A-

                                                     

 

 

Bu dünyada olan biten her şey politiktir ama Türkiye’de futbol, kara paraya ve çirkin politikaya gömülüp mahvoldu. Takımların başına geçenlerden zaten belli.

 Nasıl zengin olduğu şüpheli, paranın prestij sağlamaya yeterli olmadığını düşünüp sosyal statü kazanmak isteyen iş adamları, belediye başkanları, eski siyasetçiler kulüplerin başına geçiyor, hatta onları satın alıyorlar.. Bir büyük bir yalana toplumu inandırmış durumdalar: “Başkanlar kulüplerine milyonlarca dolar karşılığı para bağışlıyorlar!”

                                                                      *******

Türkiye takımlarının bazılarının şike yaptığı haberleri, arkasından gelen tutuklamalar ve davalar 3 Temmuz 2011 tarihinden beri gündemin ilk sırasında..

Şike, teşvik olduğu bal gibi ortada ama, ilgili takımlar başta, TFF ve hatta hükümet bu durumu inkar etmeyi seçiyor.. TFF yerinde bir karar alamıyor.. Bir entrikadır gidiyor. Bitmeyen, anlamsız tartışmalar. UEFA şike konusunda hiç bir toleransı olmadığını söylüyor ve “kararı siz alın” diyor. Ama hiç kimse, bu ateşten gömleği giymek istemiyor. Futbolun mafyalaşmış gücünden korkuyorlar.

Birkaç gün önce UEFA, mali konularda uygunsuzluk yaptıkları gerekçesiyle  Beşiktaş, Bursaspor ve Gaziantepspor’u Avrupa kupalarından 1 yıl men edince, şikeye karışanların nasıl bir ceza alacağını haber vermiş oldu. UEFA, TFF’ye saygıdan olacak, “bu kararı siz alın” diyor ama alamıyacakları belli. Kararı UEFA’ya bırakacaklar gibi...

                                                                     *******

 

Bizim futbolu sevmemiz amatör olduğu dönemde başladı. Oyuncular ve yöneticiler gönüllü olarak sevgi ve enerjilerini koyuyordu ortaya..

Babamdan başlayan bu gelenek, ailenin erkek çocuklarına geçti. Futboldan kazanmak bir yana zararını görmüş bir aileyiz. Alpay abim kör olmaktan kıl payı kurtuldu, Fevzi abimin dişleri kırıldı, tırnakları çekildi, ayakları mahvoldu.. Alpay abimin oğlu Mete, Samsunspor takımının içinde bulunduğu otobüsün kaza yapmasıyla hayatını kaybetti.

Buna rağmen futbol sevgimiz hiç bitmedi.. Takım tutmadan maçların tadı  çıkmaz. Kıbrıs’ta Yenicami’yi, Türkiye’de Galatasaray’ı tutarım. Fanatikliğim yok..Takımım pisliğe bulaşsa derhal vazgeçebilirim.. Galatasaray’ı tutmaya başlamam Derwal’ın gelişi ile başlar. İyi futbol oynadıkları, yöneticileri diğer takımlarınkinden daha efendi, daha kültürlü oldukları için bu takımı seçtim. Belki de onlar da tertemiz değildir ama mevcutlar içinde şimdilik kriterlerime en uygun olanı odur.

İnsan bazan da tek maçlık taraftar olabilir! İki hafta önce Avrupa şampiyonlar ligi finali vardı. Chelsea ve Bayern Münih.. Biz de Protaras’ta bir otelin terasında maçı izliyoruz. İsminden dolayı Chelsea’yi tutmaya karar verdim. İngilizlere olan sempatiden çok, Mary Quant oralı ya!!

Bastıran takım turunculu formalı, ben onları Chelsea sandım. Spiker Rumca konuşuyor, anlamıyorum.. Tek kale oynuyorlar ama gol atamıyorlar. Bir arkadaştan yürüyüş teklifi geliyor. Turistlerle dolu yollarda yürüyoruz. Her barda, lokantada dev ekranlarda maç izleniyor.. Sonra otele dönyor ve maçın ikinci yarısını izlemeye başlıyorum. Turuncular yine bastırıyor, kulağıma “Müller” geliyor. “Bu isim Almanca. Acaba ben yanlış takımı mı tutuyorum?” diyorum. Ama her takımda başka ülkelerden futbolcu olabilir. Son dakikada Chelsea bir gol atıp durumu eşitleyince spikeri daha iyi dinliyor ve tuttuğum takımın aslında mavi renkli olduğunu anlıyorum!! Maçın en heyecanlı evresine geçiliyor. Uzatmalar ve penaltı atışları.. Ve Chelsea kupayı alıyor. Herkes alkışlıyor. Üzülenler kimseyi rahatsız etmeden üzülüyor.

Taraftarlar aşırı fanatik değil. Kendi takımları yanısıra, rakip takımları da alkışlayabiliyorlar. Avrupa “holiganları” çoktan sahalardan attı.

Futbol böyle güzel işte....

 

Türkiye’de ise, şampiyonluk maçında kaybeden Fenerbahçeliler her tarafı yaktı yıktı. Şampiyon Galatasaray kupayı, seyircisiz, alkışsız yarı karanlık bir sahada alabildi.

Futbol böyle çirkin işte...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1986 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler