1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Fuhuştan nasıl zehirlenilir?
Fuhuştan nasıl zehirlenilir?

Fuhuştan nasıl zehirlenilir?

TDP Mağusa Milletvekili Mustafa Emiroğluları’nın dünkü meclisteki konuşmasına pek anlam veremedim. Geçtiğimiz gece Maliye Bakanlığı’nda bekçilik yapan Salih Akdeniz ve Vietnam uyruklu olduğu sanılan Luun Tih Tuh adlı kadının ölü bedenleri bu

A+A-

 

TDP Mağusa Milletvekili Mustafa Emiroğluları’nın dünkü meclisteki konuşmasına pek anlam veremedim.

Geçtiğimiz gece Maliye Bakanlığı’nda bekçilik yapan Salih Akdeniz ve Vietnam uyruklu olduğu sanılan Luun Tih Tuh adlı kadının ölü bedenleri bulunmuştu bir kulübe içerisinde…

Ve bir milletvekili bu konuyu işliyor Meclis’te… Ancak biraz ağır ithamda, yakışıksız cümleler kurarak. Yanlış mı cümle kurdu, istemeden mi söyledi bilemiyorum ama sonuçta iki insan ölmüş, ölüm nedenleri de ‘GAZ ZEHİRLENMESİ’ olarak açıklanmış…

Ama bakın TDP Milletvekili Mustafa Emiroğluları’nın Meclis konuşması nasıl yansıyor devletin haber ajansı TAK’a:

Emiroğulları, “Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC ile ilgili politikalarının gerçekleştiğini iddia ederek, ülkede kumar, fuhuş, uyuşturucu, her türlü çeteciliğin bulunduğunu, Maliye Bakanlığı kulübesinde iki kişinin fuhuştan dolayı zehirlendiğini” öne sürdü.

YORUM SİZİN…

 


Maliye Bakanlığı nasıl izin verir?

TDP Milletvekili Mustafa Emiroğluları, keşke yukarıda yazdığımız ifadeleri söylememiş olsaydı ve Meclis’te dün şu sorgulamayı yapsaydı;

Maliye Bakanı nasıl izin verir veya göz yumar bir çalışanının nöbet kulübesinde yaşamasına, yerleşmesine?

Üstelik bu birkaç günlük bir ‘barınma’ ihtiyacı da değildi söz konusu olan!..

 


TDP kurultaya hazırlanıyor

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) bu Pazar Kurultayı’nı gerçekleştiriyor. İlçe kongrelerini tamamlamaya çalışan TDP, ardından Kurultay ile yeni Parti Meclisi’ni ve organlarını belirleyecek.

Bir başka başkan adayının çıkmaması üzerine, ki TDP’de şuan öyle bir hava yok, TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, tekrardan başkanlık görevini yürütecek.

 


Kötülük

 

“Greentreeimiş… Memlekette kimin umurunda… Kıbrıs sorunuymuş, kimin derdi Allah aşkına. Hele de elektriksizlik parasızlık daha da ötesi, kötülük varken…

Asgari kötülük:

Benzin her gün zamlanır. Yanında mazot da lamba suyu da tabii.

Dolar yükselir. Euro ve sterlinin de ondan kalır yanı yok.

Araba ruhsatlarına, elektriğe, harçlara pullara hükümetçe oturtulan zamlar da işin ekstrası…

Para ve enerji kaynaklarının maliyet artışı, doğal olarak genel tüketim maddelerine de yansıyor.

Yani işin Türkçe’si, yaşam daha da pahalı oluyor. Olay o kadar aleni ki bunu tespit etmek için hesap uzmanı olmak da gerekmiyor. Gel gör ki ilkokul çocuklarının bile fark ettiği olayı, başta hükümet olmak üzere hiçbir yetkili göremiyor. Görmek istemiyor.

Asgari ücret artırılmıyor. Emekçinin emeğinin değeri tüm bu saydığım zamlara karşın artırılmıyor.”

 

BÜLENT DİZDARLI

 


Bunca eziyete ne gerek vardı

“Aslında, elektrikte geldiğimiz noktanın başka türlü olması beklenemezdi. 

Yolsuzluk, vurgun, ihalesiz mal alımı iddiaları…

Yağma Hasan’ın böreği gibi bedava elektrik dağıtılması…

Hatırlıların borçlarına göz yumulması…

Elektrik Kurumu’nun bugünkü hazin sonunu hazırladı.

Suyu sıkılmış bir limondan farkı yok!   

Meclisin gündeminde, ‘Belediyelerin elektrik borçlarının kısmen bağışlanmasını’ öngören yasa tasarısı var.

28 belediyenin toplam 163 milyon TL tutarındaki elektrik borçlarının önemli bir kısmının bağışlanması düşünülüyor.

Bu kadar basit mi? 

Evet!

Defterden silinecek olup bitecek!

Nasıl olsa, faturalarını hiç aksatmadan kuruşuna kadar ödeyen vatandaşın cebi karşılar bunu.”

 

BİLBAY EMİNOĞLU

 

 


 

Dikta gölgesinde demokrasi olmaz!

 

“Hiç bu kadar ezik hissetmemiştik kendimizi. Baskı hiç bu kadar germemiş, yormamıştı bizi. Savaş yıllarında bile umutlarımız vardı. Umutlarımız yolumuzu aydınlatıyordu. Oysa şimdi halka rağmen, halktan yükselen acı haykırış seslerine rağmen yolumuzu karartmaya çalışanlar var.

O elektrik santralini biz ödedik!

O santralin parası çatır çatır aylarca “katkı payı” adı altında bizden kesildi. Şimdi bize ait olanı, bizden izin almaksızın birilerine hediye edemezsiniz. Alın terimizle, Güney’e elektrik konusunda muhtaç olmamak bahanesi ile kurulan santrali halktan alıp birilerine devretmek de ne demek şimdi?

Bana ait olanı, benim rızam olmadan vermek, satmak, devretmek de ne demek?”

 

ÇİĞDEM DÜRÜST

 


 

“Babaanne, Sen Evlenirken Dedemden Elektrik Aldın mı? Babaannem: Yok Yavrum Bizim Zamanımızda Gaz Lambası Vardı:))”

Mehmet Kanat’ın profilinden

***

“Komik ülkeyiz, kendisi başarılı eylem ortaya koyamaz, örgütleyemez, hatta yapılan eylemlerin bir kısmına katılmaz ama başkasının eylemi üzerinden devrim hayalleri kurar, eylemi gerçekte örgütleyenlerin kendi koşulları içinde konuyu değerlendirip aldıkları kararları ise ihanet olarak adlandırır, sonra da ortalığa karamsar yazılar yazıp durur. Herkesin emeğine göz dikeceğinize, kendi devriminizi örgütleyin en büyük sol, sosyalist, komünist, facebook devrimcileri!”

Murat Kanatlı’nın profilinden

 


 

“Halkı kandıramazsınız. Halk gerçekleri gördü artık. Ayakta durmak için bazı tedbirler gerekiyordu… Doğruyu yaptığımıza inanıyoruz. Önemli olan devletin ayakta kalması ve istikrar sağlanmasıdır.”

 

ERSİN TATAR (Maliye Bakanı)

 

 


“Kaçıncısı olduğunu unuttuğumuz bu veya buna benzer kabul edilmez çıkışlar karşısında sessiz kalan UBP Hükümeti ve Başbakanının kendisi kadar makamını da hedef alan bu açıklama karşısında daha ne kadar sessiz kalacağını merakla bekliyoruz.”

Özkan YORGANCIOĞLU (CTP Genel Başkanı)

 

 

 


GÜNÜN FOTOSU

 

Eşler birbirinin elini tutsaydı;

a- Resmiyete gölge düşecekti

b- Devletin ciddiyeti tehlikeye atılmış olacaktı

c- Çocuklara kötü örnek olacaktı

 

(Turgut Denizgil’in paylaşımı)

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1674 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler