1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. FOTOĞRAF VE KERİM BELET
FOTOĞRAF VE KERİM BELET

FOTOĞRAF VE KERİM BELET

Filiz Uzun: Kerim Belet… Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun… 2008 yılından beridir serbest fotoğrafçılıkla hayatını kazanıyor

A+A-

 


Kerim Belet…  Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi  Radyo-Televizyon-Sinema  bölümünden mezun… 2008 yılından beridir serbest fotoğrafçılıkla hayatını kazanıyor.


Filiz Uzun


Daha önceki yazılarımı takip edenler bilirler anıları severim ben, geçmişimi hatırlamayı, acılarımı, sevinçlerimi belleğimde yaşatmayı ve canlı tutmayı...
Bazen o kadar anı biriktiririz ki  maalesef sığdıramayız hepsini belleğimize.
Böyle zamanlarda hemen fotoğraf albümlerimize bakarız. Çocukluk yıllarımızı, okul yıllarımızı, gençliğimizi, üniversite yıllarımızı ve o dönemlerdeki dostlarımızı, arkadaşlarımızı hatırlarız bakarken… Son zamanlarda değişse de fotoğraf alışkanlıkları, yine de ölümsüzleşir anlar…
Fotoğrafların diğer bir iyi yanı ise tarihtir, hepsi çekilen dönemlere ait bire bir belgedirler. O dönemin modasını görürüz mesela. Ya da ülke şartlarını, önemli toplantıların şahitlerini…
Hemen hemen her kadın da sever fotoğraf çekmeyi. Genellikle de çocuklarının her anını ölümsüzleştirmek isterler büyüdüklerinde göstermek için. Nedense tüm erkeklerde de vardır fotoğraf çektirmeye karşı bir negatiflikleri, sevmezler pek. Çekmekten daha fazla haz alırlar.
Tabii en önemlisi fotoğrafı çekendir bana göre. Nasıl baktığı ve ne gördüğü önemlidir benim için. Kerim Belet’in fotoğraflarını gördüğümde çok şaşırmış ve  şunu düşünmüştüm. Fotoğrafını çektiği kişiler arasında bir bağ olmalı. Bu insanları çok yakından tanıyor olmalı. Çünkü çektiği ve yakaladığı anlar insanların kişiliklerini yansıtıyordu.  Ya da bana o duyguyu vermişti. Bu yüzden ben onu tanımak istedim açıkçası. Sohbetimiz boyunca da şaşırdığım anlar oldu.
Umarım yakında  fotoğraf sergileri çoğalır ülkemizde ve profesyonel ellerden çekilen güzel fotoğrafları göreceğimiz galeriler çoğalır. Kim bilir belki yakındır ……..
-----------------------------



"Eski ile yeni… Bir ruhsuzlaşma, bir yabancılaşma var"


Kerim Belet kimdir?

2008 yılından beridir serbest fotoğrafçılıkla hayatımı kazanıyorum.  Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi  Radyo-Televizyon-Sinema  bölümünden mezunum. Fotoğrafçılık öncelikle hobi olarak başladı ve uzunca bir süre de öyle devam etti. Üniversitenin bitimine yakın fotoğrafla ilgili boşluğa girdim. Ve bir süre fotoğraf çekmeye ara verdim. Tekrardan başlamam  şimdiki eşim o zamanlar sevgilimin  teşvikiyle  oldu.  

Neden radyo sinema değil de fotoğrafçılığı seçtin?

Aslında bu kararı öyle kolay almadım. Üniversiteye girerken de daha sonraları da bu ikilemi çok yaşadım.  Fotoğrafçılık benim doğru seçimim mi acaba? Yaparken hem keyif alacağım hem de hayatımı idame ettirebileceğim bir iş mi diye çok düşündüm. Ve sanırım doğru kararı verdim. Yaklaşık 4-5 yıldır da fotoğrafçılık alanında kendimi geliştirip ilerliyorum.

Ailende fotoğrafçılık yapan var mı?

Hayır yok.

Eskiden fotoğrafçı denmekteydi şimdilerde ise fotoğraf sanatçısı deniliyor? Arasındaki fark nedir sence?

Aslında bu ayrım bizde var. Normalde fotoğrafçı denilir. Fotoğrafı sanat için yapanlar var, evet, fakat fotoğrafçılık tüm dünyada dallara ayrılmıştır. Fotoğrafçılıkta da branşlaşma var ve açıkçası her alanda her fotoğrafçının iyi olması beklenemez. Mesela moda fotoğrafçısı vardır, yemek, araba  fotoğrafçısı vardır, doğa fotoğrafçıları vardır.  Doğa fotoğrafçısı olan biri moda fotoğrafları çekmez.

Birçok ülkede fotoğrafçılıkta branşlaşma var da bizde durum nedir?

Bizde maalesef böyle bir branşlaşma yoktur. Bizde fotoğrafçı her alanda fotoğraf çekebilir. Ve bazı alanlar zaten yoktur.

Peki sen nasıl bir fotoğrafçısın? Profesyonel fotoğrafçı  mısın? Yani hayatını sadece fotoğraf çekimiyle mi kazanıyorsun?

Ben serbest fotoğrafçılık yapıyorum. Keşke sadece bu alanda  fotoğraf çekiyorum diyebilseydim ama maalesef bunu diyemiyorum. Çünkü ben burada sadece moda fotoğrafçısıyım desem hayatımı bu alanda devam ettiremem.  Zaten böyle bir alan da şu an bizde yok.

Doğa fotoğrafçısı var mıdır bizde?

Doğa resimleri çekmek, hobi olarak yapılmaktadır bizde. Ve birçok kişi de yapmaktadır zaten ama bu yine amatör olarak yapılmaktadır. Dünyadaki gibi değil.

Doğa fotoğrafı derken sadece manzara resimleri çekenler değildir sanırım. Dünyada doğa fotoğrafçıları aylarca Afrika’da kalıp sadece aslanları ya da filleri çekebiliyorlar. Bizde şartlar yeterli midir?

Dünyadaki fotoğrafçılara baktığımızda doğa fotoğrafçıları da dallara ayrılır. Mesela sadece kuş resmi çeken fotoğrafçılar var. Ya da yılanları. Makro fotoğrafçılar var mesela bizde ya da manzara resimleri çekenler var sayıları da bayağı fazladır. Sergi yapılsa belki de resimler hemen hemen aynı olabilir. Ben de aslında fotoğrafçılığın ülkemizde de artık değişmesini istiyorum. Branşlaşmanın olmasını. Özellikle resim yarışmalarında mesela konunun belirlenmesi gerekmektedir.

Eskiden fotoğraflar ve albümler vardı. Şimdi ise dijital resimler çekiliyor ve bilgisayarlarda saklanıyor. Sanki eskiden daha mı iyi muhafaza ediliyordu? Eski ile yeniyi kıyaslarsak hangisi daha iyi? Fotoğraf basımı artık sanırım kalmıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Aslında çok fark yoktur aralarında anıları önemli olan kişiler fotoğraf albümlerini sakladıkları gibi dijital çektikleri resimleri de teknolojik aletlerde yedekleme yaparlar ve iyi arşivlerler. Pek bir şey değişmedi diye düşünüyorum ben. Burada önemli olan anılarınıza ve resimlerinize ne kadar sahip çıktığınızla ilgilidir. Eski ile yeniyi kıyasladığımızda haklısınız bu birçok alanda olduğu gibi bir ruhsuzlaşma durumu vardır. Bir anın yüzlerce kez fotoğrafı çekilebiliyor. Eskiden o zamana ait bir tek resim olurdu ve daha değerli olabiliyordu. Fakat bu her alanda böyle, her şeyden yabancılaşma ve ruhsuzluk söz konusudur.

En çok ne tür fotoğraflar çekmekten keyif alırsınız?

İlk zamanlar insanlara yaklaşıp resimlerini çekmeye çekinirdim. Yaşadığımız toplum da buna alışkın değildi. Örneğin çok ünlü bir fotoğrafçı Türkiye'de balıkçıların resmini çekmeye çalışırken dövülmüştü. Böyle bir yapı vardı. Ama bu zamanla kırılıyor sanırım. Benim merağım portrelerden çok  ilişkilendirerek eşyaların resimlerini çekmek. Son zamanlarda da bunu yapıyorum bunun dışında yeni yeni portre çekimlerine ısınmaya başladım. Bu alana eğiliyorum. Keşke şartlar elverse de moda çekebilsem. Şu an yelpazem geniş, çünkü bunu yapmak zorundayım hayatımı devam ettirebilmem için. Branşlaşmanın olmaması nedeniyle. Bunun dışında reklam çekimleri, ürün çekimleri,  portre çekimler (model bulursam) yapıyorum.

Eskiden özel zamanlarda tüm aile en şık giysilerini giyer ve fotoğrafçıya giderdi o anı ölümsüzleştirmek için hala var mıdır sizce böyle çekimler?

Sanırım fotoğraf stüdyoları bu ihtiyaçları karşılıyor. Ama bana bu taleple gelen yok. Benim kişisel özelliğimden olsa gerek anılarla çok bağlantım yok. Eskiden kalan resimlerime dönüp baktığımı ya da büyütüp duvarıma astığımı hatırlamıyorum.   Hatta eski çektiğim resimleri çok acımasızca eleştirdiğim için bakmamayı da tercih ediyorum açıkçası ama resimleri arşivlemeye özen gösteriyorum.

Sürekli makinenle mi geziyorsun? Her an resim çekme durumun var mıdır yani?

Bunu yaptığım bir dönem oldu ki üniversite yıllarımdı. Her yere taşırdım, her an makinem yanımdaydı. Sanırım meslek olarak yapmaya başlayınca durum biraz değişebiliyor. Bazen alırım bazen almam. Ama yanıma almadığım zamanlar daha çok.

Eskiden 24’lük, 36’lık satılan filmler satılırdı. Şu an ise dijital ve sınırsız resim çekebiliyorsun. Bir anı beş yüz kez çekebiliyoruz. Anı yakalamaksa amaç sizce amaçtan çıkılmıyor mu?

Evet, aslında eskiden deklanşöre basarken düşünerek basardınız. Ama şu an ben bunu yapmıyorum mesela.  Sınırsız olanağım olsa da doğru açıyı yakaladığınızda çok da fazla çekmeye gerek yok sanırım. Bazı zamanlar da vardır ki her saniyeyi fotoğraflamak istersiniz. Bunu özellikle doğa fotoğrafçıları yapar. Ama ben genellikle 1-2 kez çekmekle kalırım bu bana özgü birşeydir.





"Düğün fotoğrafçılığında  anlayış değişiyor"

Düğünlere gidip fotoğraf çekiyor musun? Yoksa düğün sahipleri sana gelip bir konsept belirleyip mi çekiyorsun?

Ben ve benim gibi birkaç arkadaşım sayesinde yapı değişiyor biraz. Stüdyolarda ve bizim gibi serbest çalışan fotoğrafçılarda durum farklıdır. Stüdyo sahibi olanların yanında çalışanları vardır ve salona  da çalışanları gider ve tebrik boyunca da her an çekilir. Ama ben tek başıma çalıştığım için bunu yapmıyoruz. Açıkçası dünyadaki olayı buraya adapte etmeyi çok isterdim. Düğün hikaye şeklinde başlayıp en son ana kadar çekilir. Belgesel tadındadır. Gündüz hazırlık döneminden başlayıp düğünün son anına kadar çekilir. Bizde de bunu yapmaya çabalıyorum. Bunu herkes kabul etmiyor. Kabul edenler henüz az. Umarım artacaktır. Düğün konseptleri de artık değişmeye başlıyor. Gençler sanırım değişimi başlatıyor. Gelinliklerde pek değişemesek de konsept değişiyor. Yemekli veya kokteyl şeklinde yapanlar var artık. Bu konseptteki çekimler benim için daha iyi oluyor.

 

Peki size gelip resim çektirmek isteyenlerle nasıl çalışıyorsunuz? Konsepte siz mi yoksa  birlikte mi karar veriyorsunuz?

Açıkçası çoğu zaman bir konsept olmuyor. Genellikle bir reklam çekilecekse bunu ajans belirler. Kişilerle portre çekimi yapacaksak eğer kişiyle öncesinde buluşup kişiyi tanıyıp birlikte karar veriyoruz. Ama diyeceksiniz ki böyle olaylar oluyor mu? 3-4 yıl içinde 3-4 kez böyle bir şey yaptık. Bu tür konseptli resimler çekeceğimiz çok kişi gelmiyor henüz bize.

Çektiğin gelin-damat resimlerinde mesela öpüşerek çektiklerin var. Bu kişileri tanıyor muydun önceden,herkes bu pozu kabul ediyor mu?

Hemen hemen çektiğim her gelin-damat fotoğraflarında deniyorum bu pozu.  Genellikle pozlara birlikte karar veriyoruz ama ben de fikrimi söylüyorum. Çiftin kişisel özellikleri de önemli tabii.

Fotoğraf sergilerin oldu mu? Kişisel bir sergi planın var mı?

Kişisel sergim olmadı ama ortak sergilerim oldu. Tağmaç Çankaya ile birlikte bir fotoğraf sergimiz oldu geçen sene.  Fakat kişisel sergi açacak kadar şu an bir çalışmam yok. Açıkçası kendime ve sanata çok fazla zaman ayıramıyorum.

Fotoğrafçılık dersleri veriyor musun?

Dersimiz temel fotoğrafçılık dersidir. Ledra-Art’ta devam ediyor derslerimiz. Derse gelecek olanların kamerası olması gerekiyor. Profesyonel olmasına gerek yok dersler için şu an. Teorik dersler devam ediyor daha sonra alan çalışmalarımız da olacaktır.

Son zamanlarda herkesin elinde bir kamera var ve birçok kişide de bu merak başladı? Sizce bu merakın bir anda bu kadar artmasının nedeni nedir?

Açıkçası bu ilginin nedenini ben de bilmiyorum. Son 2-3 senede bu ilgi arttı ve özellikle bayanlarda daha fazla. Özellikle benim derslerime gelenlerin büyük çoğunluğu bayanlardır.  İlk ders grubum yarı yarıyaydı ama 5. kursta nerdeyse tamamı bayan. Sanırım sektörde  açık olduğu için iş imkanı olarak da düşünülüyor. Düğünlerde, doğumlarda fotoğrafçılık talepleri artmaya başladı. Genellikle derse gelenlere de sorarım amaçları ne diye genellikle hobi olarak yapmak isterler. Çok azı da fotoğrafçılık okumak isteyenlerden oluşur.

Dersleriniz genellikle fotoğraf çekimiyle ilgili midir? Fotoğraf basımı da öğretiyor musunuz?

Şu an verdiğimiz ders dijital fotoğraf üzerinedir. Temel fotoğrafçılık öğretiyoruz karanlık odada basım öğretmiyoruz. Karanlık odadan aydınlık odaya bir geçiş oldu. Artık stüdyolarda bile makinelerde dijital ortama geçiriliyor. Fotoğraf basımı kalmadı artık.

Yaratıcılıkta sınır yok fakat çekimleriniz için yetersiz kaldığınız oluyor mu?

Evet dünyanın her yerinde fotoğraf çekimleri için bir çok materyal var fakat bizde henüz böyle bir sektör gelişmediği için tıkandığımız oluyor. En önemlisi model bulmakta zorlanıyoruz. Yaratıcılığı kullanabilmek için modele ihtiyaç var ama bize gelip resim çektirmek isteyen yok denecek kadar az. Bu güne kadar eş dostla çekimler yaptık, talebin artması tek ümidim. Bu güne kadar 3 bayan talep etti ve onlarla çekim yaptık ama sanırım insanlar bu konuda cesaretsiz.

Modern fotoğrafçılıkta materyallerin önemli olduğu gibi model için kuaför ve makyöz de çok önemlidir. Birlikte çalıştığınız böyle bir ekibiniz var mı?

Zaman zaman oluyor bu alanda çalışmak için… Eğitim almış makyöz ve kuaför arkadaşlar var ihtiyaç duyduğumuzda birlikte çalışıyoruz. Bu alan daha çok yeni olduğundan gelişmekte olan bir sektör.  Ama sahne makyajı konusunda eğitim alan arkadaşlarımız var.

Birçok meslekte olduğu gibi fotoğrafçılıkta da ekip çalışması önemlidir değil mi?

Kesinlikle. Dünyada kimse tek başına iyi fotoğraflar çekemez. Bu iş bir ekip işidir. Mesela yemek fotoğrafçılığında. Fotoğrafçıya malzemeyi hazırlayan şef vardır. Tabağı veya masayı dizayn eden stilist vardır. Ya da model çeken bir fotoğrafçıyla çalışan bir model, kıyafeti çizen, diken ve dizayn eden modacı veya stilist vardır. Kimse tek başına güzel resimler çekmiyor yani. Bizde öyle bir branşlaşma olmadığından birlikte çalışacağımız profesyonel kişileri bulmakta da zorlanıyoruz.

Sanatsal sergilere güzel yaratıcılıklar görmeye aç bir toplum olduğumuzu düşünüyorum ben… Güzel şeyler sunulursa izleyici de gelecektir bence, ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Ben açıkçası buna çok da fazla katılmıyorum. Evet meraklıları var fakat sayı o  kadar da fazla değil bence. Merakın nasıl algılandığı da önemli. Merak o sergiyi gelip izlemesi mi? Yoksa o sanatçıya saygı duyup gelip eserlerini satın alması ve o sanatçının hayatını devam ettirip yine yaratıcı işler yapmasına olanak tanıması mı? Bunu tartışmak gerekir.

Bunun adım adım olduğunu düşünüyorum ben önce görecek, başka başka sanatçıların da sergilerini izleyecek, daha sonra kıyas yapacak ve iyi işleri farkettiği zaman da satın alacak. Öyle değil midir sizce de?

Bir sanatçı sanatını icra ederken insanlar bunu beğenecek mi diye düşünmemeli. Yaratıcılığı öldürüyor bu. Ama toplum sanatçıyı buna itiyor burda. Yenilikleri kabul etmek kolay olmuyor. Umarım bu durum değişir ve bu alanda daha da ilerleriz.

Son sözleriniz?

Fotoğrafçılık açısından zor bir memlekette yaşadığımızı düşünüyorum açıkçası. Gerek olanaklar gerekse yapı olarak. Mesela yarattığınız bir konsepti yaratmak için alt yapıyı kurarken model malzeme sıkıntı yaşıyoruz. İnsanlardan fotoğraf çekimine karşı daha sıcak bakmalarını umut ediyorum.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 885 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler