1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Firardaki Düşler…
Firardaki Düşler…

Firardaki Düşler…

Yürüyorum ellerim ceplerimde, Birikmiş kayıt dışı Düş’lerimle, Sağdan soldan yaşanmışlıklarla, Ondan bundan birikmişliklerle, Geliyorum sana yükü ağır bir çuval ile… Vakit henüz çok erken, Zehirli öpüşler, Ölümbaz kelimeler, Birikm

A+A-

 

 

Yürüyorum ellerim ceplerimde,

Birikmiş kayıt dışı Düş’lerimle,

Sağdan soldan yaşanmışlıklarla,

Ondan bundan birikmişliklerle,

Geliyorum sana yükü ağır bir çuval ile…

 

Vakit henüz çok erken,

Zehirli öpüşler,

Ölümbaz kelimeler,

Birikmiş ceplerimde,

Ha şimdi, ha birazdan,

Fırlatıp atacağım…

 

Çok değil,

Bir vakit önce,

Küçük bir çocuk gördüm,

Mor dağların ülkesinde,

Bekliyordu firari babasını,

Hiç daha evvelden görmediğim,

Tanık olmadığım bir umutla bakıyordu dağlara,

Tıpkı benim seni beklediğim gibi umut ve hüzünle…

 

İnsan ne zaman çaresiz kalır,

Böyle sıradan bir soru sormak,

Ve buna cevap beklemek

Her ne kadar tuhaf ve garip görünse bile,

Birçoğumuzun bunu düşündüğünü biliyorum,

Tıpkı babasını bekleyen çocuk gibi,

Tıpkı benim seni beklediğim gibi…

 

Her gidişin dönüşü olur mu?

Her bitişin başlangıcı olur mu?

İnsan niye gider?

Geri dönebilmek için mi?

Yoksa kalmak için mi?

Yoksa geri dönebilme hakkını kullanabilmek için…

 

Yürüyorum ellerim ceplerimde,

Birikmiş kayıt dışı Düş’lerimle,

Sağdan soldan yaşanmışlıklarla,

Ondan bundan birikmişliklerle

Geliyorum sana yükü ağır bir çuval ile…

 

Senden giderken ben,

Gittiğim yer senden uzakta değildi,

Sadece hiç olmayan bir yer,

Sadece bilinmeyen ve görünmeyen bir yer,

Tüm işgal olmuş coğrafyalardan kopup gelen ihanetler gibi,

Düştüm çaresizce mor dağlardan…


Sana ayak uydurmaya çalışıyorum,

Ellerim ceplerimde ihanet kokan kâğıtlarla,

Seni ve kendimi suçüstü yakalıyorum,

Kan kokan ismi olmayan bir şehirde,

Çok üşüyorum,

Yalanlarla çevrelenmiş sınırlarda,

Ben sadece seni istiyorum,

Gözlerim firarda…


Bu şehirde her yağmur yağdığında,

Ben kendime ağlarım,

Aklıma düşer babasını bekleyen çocuk,

Aklıma düşer seni masum bir şekilde bekleyişlerim,

Ağzımda ismin,

Nicedir sayıklıyorum seni,

Nicedir farkındayım,

Öpmüyorsun beni…

 

Birbirimizden ayrı düşler kuruyoruz,

Boş duraklarda,

Oysa ben sana gelecektim,

Gel deseydin…

 

Bir gün gelecek,

Dönüşün olacak,

Sevdiğin sonbahar mevsiminde,

Bakışların beni kimsenin görmediği gibi görecek,

Gözlerin beni kimsenin soymadığı gibi soyacak…

 

İnsan ne zaman çaresiz kalır,

Böyle sıradan bir soru sormak,

Ve buna cevap beklemek

Her ne kadar tuhaf ve garip görünse bile,

Birçoğumuzun bunu düşündüğünü biliyorum,

Tıpkı babasını bekleyen çocuk gibi,

Tıpkı benim seni beklediğim gibi…

 

Senin hiç görmediğim,

Senin hiç tatmadığım,

Ve senin hiç bilmediğim yüreğine uzanıyorum,

Sevdiğin sonbahar mevsimiyle…



Her şey ölü bir toprağa dönüşüyor,

Tıpkı gecenin örtüsü gibi,

Mevsim değiştikçe sensizlik de çoğalıyor,

Mevsimler değiştikçe korkularım da artıyor,

Sensizlikten…

 

Her eksiliş beni senden daha da koparıyor,

Bakışlarım birikmiş kayıt dışı Düş’lerle,

Senden giderken ben,

Gittiğim yer senden uzakta değil,

Gittiğim yer varlığı olmayan bir yer,

Tüm işgal olmuş coğrafyalardan kopup gelen ihanetler gibi,

Düştüm çaresizce mor dağlardan…

 

Bir gün gelecek,

Dönüşün olacak,

Sevdiğin sonbahar mevsiminde,

Bakışların beni kimsenin görmediği gibi görecek,

Gözlerin beni kimsenin soymadığı gibi soyacak…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1001 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler