1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'FİLMİN BÖYLE GELİŞECEĞİ BELLİYDİ'
FİLMİN BÖYLE GELİŞECEĞİ BELLİYDİ

'FİLMİN BÖYLE GELİŞECEĞİ BELLİYDİ'

II. Cumhurbaşkanı Talat, bugün katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

A+A-

 

 

II. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs müzakereleriyle ilgili olarak “başından, bu filmin sonunun böyle geleceğinin bilindiğini” belirterek, Rum tarafının çözüm için acelesi olmadığını, sürükleyici olması gereken tarafın Türk tarafı olması gerektiğinin açık olduğunu, ancak sürecin böyle gelişmeyerek bir tıkanıklığa doğru hızla gittiğini, hatta aslında tıkanıklığın halen gerçekleştiğini ama uzatmaların oynandığını kaydetti.

Şimdi her iki tarafça da yürütülen politikanın “uyutma ve suçu diğer tarafa yıkma politikası” olduğunu savunan Talat, bu maçın 0-0 bitmesi halinde bile Türk tarafının kaybedeceğini, çünkü tanınmamaya devam edeceğini, izolasyonun süreceğini; Kıbrıs Türk tarafını kurtaracak tek şeyin çözüm olduğunu söyledi.

Ofisinden yapılan açıklamaya göre, II. Cumhurbaşkanı Talat, bugün katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

Talat, BM tarafından Türk tarafının suçlanması halinde bugüne kadar elde edilen prestijin de yerle bir olacağını, dünyada elde edilen moral üstünlüğün kaybolacağını ve bunun adım adım AİHM kararlarına kadar yansıyacağını ifade etti. Talat, çünkü AİHM’in bütün öngörülerinin çözümle bağlı olduğunu ve AİHM’in bugünkü tutumunun Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesini ifade etmesinden kaynaklandığını savundu.

DOWNER KONUSU

Süreç Türk tarafı suçlanmadan bitse bile Türk tarafının zarar göreceğini ileri süren Talat, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Downer’in Türk tarafına karşı tutumunun sorulması üzerine, bundan bir sinyal alınması gerektiğini söyleyerek, “Downer doğru bir şey yapıyor. Onun görevi süreci başarıya ulaştırmaktır ve bunun için her çabayı göstermesi boynunun borcudur. Bu bağlamda siyasi partilerle, sendikalarla, sivil toplumla görüşmek görevinin bir parçasıdır” dedi.

Talat, ülkede büyük bir kaos yaşandığını, ekonominin kötü olduğunu, insanların gelecek endişesi yaşadığını kaydederek, “görev, çözümle halkımızı gelecek belirsizliğinden kurtarmaktır” diye konuştu.

1 TEMMUZ’DAN SONRASI

1 Temmuz’dan sonra belki yumuşak bir geçiş dönemi olabileceğini, bu konuda çok seçenekler olduğunu belirten Talat, ancak bunların hiçbirinin Kıbrıs Türkünün sıkıntılarını gideremeyeceğini söyledi. II. Cumhurbaşkanı, yabancı ülke liderlerinin ve diplomatların “hayatın gerçeğini” yıllardır ifade ettiklerini, bunun da tanınmış durumda olan tarafın Rum tarafı olduğu gerçeği olduğunu söyledi. Talat, dolayısıyla Türk tarafının hep atak durumunda olması gerektiğini anlattı.

Çapraz oya bir kez daha değinen Talat, çapraz oyun sadece dönüşümlü olarak görev yapacak Başkanların seçiminde kullanılacak bir sistem olduğuna işaret etti ve bu konudaki görüşlerini bir kez daha yineledi.

REFERANDUM

Ülkede referandum yapılması hususundaki görüşü sorulan II. Cumhurbaşkanı Talat, böyle bir referandumun ancak anket düzeyinde olabileceğini ifade ederek, “farz edin ki bundan halkın iki devlet istediği ortaya çıktı. Peki, tanınmadıktan sonra ne olacak?” dedi.

TC AB Bakanı Egemen Bağış’ın kırgın olduğunu ifade etmesinin sorulması üzerine Talat, bunun doğal olduğunu ve herkesin hassasiyetlere dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Niye böyle konuşmaların yapıldığını anlamadığını dile getiren Talat, “Burada Rum sempatizanı yoktur” diyerek, “burada sadece Kıbrıs Türkünün geleceğiyle ilgili farklı düşünen insanlar vardır. Ama bütün bu huzursuzluklar göstermektedir ki ciddi bir iletişimsizlik söz konusudur” şeklinde devam etti.

“ÖNEMLİ OLAN LİDERİN TUTUMU”

Cumhurbaşkanlığı’na Özel Temsilci Kudret Özersay gibi bir miras bıraktığının ifade edilmesi üzerine Talat, önemli olanın liderin tutumu olduğunu, yönlendirmeyi ve motivasyonu onun sağlaması gerektiğini söyledi. Görüşme sürecinin içeriği ile ilgili hiçbir siyasi liderlik açıklamasının olmadığına dikkat çeken Talat, teknik düzeyde de heyete liderlik yapacak olanın Cumhurbaşkanı olduğunu söyledi.

Siyasette aktifleşeceğine yönelik bir açıklamasının olduğunun sorulması üzerine Talat, “Elbette daha aktif olmam gerekiyor. Kıbrıs Türk halkı büyük bir kaosa doğru ilerliyor ve bu kaostan kurtulmanın nasıl olacağının tartışmasına ben de katkı koymalıyım. Halkın sorunlarıyla daha fazla ilgilenmeliyim. En basitinden bakın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü geldi geçti. Birkaç içerikli etkinlik dışında yetkililerin eşlerinin çay partileri ve yemek seansları dışında hiçbir şey yapılmadı. Kadınlar melektir, çiçektir, onlar olmadan hayat çekilmez gibi sıradan şeyler dışında bir şey duymadık. 8 Mart öyle bir yavanlaştırıldı ki tüm anlamı soyulup kurumuş bir kalıntı haline getirildi. Kadınlar Günü nedeni ile verilen çay partileri ve yemekler de maşallah basında en büyük yeri almayı başardı” dedi.

CTP-ÖRP döneminde Eski Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın bir programda iddia ettiği gibi aralarında çelişki olup olmadığı yolunda bir soruya cevap veren Talat, bir tek İtalya’da KKTC Temsilciliğinin açılması konusunda sorun yaşandığını anlattı. Talat, hiçbir KKTC Temsilciliğinin törenle açılmadığına dikkat çekerek, tören yapılacağının duyulmasından sonra İtalya Dışişleri Bakanlığından çeşitli tepkiler aldığını ve bunu Avcı ile konuştuklarını söyledi. II. Cumhurbaşkanı, sonuçta İtalya hükümetinin açıklama yaptığını ve kendilerinin sadece Kıbrıs Cumhuriyetini tanıdıklarını ve açılan temsilciliğin de ticari olarak açıldığını duyurduklarını hatırlattı. Talat, “Böylece kaybımızın kazancımızdan fazla olduğunu” ifade etti.

Şimdiki Dışişleri Bakanı Özgürgün’ün İsveç Temsilciliğinin açılışına katılmamasının eleştirildiğinin hatırlatılması üzerine Talat, “Bu nedenle gitmemişse Sayın Özgürgün doğru yapmıştır” dedi.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 749 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler