1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. FİKRİCAN KAYIKÇI
FİKRİCAN KAYIKÇI

FİKRİCAN KAYIKÇI

Şarkı söylemek onun için bir tutku, hayatın anlamı… Genç yaşta besteler yapıp, yarışmalarda dereceler almış başarılı bir müzisyen…

A+A-

 

 

 

 

Didem MENTEŞ

 

“Gitarı her gün elime almazsam kendimi kötü hissederim”… Bu sözlerin sahibi kendini müziğe adamış kaliteli bir ses, idealist bir kişiliğe sahip Kıbrıslı genç bir müzisyen…  Müziği müzik yapmak için değil, melodileri hissederek ‘en’ olabilmek için önüne hedefler koymuş bir ses… Ailesinin büyük desteğiyle küçük yaşta başladığı müzik hayatına, 21 yaşında henüz yedi beste sığdırmış başarılı genç bir bestekâr… Türkiye’den gelen önemli müzik insanlarının oluşturduğu bir jüride finale kalarak büyük başarı elde etmiş değerli bir yetenek… O, Kıbrıs adasının kazandığı, ilerde ayakta gururla alkışlayacağı bir melodi insanı, Fikrican Kayıkçı…

 

HEM MÜZİSYEN HEM HUKUKÇU

 

31 Ağustos 1991 yılında Lefkoşa’da dünyaya gelen Fikrican Kayıkçı, Gönyeli İlkokulu, Bayraktar Türk Maarif Koleji ve Türk Maarif Koleji’nde ilk ve orta eğitimini tamamladıktan sonra şu anda Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitim görüyor. Müzik başarısı yanında ilerde iyi bir hukukçu olabilmek için eğitimini en iyi şekilde sürdüren Fikrican, başarı için kariyerin önemli olduğuna inanan bir kişilik. 4 yaşında kemanla başladığı müziğe şu anda solist olarak devam eden Fikrican, müzikteki idealinin büyük sanatçı Bonjovi olduğunu söylüyor.

 

ENSTRÜMANLARIN YERİNİ SOLİSTLİK ALIYOR

 

“Ailemin yönlendirmesiyle 4 yaşında keman çalarak müziğe başladım. 5 yıl keman çaldım, ilkokuldayken şarkı bile söylemezdim. Ortaokula başladığım zaman piyano çalmaya başladım ve bir yıl devam ettim. Ama benim aklım hep gitardaydı. Hep elinde gitar çalan adamlar hayal ederdim. O zamanlar Haluk Levent’i beğenirdim. Bana en çok rock müziği hitap ediyordu. Daha sonra Türkiye’de pop müziğin gelişmesiyle idol almaya başladığım adamlar çıkmaya başladı. Ortaokulda şarkı söylemeye başladım ama evimde… Çünkü arkadaşlarım arasında söylemeye utanırdım”

 

İLK HEYECAN İLK GRUP

 

Lise yaşamına geçince müzikte bir adım daha atarak daha iyi şarkı söylemeye başlar Fikrican ve arkadaşlarıyla birlikte ilk müzik grubuna imza atar. “Aramızda solist olmadığı için aramızda en güzel ses bende olduğu için şarkı söylemeye başladım” diyerek, şarkı söylemenin gitar çalmanın önüne geçtiğini ilk kez o gün anlar genç müzisyen. İlk grubu “Alloy” ile yola çıkan Fikrican, liseler arası müzik yarışmalarında ödüller almış bir grubun da solistliğini yapmanın mutluluğunu yaşıyor. Grup arkadaşlarının eğitim için yurt dışına gitmesiyle grubun dağıldığını söyleyen Fikrican Kayıkçı, sesinin kalitesini ispatlamak üzere Kıbrıs’ta düzenlenen pop star yarışmasına katılır.

 

İLK BAŞARI…

 

Fikrican;

“Yarışmada Rafet El Roman, Yusuf Güney, Nil Burak ve Zeliha Sunal’dan oluşan jüri tarafından yüksek puan alarak finale kaldım. Ancak SMS’lerde elendim. Daha sonra yine lise arkadaşlarımla birlikte ‘Ruplag’ adında yeni bir grup kurduk. Grubumuz yaz grubuydu, daha sonra arkadaşlar yine yurt dışına gidince dağıldık. Ardından en uzun süreli devam ettiğim Grup Prestij’e solist olarak katıldım. Kuzey Kıbrıs’ın hemen hemen her bölgesinde festivallerde çalmaya başladık. Bar deneyimimiz de oldu. Benim kendi bestelerim var. ‘Gerçek Aşkım’ isimli bestem stüdyoda kayıt altına alındı. Söz yazarken ya çok mutlu ya da çok üzüntülü olacaksınız. Besteler ‘en’lerle yazılır. İlham o anlarda gelir” şeklinde anlatır müzikle olan ilişkisini…

 

BESTELER VE SOLO ALBÜM…

 

Henüz 21 yaşında olmasına rağmen yedi bestesi bulunan Fikrican, öncelikli projeleri arasında kendi ismi ön planda olan bir grup oluşturmak olduğunu söyledi. Müzik hayatında en büyük amacının solo bir albüm yapıp Türkiye çapında dinlenmek olduğunu anlatan Fikrican Kayıkçı, kendi bestelerinden oluşan 1- 2 tanesiyle de Kıbrıslı diğer sanatçılara ait bestelerden oluşan bir albüm yapmak istediğini belirtti. Albüm için bazı yerlerle kontakt kurmaya çalıştığını söyleyen Fikrican, ancak henüz net bir şey olmadığını, önce hukuk eğitimini tamamlamayı hedeflediğini anlattı.

 

İDÖLÜ, “BONJOVİ”

 

Müzik hayatı için ilerde İstanbul’a taşınmayı düşünen Fikrican, “bir yarışmaya girip başarılı olduktan sonra piyasaya girmen gerekir yoksa 6 ay sürmeden silinip gidersin. Sektörün içinde ne kadar olursan o kadar iyi olur” diyor. Müzikte ‘kalite’nin olmazsa olmazına inanan Fikrican Kayıkçı, sırf dinlemek için şarkı yapılmaması gerektiğine inanıyor. Türkiye’de Levent Yüksel ve Kenan Doğulu’yu beğenen Fikrican, hayattaki idolünün ise Bonjovi olduğunu belirtiyor. Bonjovi gibi olduğum zaman müziğe doyabileceğimi düşünüyorum. İstanbul’a gittiğim zaman bu işi layığıyla yapmak istiyorum. Ben kendim istediğim gibi işimi yapacağım, başkalarının amaçları ve istekleri için değil.” diyor.

 

MÜZİSYENE ÖNEM ŞART!

 

Genç solist, Kuzey Kıbrıs’taki müzisyenlere gereken önemin verilmediğini söylüyor. İnsanların yaptığı müziğin kalitesine bakılmadığını, çıkan albümlere önem verilerek satın alınmadığını belirten Fikrican, Kuzey Kıbrıs’ta bir müzik sektörü olmadığından yakınıyor. Kuzey Kıbrıs’ta müzisyen bir aileden gelen kişilerin piyasada daha çok yer bulduğuna inanan Fikrican, “müzikte bile torpil var” diyerek toplumun müzisyenlerine sahip çıkması gerektiğini belirtiyor. Özellikle ailelerin müzik konusunda çocuklarına destek olmasını dileyen Fikrican Kayıkçı, bunun için kendi ailesine sonsuz teşekkür ediyor.  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 650 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler