1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Fikirler size ait değilse...
Fikirler size ait değilse...

Fikirler size ait değilse...

(Dünden devam) Bu süreçte, olan biteni biraz olsun anlayabilmek için, bizim temel almamız gereken en uygun soru(lar) sanırım aşağıdaki gibi olmalıdır: :" Qui impello" (SÜRECi KIM YÖNETiYOR?) “Ortak Paradigmasal” bu yeniden yapılanma

A+A-

 

 

(Dünden devam)

 

 


Bu süreçte, olan biteni biraz olsun anlayabilmek için, bizim temel almamız gereken en uygun soru(lar) sanırım aşağıdaki gibi olmalıdır:

:" Qui impello" (SÜRECi KIM YÖNETiYOR?)

“Ortak Paradigmasal” bu yeniden yapılanma sürecini kim yönetiyor veya hareketlendiriyor?

Diğer bir ifade ile,  kontrol kimde?



Ekonominin ve siyasetin dinamiklerinin geleceklerini belirleyecek şekilde etkileşim halinde olduğu " Ortak Paradigmasal" bir sistemde olan biteni anlamaya çalışırken, kimin fayda sağladığı değil, "kimin çıkarları doğrultusunda hareket edildiği" sorulmalıdır.

Nasıl ki bir uçak düştüğünde ele geçen “Kara kutu”da gerçekten uçakta neler döndüğünü ve uçağın nasıl ve neden düştüğünü açıklamak için sonuçların  değil, nedenlerin önemli olduğu bilinir ve bu nedenler aranır; nasıl ki herhangi bir güzel veya kötü olayda ödüllendirilen veya cezalandırılan değil, eylemin ve olayın gerçekleşmesinden ya da gerçekleşmemesinden sorumlu olan bilinmeye çalışılır ve aranır; bizler de ülkemizin ulaştırıldığı tüm bu sonuçlardan yola çıkıp şimdi ne yapabiliriz demeden önce, neden ve hangi sebep ve yanlışlarla bu noktada olduğumuzu araştırmalı, bu duruma gelmemizden kimlerin menfaat sahibi oldukları kimlerinse zorluklar yaşadığı belirlenmeli, ancak bu tespitlerden sonra sonucu değerlendirmeye ve kendi çıkışımızı kendimiz bulmaya çalışmalıyız.

Özcesi dostlar, sizin de yaşamınızı etkileyecek kararların alınmasında unutmamalı ki, eğer fikirler size ait değilse, siz fikirlere aitsinizdir!

 

Kontrol ve güç kimde?

Pek çok şey,,hatta kendimizi algılayışımız bile, kontrol ve gücün kimin elinde olduğunu ve kimin elinde olması gerektiğini nasıl kabul ettiğimize bağlıdır.

Bugün aşağıdaki soruların cevaplarını olanca açıklığı ile bilmemiz gerekir:

“Benim cümlelerim, benim fikirlerim aslında kime aittir?  Bana mı, başkasına mı?”

“Kendi düşüncelerim benim karar verebildiğim şeyler mi, yoksa başka birilerinin eylemi sonucu mu oluşmuşlardır?”

“Düşüncelerimizden fayda sağlayan kim?”

“Oluşan bu görüş faklılıklarını siz nasıl ifade edersiniz?”


Görülen odur ki yaşadığımız gerçekliklerimiz ve toplumsal sorunlarımızdaki tüm değişikliğin sebebi kontroldür ve bu durum hepimizi,  kontrolü tutanın güç kullanımı ile ilgili tartışır ve dövünür hale getirir.


Sonuca nasıl gidilmiş?

2+2=4 eder.

Ancak...

Bu işlemin sonucu pek fazla birşey ifade etmeyebilir eğer süreci bilemezsek!

Tüm hesap geçmişini gözden geçirmezseniz eğer, sonucun 4 olduğunu bulduğunuzda, oraya nasıl ulaştığınızı da bilemezsiniz;

 2+2 mi idi sizi 4’e götüren?

3+1 mi?

 Yoksa 100-96 mı?

Ya da bunların hiçbiri değil de başka bir yol muydu?

Bu oldukça önemli bir ayrıntıdır çünkü örneğin eğer ekonomik sorunlarımızın, üretimden kopmuş olmamızın, insan yetiştirme sisteminde duvara toslamamızın, çözüme ulaşmamış olmamızın nedenlerini ve bizi bu sonuca getiren süreçleri bilemezsek, sonuçların değerlendirmesini yapma ve gelecek vizyonu oluşturma noktasında da sıkıntılar yaşayabilecek ve sorunlardan kurtulma olasılığını yukarılara çekemeyeceğiz.

 

Sonuç yerine


Yaşadıklarımız, yaşadığımız süreç ve gittiğimiz yol yol değil gibi görünüyor en yalın söylemle.

Yalnız benim gözümün gördüğü hesap değildir bu!; düşünen ve analiz yapan çoğu insan  en somut ifadeyle tüm yaşananları bir cümleyle ifade edebiliyor maalesef!:

“SEVENİN SEVİLENDE YOK OLMASIDIR” YAŞADIĞIMIZ SÜREÇ!

...ve yaşadıklarımızdan öğrenemezsek eğer, bu süreçte “seven sevilende, sevilen de sevende yok olabilecektir”!

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 834 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler