1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Feminist Atölye’den bir Panel daha…
Feminist Atölye’den bir Panel daha…

Feminist Atölye’den bir Panel daha…

Feminist Atölye: Dünyayı değiştirmek, Kıbrıs’ı dönüştürmek istiyoruz! Peki değişim ve dönüşüm radikal politika yapmadan mümkün olur mu? Nedir peki radikal politika?

A+A-

Feminist Atölye (FEMA)

info@feministatolye.org

 

 

Kıbrıs Türk Toplumunda Radikal Politikanın İmkânları

Dünyayı değiştirmek, Kıbrıs’ı dönüştürmek istiyoruz! Peki değişim ve dönüşüm radikal politika yapmadan mümkün olur mu? Nedir peki radikal politika? Toplumsal cinsiyetten kimlik politikalarına radikal siyasetin yapı taşlarını nasıl konumlandırmalıyız? Kıbrıslı Türkler olarak kurumlar, durumlar ve kavramlarla kurduğumuz ilişkiler nasıl? Yarım asırdan fazla bir süredir, Kıbrıs Sorunu ve onun etrafında türeyen siyaset biçimleri, Kıbrıslı Türklerin zihinsel süreçlerini ve politika yapma alışkanlıklarını nasıl belirliyor? Kıbrıslı Türkler olarak kimlik politikalarının özcülük ve direniş dilemmaları arasında nereye doğru savruluyor, nerelere tutunuyoruz? Bu dilemma ile nasıl başa çıkıyoruz ya da çıkabiliyor muyuz?

İşte tüm bu soruların cevaplarını birlikte bulmak, beraber düşünüp paylaşmak için Prof. Niyazi Kızılyürek’in konuşmacı olacağı “Kıbrıs Türk Toplumunda Radikal Politikanın İmkânları” adlı panelimize katılmanızı, sesinizi sesimizle buluşturmanızı bekliyoruz.

YER: NACİ TALAT VAKFI BARIŞ VE DOSTLUK EVİ

TARİH: 23 MART 2012- CUMA

SAAT: 19.30


 

 

 “İtaat, Şiddet ve Tek Tiplik Kıskacında Erkek Olmak” Panelini gerçekleştirdik!

Feminist Atölye olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile düzenlemiş olduğumuz “İtaat, Şiddet ve Tek Tiplik Kıskacında Erkek Olmak” konulu panelde dostlarımızla buluşup, militarizm, milliyetçilik ve erkek olmak üzerine keyifli bir panel yapmanın heyecanını yaşadık. “Pınar Selek için Adalet, Adalet için Pınar Selek” ana temalı panelimizde; militarizmin, toplumsal cinsiyet kurgusu sonucu ortaya çıkardığı erkeklik hallerini, militarist şiddetin meşrulaştırıcı yapısını ve bireylerin tek tipleştirilme aracılığı ile yarattığı itaat kültürünü sorguladık. Pınar Selek’in “Sürüne Sürüne Erkek Olmak” isimli çalışmasından hareketle militarist öğelerin sadece askerlik kurumunda değil, aile ve eğitim kurumları içinde de yeniden üretildiğini ve bu yapıların geçmişten günümüze Kıbrıslı Türkler üstündeki etkisini tartıştık. 

Feminist Atölye olarak Pınar Selek'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteği ile yargılandığı davanın takipçisi ve kendisi ile dayanışma içinde olacağımızı bildiririz.

 


 

8 Mart “Sesini Al da Gel” Yürüyüşü

Geleneksel 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yürüyüşü bu yılda büyük bir katılımla gerçekleştirdik. Ellerimizde pankartlarımız, dillerimizde hiç bıkmadan ve usanmadan haykırdığımız hak taleplerimiz ile daha adil bir toplum için yine sokaklardaydık. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz kalan kadınlar ve LGBTQ bireyler olarak, haklarımızı adilce icra edebileceğimiz bir yaşam talep etmek ve içinde yaşadığımız ataerkil sistemi reddetmek için yürüdük; taleplerimizi hep bir ağızdan haykırdık. Yürüyüşümüz esnasında; “Kadınlar özgür olsa, dünya yerinden oynar”, “Mutfaklarda değil sokaklardayız”, “Eşit işe eşit ücret”, “Geceleri de, sokakları da, meydanları da terk etmiyoruz”, “Gece kulüpleri kapatılsın”, gibi sloganlar atarak; ataerkil, milliyetçi, militarist ve ırkçı sisteme karşı da sesimizi yükselttik. “Sinderella gitme baloya, Prens diye bir şey yok, sadece rüya” şarkılarıyla renklenen ve Lefkoşa, (Dereboyu) Pronto çemberinden başlayan yürüyüşümüz, Kuğulu Park önünden geçerek, Selimiye Meydanı’nda düzenlenen şölenle son buldu.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 962 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler