1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Feminist Atölye
Feminist Atölye

Feminist Atölye

FEMA: Kıbrıs, UBP-AKP ikilisinin “al birader- ver birader” oyunları içerisinde satılacak olan bir mal değil, bizim ülkemizdir!

A+A-

Feminist Atölye (FEMA)

info@feministatolye.org

 

 

 

 

Kıbrıs, UBP-AKP ikilisinin “al birader- ver birader” oyunları içerisinde satılacak olan bir mal değil, bizim ülkemizdir!

 

Yıllardır yürüttükleri “Ana-Yavru” edebiyatı ile ülkemiz Kıbrıs’ın üstüne bir karabasan gibi çöken, Kıbrıslıtürk toplumunu ortadan kaldırmak için elinden geleni ardına koymayan milliyetçi çevreler, bugün de kolları sıvamış, öz varlıklarımızı birilerine peşkeş çekmeye başladı. UBP Hükümeti'nin AKP'den aldığı neoliberal komutlar doğrultusunda uygulamaya çalıştığı özelleştirme paketi, bazı kesimlerin savunduğunun aksine demokrasini bir ön koşulu değil, Kıbrıs Türk Halkı’nın varoluşunun ortadan kaldırılması yönünde atılan geri dönüşü olmayan bir adımdır. Enerjiden ulaşıma, iletişimden eğitim ve sağlık sektörlerine kadar Kıbrıslıtürklerin öz varlıklarını yeşil sermayeye devretmeye hazırlanan UBP-AKP ikilisinin planı oldukça nettir!

Değiştirilen nüfus yapımız, parsel parsel AKP’li müteahhitlere satılan topraklarımız, ilahiyat fakülteleri aracılığı ile inanç dünyamıza yapılan taarruz, militarist anıtlarla kuşatılan şehirlerimiz, “Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanlığı” ya da “Yardım Heyeti” adıyla içişlerimize yapılan müdahaleler, bitmek bilmez asimilasyon politikaları, kurumlarımızın üzerinde alıcı kuşlar gibi dolanan şirketler ve EN ÖNEMLİSİ ÇÖZÜM GÖRÜŞMELERİNİ YOKUŞA SÜREREK FEDERASYONU ENGELLEMEK VE ADADAKİ BÖLÜNMÜŞLÜĞÜ KALICILAŞTIRMAK İÇİN DEVLET İSMİNDE OYNAMA YAPACAK MANEVRALARA GİRMEK,  Kıbrıs’ı Türkiye’nin bir vilayeti yapmaya çalışmaktan ve Kıbrıslıtürkleri kendi ülkelerinde azınlık durumuna düşürmeye kalkışmaktan başka bir şey değildir!

Bugün EL-SEN ve TEL-SEN başta olmak üzere Kıbrıs’ın kuzeyinde mücadele eden tüm demokrasi güçlerinin ortaya koyduğu dirayetli duruş, aslında bu toplumda yaşayan her bireyin örnek alması gereken bir duruştur. Mücadele henüz yeni başlamıştır ve daha atlatmamız gereken çok badireler vardır!

 Neoliberal politikaların en büyük dayatması olan özelleştirmenin, dünyanın her yerinde kamu faydasının aleyhine çalıştığı gün gibi ortadadır! Karını maksimize etmekten başka bir derdi olmayan özel sektör,  emeği sömürmekten asla kaçınmadığı gibi toplumların dezavantajlı kesimlerinde daha çok yoksullaşmaya neden olmakta, çalışanların sendikal haklarını, iş güvencesini ve sosyal güvenlik haklarını budamaktadır. Neoliberal politikalardan en çok etkilenen kesim olan kadınlar başta olmak üzere, engelli, göçmen ve azınlık gruplar da neoliberal yıkımdan nasibini ziyadesiyle almaktadır.

Feministler olarak diyoruz ki şimdi zaman Kıbrıs Türk Halkı olarak kendi öz kuruluşlarımıza sahip çıkmak ve yapılacak her türlü eylem veya grev kararına destek olma zamanıdır. Kıbrıs, UBP-AKP ikilisinin “al birader- ver birader” oyunları içerisinde satılacak olan bir mal değil, bizim ülkemizdir! Bu ülkeyi sattırmayacağımızı beyan ederken herkesi 30 Ocak Pazartesi günü yapılacak olan büyük eyleme destek vermeye çağırıyoruz!

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 986 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler