1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Federal devlet ve Bülent Ecevit’in dediği
Federal devlet ve Bülent Ecevit’in dediği

Federal devlet ve Bülent Ecevit’in dediği

Biliyorsunuz, Kıbrıs Türk müzakere heyeti sık sık federasyon görüşmekten yorulup sıkıldığını söylüyor ve federal devlet için harcadığı enerjinin her ne hikmetse 1 Temmuz’da tamamen tükeneceğini dile getiriyor. Olabilir. Herkesin enerjisi aynı olmak

A+A-

 

 

Biliyorsunuz, Kıbrıs Türk müzakere heyeti sık sık federasyon görüşmekten yorulup sıkıldığını söylüyor ve federal devlet için harcadığı enerjinin her ne hikmetse 1 Temmuz’da tamamen tükeneceğini dile getiriyor. Olabilir. Herkesin enerjisi aynı olmak zorunda değildir. Bazıları yıllarca, on yıllarca federal devlet için uğraşır, bazıları da on ayda yorulur.

Fakat “enerjilerimizi yarıştırmayı” bir kenara bırakıp, neden federal devlet sorusunu bir kez daha ele alırken, bugün köşemi merhum Bülent Ecevit’e bırakmaya karar verdim. Tabii, günümüzün müzakere heyetinin “öteki Ecevit”i beğendiğini farkındayım ama yine de Bülent Ecevit’in 1990’lı yıllarda milliyetçi saplantılara kapılmadan önce federal devlet konusunda söylediklerini hatırlamakta yarar vardır:

“Federal devlet eskiden de tek çözümdü….Şimdi de tek çözümdür. Eskiden daha zordu, şimdi daha kolaydır. Rumların da bunu ilke olarak içlerine sindirdikleri görülüyor. (…) Geçmişin birikimleri, acı anıları, karşılıklı güvensizlikleri ve kuşkuları dolayısıyla federal çözümün ayrıntılarında anlaşmak şimdilik güç olabilir. Fakat federal çözüm ilkesi benimsenme koşuluyla, bazı somut noktalardan hareket ederek, çözüme adım adım yaklaşılabilir.

Federal devlet demek, iki yarı devlet, iki ayrı ülke demek değildir. Federal devlette ayrı bölgeler olur, ayrı yönetimler olur, ama bunlar ayrı ülkeler, ayrı devletler değildir, aralarındaki sınır da devletler arası sınır değildir. (…) Neden federal?..İlle federal olması gerekli mi? Gerekli.” (Bülent Ecevit’in 9 Şubat 1984 günü Lefkoşa Atatürk Meydanında yaptığı konuşma)

Bülent Ecevit, federal çözümden uzaklaşmanın ve çözümü sürüncemede bırakmanın zararlarını şöyle özetliyordu:

 “Kıbrıs’ta hareketsiz durmak, bir karar alma cesaretini göstermeksizin işi sürüncemede bırakmak marifet değildir, Türkiye’nin de Kıbrıs Türklerinin de yararına değildir. Neden değildir? Çünkü Kıbrıs’taki durumu katılaştırmanın ve çözümü sürüncemede bırakmanın sonucu Kıbrıs Türk Yönetimi’ni yıllarca dünyaya kapalı tutarak ekonomik durgunluğa, hatta Rum ekonomisinin baskısı altına girmeye mahkum etmektir ve federasyondan Türk toplumu ve Türkiye için beklenen yararları engellemektir”. (Bülent Ecevit’in 28 Haziran 1975 İstanbul Taksim konuşmasından)

Bülent Ecevit’in adayı temelli olarak bölüp ilhak etmek isteyenlere de bir çift sözü vardı:

 “Kıbrıs’ın taksimi demek, Yunanistan’ın güneyimize getirilmesi, Ege yetmezmiş gibi, Akdeniz’de de Türkiye’nin önüne bir duvar gibi yerleşmesi demektir. Güney Anadolu’nun, Güneydoğu Anadolu’nun, Orta Anadolu’nun Yunan uçak menzili içine girmesi demektir.  Balkanlar’da kendini Türkiye için bir sorun haline getiren Yunanistan’a bunun üstüne bir de Ortadoğu devleti durumuna erişme olanağını kendi ellerimizle sağlamak demektir. (…) Taksim demek, Kıbrıs’ın yarıdan çoğunu, hiç zahmetsiz bedelsiz, Yunanistan’a armağan etmektir. (…) Bizim inancımız odur ki, Türkiye’nin de, Kıbrıs Türklerinin de, bölge devletlerinin de yararı, Kıbrıs’ın bağımsız, bağlantısız ve bölge için tehlikesiz bir tampon ülke olmasıdır. Türkiye için bu durumdaki bir Kıbrıs, takim edilip ayrı bir devlet olmaktan çıkarılmış ve yarıdan çoğu Yunanistan’a armağan edilmiş bir Kıbrıs’a oranla çok daha gerçek bir güvencedir.” (Bülent Ecevit’in 28 Haziran 1975 İstanbul Taksim konuşmasından) 1984 yılında Lefkoşa’da yaptığı konuşmada yukarıdaki görüşlerini tekrar edip şöyle diyecekti:

“Türkiye açısından da, Kıbrıs Türkleri açısından da, Kıbrıs Rumları açısından da, Kıbrıs’ın Türkiye ile Yunanistan arasında bölüşülmesinde bir yarar yoktur; ama pek çok sakınca vardır”. (Bülent Ecevit’in 9 Şubat 1984 günü Lefkoşa Atatürk Meydanında yaptığı konuşma)

Son olarak, Bülent Ecevit’in Kıbrıslı Türklerin Türkiye’ye iltihak etmesini önerenlere verdiği cevaba bakalım:

“Kıbrıs Türklerinin de Türkiye’ye katılmakta bir çıkar gördüklerini ve göreceklerini sanmıyorum. Çünkü Türkiye’nin kendisi büyük bir ülke olduğu gibi, sorunları da büyük bir ülkedir. Kıbrıs halkının da o sorunlardan şimdi etkilendiğinin üstünde etkilenmek istemesi için bir neden yoktur.” (Bülent Ecevit’in 9 Şubat 1984 günü Lefkoşa Atatürk Meydanında yaptığı konuşma)

Şimdi federal devleti savunanları “rasyonel” bulmayanlara sormak isterim; Bülent Ecevit’in dedikleri rasyonel değil mi?

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1461 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler