1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Fedakarlığı biraz da tepedekiler yapsa ya...
Fedakarlığı biraz da tepedekiler yapsa ya...

Fedakarlığı biraz da tepedekiler yapsa ya...

Sağlık Fonu çok tartışıldı... Tam bir hükümet ve yönetim beceriksizliği çıktı ortaya... Başbakan farklı konuştu, Bakan ve müsteşar farklı… Uygulama derseniz, kaosun fazlası… Kiminden para isteniyor devlet hastanesinde, kiminde dua!.. Eğer

A+A-

 

 

Sağlık Fonu çok tartışıldı... Tam bir hükümet ve yönetim beceriksizliği çıktı ortaya...

Başbakan farklı konuştu, Bakan ve müsteşar farklı…

Uygulama derseniz, kaosun fazlası…

Kiminden para isteniyor devlet hastanesinde, kiminde dua!..

Eğer "bağırır çağırırsanız" sus pusu oynuyor, yönetim tayfası…

Yani öyle bir "rezillik" ki, "rezillikle" ört bas ediliyor anca…

 

* * *

 

YENİDÜZEN muhabiri Osman Kalfaoğlu, bir hafta emek verdi…

Ve nefis bir araştırma çıkardı ortaya.

Güneyde, devlet hastanelerinde sağlık hizmetleri 2 Euro…

Kıbrıslı Türkler açısından hepsi bu!..

Operasyon da test de tahlil de ameliyat da…

Ve dahası, eğer, tedaviniz için bir başka Avrupa ülkesine gitmeniz gerekiyorsa, Avrupa Kartı veriyorlar,  sonrasında da cebinizden para çıkmasın diye.

 

* * *

Bu uygulama "sağlık ücretsiz"

anlamında değil elbette.

Kıbrıslı Türkleri "A" kategorisine koymuşlar…

Bu nedenle tümü ücretsiz…

Güneyde yaşayanlar için "A" dışında, bir de "B" ve "C" kategorileri var ki, gelir durumuna göre, kimi "yarı ücret" ödüyor, kimi "tam"…

Bizde de öyle yapsalar ya…

Örneğin asgari ücretli, memur, emekli, sigortalı ücretsiz olsa…

Müdür, müsteşar maaşı çekenler ödese, yarı parasını…

Beş yıldızlı zenginler de tam ücret…

O zaman itirazı olmaz kimselerin…

Ama siz "kepçeyle" kazanandan da, asgari ücretliden de, sigortalıdan, "top"dan ya da "dip"den fark etmeden emekliden de aynısını isterseniz, işte budur insanı sürükleyen isyana…

Fedakarlığı biraz da "tepedekiler" yapsa ya!..

 


 

Karlar düşer...

 

Bir çığlık, bir kıyamet aniden: Kar yağıyor!.. Üstelik de dört senede bir gelen 29 Şubat’da...

Hemen pencerenin başında toplandık, hep birlikte…

Vay be!..

Gerçekten yağıyor, lapa lapa...

Savrula savrula…

 

* * *

Dünyanın başka başka ülkelerinde, farklı coğrafyalarında, çok da sıradan bir görüntü, nasıl da "çocuksu bir sevinçle" kapladı yüreğimizi…

Az sonra, mesajlar başladı telefonlara…

Kar yağar!..

Evet… Kar…

"Başımıza taş yağacak"

diye beklerken…

Umut varmış daha…

Kar yağar kar…

Soluduk uzun uzun ciğerlerimize…

İnceden bir ‘kar’, derinden bir "lağım kokusu" gelse de…

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 984 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler