1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Farklı Bir 15 Temmuz Yazısı
Farklı Bir 15 Temmuz Yazısı

Farklı Bir 15 Temmuz Yazısı

-“Kıbrıs’ta işgal konusuna geri dönelim. O zamanlar Fransa Cumhurbaşkanı’na baş vurmuştunuz ve çok ilginç bir yanıt almıştınız.” -“AKEL’den bir mektup almıştım, daha doğrusu bir mesaj: tehlikedeyiz”. -“

A+A-

 

 

-“Kıbrıs’ta işgal konusuna geri dönelim. O zamanlar Fransa Cumhurbaşkanı’na baş vurmuştunuz ve çok ilginç bir yanıt almıştınız.”

   -“AKEL’den bir mektup almıştım, daha doğrusu bir mesaj: tehlikedeyiz”.

-“Cunta, sağcılar bizi kesiyor diye mi…”

-“Evet, evet, Cunta’nın ve Samson’un amacının AKEL’i yok etmek olduğuna dair. Sadece Türklere karşı değil, komünistlere karşı da harekete geçmişlerdi. Durum çok acil olduğundan Fransa Cumhurbaşkanı Valery Giscard D’estaing’i görmek istedim.”

-“1974 Yazı, öyle mi?”

- Evet. Beni kabul etti. O zamanlar pasaportum olmadığı için Fransa hükümetinin emriyle her tarafa pasaportsuz gidebiliyordum. (…) Fransız Başkan Kıbrıs’ta Rumların da tehlikede olduğunu bilmiyordu.”

-“Tabii Samson tarafından, Türkler tarafından değil.”

-“Makarios’a karşı bir hareket olduğunu biliyordu ama komünistleri keseceklerini bilmiyordu. Ona, ‘Kıbrıs’tan yoldaşlarım bana haber gönderdi. Onları kesecekler. Erken zamanda bir şeyler yapmamız gerekiyor’ dedim. Çok teşekkür ederim dedi ve elinden geleni yapacağına dair söz verdi. Ertesi gün veya daha ertesi gün sekreteri benim sekreterimi aradı ve şu mesajı iletti: ‘Sayın Başkan, Sayın Theodorakis’e endişelenmesine gerek olmadığını iletir, çünkü Türkler adaya çıktı. Böylece, AKEL taraftarları katliama uğramayacak.”

         Yukarıdaki diyalog ünlü Yunanlı besteci Mikis Theodorakis’in hayatını anlattığı Yorgos P. Malouhos’un hazırladığı kitaptan alındı. (Aksios Esti: Mikis Thedorakis, Livani yayınları, Atina, 2005)

Theodorakis, Yunan Cuntası’nın Kıbrıs’ta gerçekleştirdiği 15 Temmuz (1974) darbesinden sonra AKEL’den gelen bir mesaj üzerine solcuların kesileceği endişesine kapıldı ve Fransa Cumhurbaşkanı’na başvurarak yardım istedi. Dönemin Cumhurbaşkanı Valery Giscard D’estaing de “endişeye gerek yok, Türkler adaya çıktı” diyerek kendisini “teselli” etmeye çalıştı.

Kuşkusuz, bu her Yunanlı için son derece “sarsıcı” bir durumdu. Nitekim nehir söyleşisinin devamında bu açıkça hissediliyor.  Okumaya devam edelim:

Gazeteci: “Burada sarsıcı olan, bir açıdan doğru söylüyor olmasıydı”.

Theodorakis: “Evet. Orada (Kıbrıs’ı kast ediyor NK) bunu anlamak istemiyorlar. Kimin (Türk Müdahalesine NK) sebep olduğunu…

Gazeteci: “Burada da hiç kimse anlamak istemiyor. Yunan ordusu Başpiskopos’u, Kıbrıs’ın liderini öldürmeye kalkıyor. Bu olacak iş mi? (…) Yani, burada da hiç kimse anlamak istemiyor. Hiç kimse felakete bizim fırsat verdiğimizi kabul etmek istemiyor.”

Theodorakis: “Hele o adam, Samson… Çıkardığı gazeteyi deli gibi satın alıyorlar, Kıbrıs’ta konserlerime gelirken gazeteyi ellerinde taşıyorlar, sonra da “Cunta’yı halka teslim edin” diye bağırıyorlar. Samson’un gazetesini siz en çok satan gazete yaptınız. Neden o gazeteyi satın alıyorsunuz ki… O zamanlar böyle şeyler oluyordu. Bu da gösteriyor ki, tarihi rüzgarların estiği bir ortamda insanlar bir oraya bir buraya savruluyor. Fakat halkın kabahati yok, halka o kadar karmaşık ve çelişkili şeyler söyleniyordu ki…”        

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1274 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler