1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Farkındalık yılı'
Farkındalık yılı

'Farkındalık yılı'

Bülent Günkut ismi denildiğinde mikrofon elinde sunucu deniliyor ilk anda... 30 yılı aşkın süredir güzellik yarışması düzenlemesinin yanında, Bayrak Fm’de 1994’ten beri radyoculuk ve Haydarpaşa Ticaret Lisesi’nde eğitimci olarak ülkemi

A+A-

Günkut Ajans direktörü, eğitimci, radyocu, sunucu Bülent Günkut 2011 yılında güzellik yarışmalarında sürprizler olacağını söyledi

 

“Farkındalık yılı”

 

Bülent Günkut ismi denildiğinde mikrofon elinde sunucu deniliyor ilk anda...

30 yılı aşkın süredir güzellik yarışması düzenlemesinin yanında, Bayrak Fm’de 1994’ten beri radyoculuk ve Haydarpaşa Ticaret Lisesi’nde eğitimci olarak ülkemize hizmet veriyor. Günkut, yaşamı boyunca yaşadığı zorlukları, mesleğini, ülkemiz sıkıntılarını ADRES KIBRIS okuyucuları için anlattı...

 

Bülent Günkut yarışma düzenlemeye nasıl girdi ve 30 yılı aşkın süredir aralıksız nasıl devam ediyor anlatır mısınız?

1980 yılından bu yana, otuz yıl önce İskele Festivali ile başladı. Gelemeyen sunucunun yerine mikrofonu kapıp, komite başkanı olduğum yarışmada sunucu oldum ve o gün bugün bırakmadım. Bunun üstüne 1994’ten beri de devam eden radyo program sunuculuğum da devam ediyor. Bu durum hayat kariyerimdeki önemli özellikler arasında yer alır. Bayrak Fm’de sabah kahvesi ile başlayan serüven Beş Çayı ile devam etti. 17 yıldır radyoculuk, 30 yıldır da sahnelerde emek harcıyorum. Anlatılmaz yaşanır bir emek 30 yıl, çünkü artık anılarımı yazmanın zamanının geldiğini düşünüyorum. Aile ve yakın dostlarımın da baskısı ile böyle bir hedefim var. Şansım olduğu zaman bu ellili yaşlarımın sonunda bunu yapacağım.

 

30 yılı aşkın süredir en büyük destekciniz kimler oldu?

Tabii en büyük desteği ailemden alıyorum. Eşim Zehra Hanım ve çocuklarım bu sürede en büyük destekçim oldular.

 

Manken Ajansı’nın yanında ne iş yapıyor sunuz?

Ana mesleğim Haydarpaşa Ticaret Lisesi’nde öğretmen olarak çalışıyorum. Onda da artık emeklilik yaşımın geldiğini düşünüyorum. Kısmet olursa bu yılın sonbaharında emekli olacağım. Ama dünyaya yeniden gelsem gözümü kırpmadan öğretmen olurdum. Kendimi ilkokul öğretmeni olarak hiç düşünmedim ama lise ve üstü gençlerle uğraşmayı çok seviyorum. Bundan sonra nasip olursa mevcut üniversitelerimizin kürsüsünde, sahne sanatları, radyo- televizyon veya halkla ilişkilerde gençlerle sohbet paylaşımları adına belki part-time yer alabilirim. Bu şu an benim hedefim ve öyle de olmadı.

 

Üniversiterden size böyle bir teklif geldi mi?

Hayır şu an için öyle bir durum olmadı. Ama Türkiye’den İstanbul Teknik Üniversitesi’nden geçen yılın Şubat ayında Endüstri Mühendisliği üzerinden, 30 yıl sonra davet aldım. 600 üniversiteli gencin, 17-18 üniversite arasından yaptıkları bir etütde Endüstri Mühendisliği dalından mezun olup da bir başka dalda ünlenen 5 Türk’den biri olarak seçildim. İTÜ’de bir öğrenci sempozyumuna katıldım. Büyük bir gurur benim için. İnanılmaz bir gurur ve bana meslek hayatımda 30 yıl boyunca hiçbir üniversite bu değeri vermedi. Sahne sanatları olsun, radyo üzerine olsun hiçbir sempozyum için çağrılmadım. Ama Türkiye’de İstanbul’da böyle büyük bir sempozyumda yer aldım. Üstelik Ege Üniversite’si mezunu olmama rağmen.

 

İlk yarışma yaptığınız yıllar ile şimdiki arasında yarışmalar ve mankenler arasında ne gibi farklar var?

Kesinlikle bir gerileme söz konusu. O da toplumsal yapının 30 yılda çok değiştiğini ve artık gençlik nereye gidiyor diye soruları soracağım bir periyod yaşamaktayım. Çünkü 1984-86 ve 90’lı yılların gençleri yok. O zamanki geçen kamp periyodunu bir de şimdiki 2009’lu, 2010’lu yıllarda olan kamp periyodu çok farklı. Güzellikleri bir yana akedemik kariyerlerini, mesleki yaklaşımlarını veya toplumsal görgü kurallarındaki gerilemeyi gördükçe çok üzülüyorum. Şu an güzel olan bir veya yakışıklı olan bir erkek kendi için yaşıyor, gelip ülkesinin adını taşıyan bu yarışmada kendini sınamak istemiyor. Eskiden böyle değildi, 90’lı yıllara kadar köylerin, kentlerin, şehirlerin bütün güzelleri yarışmada yarışırdı. Eski yıllarda kızlar arasında eleme yapıyorduk ama şu anda 13. kızı bulmakta zorlanıyoruz. Bu değişimden sadece aileler ve eğitimciler değil magazincilerin de sorumlu olduğunu düşünüyorum. Çünkü genelde magazin yazarlarının yazılarının yıkıcı eleştirileri de yürekli güzellerin yarışmaya girmesini engelliyor. Buna da inanıyorum, bunu da her zaman tartışmaya hazırım. Bir kollektif çalışmakla bir ülkenin güzelinin seçilmesi gerektiğine inanıyorum.

 

Temmuz ayı sonunda gerçekleşecek 25. Miss Kuzey Kıbrıs yarışması için hazırlıklar ne aşamada?

Çeyrek asırlık bir tekrar olacak bu yıl. Çok özel bir konseptte düşünüyorum. Başvurular başladı devam ediyor çok yoğun değil ama yine de başvuru oldu. Çok soranlar var anneler, babalar. 22 Temmuz’a kadar devam edecek başvurular. Temennim medyanın desteği ile aydın magazincilerin alkışı ile işte Miss Kuzey Kıbrıs detirtecek kızların o haftayı yaşamasını istiyorum.

 

Hayatınız boyunca keşke bu işi yapsaydım ya da bunu yapacağım, kendime hedef koydum dediğiniz şeyler var mı?

Keşke bunu yapmasalardı diyeceğim var. Mesela şu anda güncel olan, büyük bir zorlukla, büyük bir direnişle bu adaya kabul ettirdiğim, Avrupa’ya kabul ettirdiğim, Uluslararası Barış Güzeli Yarışmasını bu yıl yine beklerken “kasabaya, bölgeye bir katkısı olmadığı için, ekonomik sıkıdayız” diye bir vizyonla iptal eden Güzelyurt Belediyesi’ne çok kırgınım. Çünkü 5 yıldır her yıl 20 kızdan toplam 100 farklı ülkeden Kuzey Kıbrıs’a gelen kızları, tanıtım amaçlı olan yarışmayı iptal eden komiteyi şok bir hayretle karşıladım. Keşke yapmasalardı diyebileceğim en birinci sırada onlar var. Kıbrıs aşığı biri olarak Güzelyurt Belediyesi iptal etti diye yapılmayacak diye birşey söz konusu değil. Günkut Ajans prodüktörü olarak bize gereken değeri veren bir turistik tesiste veya başka bir mekanda mı olur yarışma, şu an için bilmiyorum.

 

Ülkemiz şirketleri yeterli desteği veriyor mu? Sponsor bulma sıkıntısı mı var?

Sponsorluğun büyük bir gideri yoktur güzellik yarışmasında. Bu sponsorluğun en görünür tarafı 15-17 bilettir. Yani 15, 16 en fazla 20 bin TL’lik maliyeti olur. Maalesef bir sanatçıya bir Demet Akalın’a 30 bin TL’yi verip bir casino programına getirirken, Tarkan, Serdar Ortaç, Ajda Pekkan gibi sanatçılara bu paraları veriyorken buram buram ülkemiz tanıtımı olacak bu yarışmalara sponsor olacak birini bulamıyoruz.

 

2011 yılı içindeki yarışmalar için farklı konseptler olacak mı?

Bu yıl zaten, bu içinde yaşadığım farkındalık veya paylaşım adına İskele Festivali’ndeki 28 yıldır gerçekleşen yarışma ve Miss Kuzey Kıbrıs’ın bügüne kadar gelen birincilerini toplamak ve yarışma gününde yer almalarını sağlamak gibi hedefim var. Bu yıl ayrıca 10 kez arka arkaya Miss Kuzey Kıbrıs’ düzenlediğimiz Salamis Bay Conti Otel’e tekrar dönüş yapıyoruz. Bu yıl farkındalıklar yılı olacak diyorum.

 

 

 

 

Bu haber toplam 1023 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler