1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Fark yok
Fark yok

Fark yok

İki takımın arasındaki puan farkı maçtan önce ikiydi, maçtan sonra yine değişmedi. Hem Lapta’nın hem de Bağcıl’ın kazanmak için sahaya çıktığı bir maçtı. Lapta kazansa rakibinin bir puan da üzerine çıkarak avantaj sağlayacak, Bağcıl kazansa te

A+A-

 

İki takımın arasındaki puan farkı maçtan önce ikiydi, maçtan sonra yine değişmedi. Hem Lapta’nın hem de Bağcıl’ın kazanmak için sahaya çıktığı bir maçtı. Lapta kazansa rakibinin bir puan da üzerine çıkarak avantaj sağlayacak, Bağcıl kazansa tehlikeli bölgeden bir adım daha uzaklaşarak rahat bir nefes alacaktı.

Bu düşünce ile sahaya çıkılınca her iki tarafın futbolcuları da ister istemez üzerlerinde bir baskı hissederek oynadılar. Şartlar böyle olunca her iki takım da maça istekli fakat ayni zamanda temkinli başladı. Oyun süresince dengeli bir maç olduğunu söylemek mümkün. Pozisyonlar yok muydu? Vardı elbette ama her iki tarafın da çok fazla da posisyon ürettiğini söylemek mümkün değil.

İlk yarı golsüz bitince ikinci yarı oyundan düşen tarafın kaybedebileceği ihtimali akla geldi, ne var ki maçın belirli bölümlerinde dahi bir takımın diğeri üzerinde belirgin bir baskı kurduğunu söyleyemeyiz. Hüseyin hoca dörtlü savunma kurgusuyla maça başladı ve İbrahim Kırşen’in de sağladığı katkıyla, başarılı bir şekilde bu savunma düşüncesini uyguladılar. İbrahim takımının savunma yükünü üstlenen isimdi, ancak yaşadığı talihsiz sakatlık takımının savunma sistemini de bozdu. Sakatlanma pahasına takımını yüzde yüz bir golden kurtardı ancak yaşadığı sakatlık da herkesi üzdü. İbrahim’in sakatlanıp çıkmasından sonra Hüseyin hoca savunma kurgusunda değişikliğe giderek sarkık liberolu sisteme geçti. Lapta’nın yediği gol İbrahim’in sakatlanıp çıkmasından kısa bir süre sonra geldi. Yenen golde  İbrahim’in sakatlığından dolayı savunma dengesinin bozulması ve İbrahim’in o bölgedeki boşluğunun giderilememesi bir etkendi ancak bunun yanında bence takım arkadaşlarının yaşadıkları psikolojik travma da etkili oldu. Yine de toparlanıp beraberlik golünü uzatma dakikalarında da olsa atma başarısını gösterdiler.

Bağcıl, Jacques ile golü buldu ancak Jacques’ın eski parlak günlerinin çok uzağında olduğunu da söylemek lazım. Hakan Altın da istenilen düzeyde bir performans ortaya koyamadı. Lapta’nın gol umudu Ahmet Coşkun da çok istekli ve hırslı görünmesine rağmen eline geçen net fırsatı değerlendiremedi. Oyun içinde sürekli kendine boş alan yaratmaya çalıştı. Birçok kez de arkadaşlarından ilk pozisyonda beklediği topları alamadı, fakat Ahmet Gardiyanoğlu ile karşı karşıya kaldığı pozisyonu golle sonuçlandırması ondan beklenirdi ancak O bunu yapamadı.

Bu yıl Bostancı’da izlediğim maçların çoğunda Bağcıl’ın ortaya koyduğu performansın geçmiş yıllardakilerle kıyaslandığında hiç de göz zevkine hitap etmediği ortada. Bağcıl bir yandan mücadelesini ortaya koyarken diğer yandan da gelecek yılın planlamasını şimdiden yapmaya başlamalı, yoksa bu yıl yaşadığı düşüş bu şekilde devam ederse gelecek sezonlarda işi daha da zor olabilir, hatta akıbeti diğer bölge takımlarının akıbetine uğrayabilir.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 551 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler