1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Faiz yasası yine olmadı
Faiz yasası yine olmadı

Faiz yasası yine olmadı

YDÜ Öğretim Görevlisi, Ekonomist Doç. Dr. Erdal Güryay, kamuoyunda Faiz Yasası olarak bilinen yasanın son şeklini Face to Face’e değerlendirdi Faiz yasası yine olmadı · “Bu yasa sorunu çözmez ve hatta borçların ödenmemesini teşv

A+A-

 

 

 

YDÜ Öğretim Görevlisi, Ekonomist Doç. Dr. Erdal Güryay, kamuoyunda Faiz Yasası olarak bilinen yasanın son şeklini Face to Face’e değerlendirdi

 

Faiz yasası yine olmadı

 

·        “Bu yasa sorunu çözmez ve hatta borçların ödenmemesini teşvik eder. Bankalar ve borçlular arasında uzlaştırmacı konumda bir kurul kurulması lazım. Her borç ve banka için farklı çözümler gerekebilir”

 

·        “Yasada zaten çok büyük değişiklikler yok. Politikacılar tarafından borçlulara ‘mağdur’ denilerek popülizm yapıldı ve borçlular da ‘mağdursam affedilmeliyim’ psikolojisine girdi ve beklentileri çok fazla arttı. Bu yasa problemi çözmeyeceği gibi, daha başka problemler de yaratacak”

 

·        “Bu sorun yasa ile çözülebilecek bir sorun değil. Bu yasa hiçbir sorunu ortadan kaldırmaz. Birincisi kısıtlamalar dolayısıyla yararlanabileceklerin sayısı oldukça az olacak. Borç oranlarında da çok fazla bir şey değişmeyecek”

 

   YDÜ Öğretim Görevlisi, Ekonomist Doç. Dr. Erdal Güryay, kamuoyunda Faiz Yasası olarak bilinen “Borç İlişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken Ve/Veya Tahsil Edilemez Hale Gelen Borçların Ekonomik İyileştirme Kapsamında Yeniden Yapılandırılması Yasası”nın son şeklinin sorunu çözmeyeceğini, hatta borçların ödenmemesini teşvik edeceğini söyledi. 

   Yasanın son şekli ile Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun meclise geri gönderdiği bir önceki tasarı arasında pek bir değişiklik olmadığını da belirten Doç. Dr. Güryay, kısıtlamalar nedeniyle yasadan yararlanabilecek borçlu sayısının da oldukça az olacağını yineledi.

  “Bu sorun yasa ile çözülebilecek bir sorun değil” diyen Doç. Dr. Güryay, bankalar ve borçlular arasında uzlaştırmacı konumda bir kurul kurulmasının sorunun çözülmesine yardımcı olabileceğini kaydetti.

 

“ÇOK BÜYÜK DEĞİŞİKLİKLER YOK”

 

·        Soru: Yasanın Cumhurbaşkanı’nın geri gönderdiği ilk şeklinin beklentileri karşılamadığını, popülizm yapılarak çok büyük bir beklenti yaratıldığını söylemiştiniz. Yasanın son şekli hakkındaki düşünceniz nedir?

·        Doç. Dr. Güryay: Yasada zaten çok büyük değişiklikler yok. Politikacılar tarafından borçlulara “mağdur” denilerek popülizm yapıldı ve borçlular da “mağdursam affedilmeliyim” psikolojisine girdi ve beklentileri çok fazla arttı. Bu yasa problemi çözmeyeceği gibi, daha başka problemler de yaratacak. Halbuki devletin ikili anlaşmayla ilgili af yapma yetkisi, hakkı yoktur. İnsanlar af beklentisiyle de borçlarını ödemediler, borçları katlandı, problem de büyüdü.

 

“YASANIN CEZAEVİNDEKİLERLE BİR İLGİSİ YOK”

 

·        Soru: Mazbatalardan dolayı cezaevinde olan kişiler bu yasa ile cezaevinden çıkmayı bekliyorlardı, Yasanın son şeklinde onlarla ilgili bir düzenleme var mı?

·        Doç. Dr. Güryay: Bana göre bu yasanın onlarla bir ilgisi yok. Onların cezaevinde olmasının sebebi mahkemenin verdiği karara uymamış olmalarıdır. Mahkeme bir karar aldı, o kişiler de avukatları aracılığıyla o kararı kabul ettiler ama karara uymadılar ve cezaevine girdiler. Siyasiler cezaevinde olanlara çıkacaklarına dair umut pompaladılar ama bu yasada öyle birşey yoktur. 

 

“BORÇLAR ARASINDA DA DENGESİZLİK OLACAK”

 

·        Soru: Yasadaki faiz oranlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?  

·        Doç. Dr. Güryay: Yasada “Bu Yasa kuralları uyarınca yeniden yapılandırılıp ödeme planına bağlanacak tüm borçlara, bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren her bankanın ve/veya kredi sağlayıcısının aynı türden kredilere uyguladığı en düşük cari kredi faiz oranı uygulanır” deniyor. Burada bana göre bir eşitsizlik var. Bugün herhangi bir bankadan borç almaya gidene uygulanacak olan faiz serbest ama yeniden yapılandırılacak olan borçlara en düşük faiz uygulanacak. Bu eşitsizliktir. Ödeme sorunu olan, zorluğa giden insanlara yardım etmeye çalışılırken diğer taraftan başka şeyler bozuluyor. İnsanlar arasında eşitsizlik, borcunu ödememeye teşvik çıkıyor ortaya.

Yeniden yapılandırılan borçlar arasında da bir dengesizlik olacak. Örneğin A bankasında faiz oranları en düşük/en yüksek %25-30, B bankasında ise %15-25 olduğunu varsayarsak yine sorun var. A bankasına borcu olanın borcu %25 faizle yeniden yapılandırılacak, B bankasına borcu olanın borcu ise %15 faiz oranıyla yapılandırılacak.

Yasada “Yıllık azami faiz oranı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankasının açıkladığı dönemsel ticari reeskont faiz oranlarının Türk Lirası borçlarda birbuçuk katını, döviz cinsi borçlarda üç katını aşamaz” da deniyor. Bu da başka bir anomalidir. KKTC Merkez Bankası’nın elinde para politikası uygulayacak araçlar kısıtlıdır, sadece reeskont faizi ve munzam karşılıklar vardır. Bu yasayla uygulanacak faiz oranı reeskont faizine endekslendi. Böyle yapılınca hem Merkez Bankası’nın eli kolu bağlandı, hem de eşitsizlik ortaya çıktı. Merkez Bankası reeskont faiz oranını değiştirmeye kalktığı zaman yeniden yapılandırılan borçları düşünerek bunu yapmaya çekinecek.

 

“YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRENLER CEZALANDIRILIYOR”

 

·        Soru: Yasadaki kısıtlayıcı maddelerde değişiklik yapıldı mı?

·        Doç. Dr. Güryay: Kısıtlayıcı maddeler aynen duruyor ve bu maddeler nedeniyle yasadan yararlanacak borçlu sayısı çok az olacak. Şu anda sorunlu olan borç eğer daha önce bir kez yapılandırılmışsa yeni uygulamadan yararlanamıyor. Eğer ödeyemediğiniz borcunuzu banka  sermayesinden kapattıysa bu borç da yeniden yapılandırmadan yararlanamayacak. Daha önce borcunuz yapılandırıldıktan sonra herhangi bir taksit ödemişseniz yine yasadan yararlanamıyorsunuz. Aslında yasa ile aldığı krediyi zora girerek ödemeye çalışan, ailesini mağdur eden veya elindeki malı satıp yükümlülüklerini yerine getirenler cezalandırılıyor. Eğer iki borcunuz varsa ve birini öderken diğeri bu kapsama girdiyse yasadan yine yararlanamayacaksınız.

Yasadaki bir diğer tuhaflık Merkez Bankası’nın hazırladığı yasa taslağındaki bankalar ve müşteriler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve şeffaflık getiren formun bu yasada sadece yapılandırılacak borçlara uygulanmaş olması. Bu formu müşteri eline alıp “borcum bu, aylık taksidim bu, ödemezsem olacak olan bu” diye görecekti. Yasaya şu andaki sorunlu borçları çözmekle ilgili birkaç madde konuldu. Yedinci maddede bu kriterler sıralanıyor, banka yapılandırılacak borç miktarı, hakkında hüküm alınacak borç miktarı, yapılandırılacak borca uygulanacak faiz miktarı, aylık olarak ödenecek taksitler, taksitleri ödeme süresi ve yapılandırılan borcun yasa kurallarına göre ödenmemesi durumunda borçlunun sorumluluğunu bildirecek. Bu sadece yeniden yapılandırılacak borçlarla ilgilidir.

 

·        Soru: Yasadaki taksitlendirme kriterlerini nasıl buldunuz?

·        Doç. Dr. Güryay: Yeni yasada “yeniden belirlenecek yapılandırılmış borç miktarı, Türk Lirasında ve/veya dövizde Türk Lirası karşılığı  50.000.-TL (Elli Bin Türk Lirası)’nı aşmıyorsa beş yıla, bunun üzerindeki miktarlar için dokuz yıla kadar aylık taksitlerle ödenecek şekilde borçlunun talebi doğrultusunda ödeme planına bağlanır” diyor. Siz bugün bankadan borç almak isterseniz bu kriteri uygulamayacak, bu sadece sorunlu borçlar için geçerli olacak. Bugüne kadar borçlarını ödeyen veya ilk defa borçlanacak kişilere bu sürelerin uygulanması söz konusu değil. Burada da eşitsizlik var. Hukukçular da anayasaya aykırı pek çok madde olduğunu belirtiyor.

 

“SORUN YASA İLE ÇÖZÜLEBİLECEK BİR SORUN DEĞİL”

 

·        Soru: Yasa sorunu çözmeyecek mi?

·        Doç. Dr. Güryay: Bu sorun yasa ile çözülebilecek bir sorun değil. Bu yasa hiçbir sorunu ortadan kaldırmaz. Birincisi kısıtlamalar dolayısıyla yararlanabileceklerin sayısı oldukça az olacak. Borç oranlarında da çok fazla bir şey değişmeyecek. Borçlar temerrüd yani ceza faizleri nedeniyle şişmiştir ve bu yasa da temerrüd faizlerini ortadan kaldırmıyor. Yasada borç donuğa düştüğü veya mahkeme sürecine girdiği anda ne kadarsa onu temel kabul ediyor. Bu insanlar zaten o miktarı ödeyemiyor.Belki küçük miktardaki borçlar için bir rahatlama sağlayabilir fakat uzun zaman önce alınan ve ödenmeyen yüksek miktarlı borçlarda etkili olmayacağını düşünüyorum.

 

UZLAŞTIRMACI KURUL...

 

·        Soru: Ne yapılması lazım?

·        Doç. Dr. Güryay: Öncelikle “Bankaların bu insanlara uyguladığı yasal mı değil mi?” sorusunu yanıtlamak lazım. Evet yasaldır. Tüm bu işlemler yasal ise nasıl engelleyeceksiniz? Bunlar yasal bir sürecin sonucudur, iki taraf arasında yasal bir anlaşma gereği olmuştur. Borçların bu kadar büyümesinin birinci nedeni tüketicilerin bankalardan kredi alırken bilinçsiz davranmalarıdır. İkincisi hukuk süreci çok yavaş ilerliyor. Borç donuğa girdikten sonra bankanın belli bir süre içerisinde mahkemeye intikal ettirmesi zorunluluktur. Konu mahkemeye intikal ettikten sonra 3-5 yıl sonuç bekliyorsunuz, bu arada faiz işliyor. Bu tür davaların çok hızlı görülmesi için acilen ticari mahkemelerin kurulması lazım. Mahkeme konuyu 3 ay içinde çözerse borçlar katlanmamış olacak.

Bu yasa sorunu çözmez ve hatta borçların ödenmemesini teşvik eder. Bankalar ve borçlular arasında uzlaştırmacı konumda bir kurul kurulması lazım. Her borç ve banka için farklı çözümler gerekebilir.

 

“YASA HAYAL KIRIKLIĞI OLACAK”

 

·        Soru: Sizce böyle bir yasanın yapılmasının nedeni popülizm midir?

·        Doç. Dr. Güryay: Bana göre popülizm söylemde yapıldı, problemin bu kadar ciddi olduğu düşünülmeden popülizm yapıldı ve sonra böyle bir yasa yapmaya mecbur kaldılar. Bu yasa olay çözmek için yapılmadı, verilen vaatlerin sonucu yapıldı. Bu yasa bana göre hayal kırıklığı olacak ve kimse bu yasadan memnun olmayacak.

 

“HÜKÜMET KİMİN KİME OLAN BORCUNU AFFEDECEK?”

 

·        Soru: Bu durumda borçlarını düzenli ödeyenler mi mağdur oldu?

·        Doç. Dr. Güryay: Evet, aynı durumda olup da ödeyenler mağdur. Gerçekten canı yanan, zora girdikleri için borçlarını ödeyemeyen insanlar var onları tenzih ediyorum, ancak bu yasa vurgunculara yarasın diye yapıldı ama onlara da yaramayacak. Onların bekledikleri aftı ama af mümkün değil. Hükümet kimin kime olan borcunu affedecek? Böyle bir hakkı yok.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1363 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler