1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'FAİZ YASASI' İADE EDİLDİ
FAİZ YASASI İADE EDİLDİ

'FAİZ YASASI' İADE EDİLDİ

Eroğlu, “sorunun ileride tezekkür etmesini engelleyecek herhangi bir düzenleme içermiyor”

A+A-

 

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, kamuoyunda “faiz yasası” diye ifade edilen “Borç ilişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken ve/veya Tahsil Edilemez Hale Gelen Borçların Ekonomik İyileştirme Kapsamında Yeniden Yapılandırılması Yasası”nı, yeniden görüşülmek üzere Cumhuriyet Meclisi’ne iade etti.

Eroğlu, Meclis Genel Kurulu’nun 2012 yılının ilk toplantısını yaptığı 9 Ocak’ta geç saatlere kadar süren toplantısında muhalefetin karşı çıkmasına rağmen iktidarın oylarıyla ve oyçokluğuyla kabul edilen yasayı imzalamadı. Cumhurbaşkanı Eroğlu, yasayı iade gerekçeleriyle birlikte iade etti.

Böylece, söz konusu yasa, önce Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nde, ardından da Meclis Genel Kurulda yeniden görüşülecek.

“SORUNUN İLERİDE TEKRARLAMASINI ENGELLEYECEK DÜZENLEME YOK”

İade gerekçesinde, yasanın mevcut borçları içerdiği, sorunun ileride tekrarlanmasını engelleyecek herhangi bir düzenleme içermediğini belirten Cumhurbaşkanı Eroğlu, ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 2007’de verdiği bir kararda, azami faiz belirleme yetkisinin yasama organına ait olduğu ve buna rağmen yapılan devrin anayasaya aykırı olduğuna ilişkin bulgusunun, mevcut yasada ele alınmadığının görüldüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı’nın yasayı iade yazısında, borçluların borcunu yapılandırması için kabul etmesi gereken koşullar arasında banka veya kredi sağlayıcısının belirleyeceği borç miktarını sorgulamadan mahkemede hüküm kabul etmek suretiyle borç miktarını kabule zorlandığının görüldüğü ifade edilerek, şöyle denildi:

“Oysa, ‘Hak Arama özgürlüğü ve Yasal Yargı Yolu’nu düzenleyen Anayasanın 17. maddesine göre kişiler, diğer hakların yanı sıra, hak ve yükümlülüklerinin veya kendisine karsı yapılan bir suçlamanın karara bağlanmasında, yasa ile kurulan bağımsız, tarafsız ve yetkili bir mahkeme tarafından, makul bir süre içinde adil ve açık bir surette davanın dinlenerek, gerekçeli bir kararla duyurulması hakkına, ayrıca, davasını mahkemeye sunmak ve bunu hazırlamak için gerekli zamana sahip olmak, delillerini göstermek veya göstertmek veya tanıkların yasaya uygun olarak doğrudan doğruya sorguya çekilmesini isteme gibi haklara sahiptir. Yasanın bu şekliyle söz konusu temel hakka müdahale ettiği gözlemlenmektedir.”

“BORÇLULARA NASIL BİR KOLAYLIK GETİRECEĞİ AÇIK DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun yasayı iade gerekçelerinde, yasanın borçlulara nasıl bir kolaylık getireceğinin de açık olmadığı belirtilerek şu açıklamalara yer verildi:

“Örneğin, Yasanın 5(1). maddesi çerçevesinde, 31.12.2011 tarihi itibariyle, ödenmesi için hakkında yasal takip başlatılmış ve/veya hakkında Mahkeme hükmü alınmış borçlarla ilgili olarak, dava talep takririnde veya Mahkeme hükmü alınmadan doğrudan ipotekli malın satışına gidildiği hallerde, ipotek takrirnamesi tahtında talep edilen borç miktarının esas alınarak katsayılar ile çarpılması ve varsa talep takririnden veya ipotek satış talebinden sonra yapıları ödemelerin düşülmesi suretiyle yeni borç bakiyesinin belirleneceğini hükme bağlamakta, bu da özellikle devam etmekte olan davalarda, davacı konumundaki banka veya kredi sağlayıcısının taleplerinin borç hamili tarafından sorgusuz kabulünü gerektirmektedir.

“BORÇ MİKARI ARTACAK… BORÇULARIN NEYLE KARŞILAŞACAKLARINI BELİRSİZ KILACAK”

Bunun üzerine Yasanın 14. maddesi, yıllık azami faiz oranı, KKTC Merkez Bankası’nın açıkladığı dönemsel ticari reeskont faiz oranının Türk Lirası borçlarda bir buçuk katını, döviz cinsi borçlarda ise üç katını aşmayacak seklide, ödeme planına bağlanacak borçlara, her bankanın ve/veya kredi sağlayıcısının en düşük cari kredi oranında faiz eklenmesini de düzenlemektedir. Bu düzenleme ise miktarı artıracağı gibi, borç hamillerinin neyle karşılaşacaklarını daha da belirsiz kılmaktadır. Oysa mevzuatın, kişilerin atacağı adımların sonuçlarım öngörebileceği şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. (Örneğin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin sayılı 16/02/2000 Amann v. Switzerland, §56 kararı ile Baklanov v Russia, Hudoc (2005) § 46 kararı).

Yasadan yararlanmak için şart konulan bazı tarihlerin önemi ve gerekçesinin de açıklanmamış olması dikkat çekicidir.”

Cumhurbaşkanı Eroğlu, bu görüşleri çerçevesinde “Borç İlişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken ve/veya Tahsil Edilemez Hale Gelen Borçların Ekonomik İyileştirme Kapsamında Yeniden Yapılandırılması Yasası”nı, Anayasa’nın 94(1) maddesinin kendisine verdiği yetkiye dayanarak yeniden tezekkür edilmek üzere Meclis’e iade ettiğini de ekledi.

ANAYASADAKİ DÜZENLEME

KKTC Anayasası’na göre, Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi’nce kabul edilen yasaları on beş gün içinde Resmi Gazete'de yayımlar. Yayımlanmasını uygun bulmadığı yasaları bir daha görüşülmek üzere gerekçesi ile birlikte aynı süre içinde Cumhuriyet Meclisi’ne geri gönderir.

Cumhuriyet Meclisi, geri gönderilen yasaları, değiştirerek veya aynen, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile kabul ederse, yasa Cumhurbaşkanınca yayımlanır. Çekimser oylar karar yetersayısı bakımından dikkate alınmaz.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 772 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler