1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Facebook’un fendi ‘konvansiyonel medya’yı yendi
Facebook’un fendi ‘konvansiyonel medya’yı yendi

Facebook’un fendi ‘konvansiyonel medya’yı yendi

Medyanın temel işlevleri şöyle sıralanıyor: Bilgi vermek… Eğitmek… Tanıtmak… Harekete geçirmek… Eğlendirmek… ‘Medya’ derken ‘kitlesel iletişim’ mecraları kastediliyor. Gazete… Televizyon… R

A+A-



Medyanın temel işlevleri şöyle sıralanıyor:
Bilgi vermek…
Eğitmek…
Tanıtmak…
Harekete geçirmek…
Eğlendirmek…
‘Medya’ derken ‘kitlesel iletişim’ mecraları kastediliyor.
Gazete…
Televizyon…
Radyo…
Dergi, kitap gibi süreli yayınlar…
Hatta bildiriler, broşürler, bilboardlar …
Bunlara artık ‘klasik medya’, hatta ‘konvansiyonel medya’ demek gerekiyor. 
Zira ‘yeni medya’, adı geçenlerin papucunu dama atabilecek kadar hızlı biçimde yaşamda yer buluyor.
**
Gazeteler, radyolar, televizyonlar misyonunu tamamlamadı henüz…
Ancak artık çok ciddi rakipleri var.
İnsanlar artık geleneksel medya yerine, başka mecralardan karşılıyorlar bazı ihtiyaçlarını…
Bugün için en yaygın olanı facebook…
Gençler başta olmak üzere, birçok kişi facebook’tan besleniyor.
‘Sosyal paylaşım ağı’ adı verilen bu tip iletişim mecralarının en önemli özelliklerinden biri ‘özgürlükçü ortam’a sahip olması…
Herkes her türlü bilgiyi ve görüşü denetimden geçmeden yayabiliyor. ‘Güvenilirlik’ konusunda ciddi bir açık ortaya çıkarsa da bu durum, belli ki insanların o mecrayı kullanımını kamçılıyor.
Facebook sayesinde her ‘kullanıcı’ bir ‘medya mensubu’ haline geliyor. Birkaç saniye içinde onbinlerce, hatta milyonlarca insana ulaşabiliyor.
**
Medyanın işlevlerine geri dönüp baktığımızda, bunların artık ‘konvansiyonel medya’dan çok ‘yeni medya’ tarafından yerine getirildiğini görebiliyoruz.
Etrafınızdaki insanlardan sürekli şuna benzer cümleler duyuyor olmalısınız:
- Şunu facebook’tan öğrendim…
- Bunu face’den gelen bir mesajla duydum…
Facebook, bireysel ilişkilerin yanı sıra, kitle iletişim araçlarından alınması gerekenleri de veriyor insanlara…
Çoğu zaman ‘ilk kaynak’ yine klasik medya oluyor: Bir köşe yazısı, bir haber, bir görüntü facebook’a atılıyor.
Ancak ilginç olan durum şu ki, birçok kişi o bilgiyi ana kaynaktan değil, facebook’tan öğrenmiş oluyor!..
Bunun en kestirme yorumu şu herhalde: İnsanlar klasik medyayı izlemek yerine “Bir şey olursa facebook’a da düşer, oradan öğrenirim” düşüncesini benimsemiş!..
**
Facebook ve elbette diğer sosyal iletişim ağları örgütlenme ve hatta eyleme geçirme konusunda da giderek çok daha iddialı hale geliyor.
Demek ki internet destekli sosyal ağlar sadece medyanın değil, siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin de kimi yönlerini ikame edebilecek potansiyel taşıyor.
Başka hiçbir mecra ve örgüt kullanılmadan, yalnızca facebook vasıtasıyla organize edilen toplantılar, gösteriler ve benzeri etkinlikler, ülkemizdeki facebook gerçeğini iyi örnekliyor.
Kıbrıs özelinde facebook’un bir başka çarpıcı işlevinden daha söz etmek gerekiyor: Barışa ulaşmaya dönük çabaların bir kısmı, klasik medyanın kalıpçı ve zaman zaman yasakçı tavırlarından uzak, rahatça yerine getirilebiliyor.
Riskleri bir tarafa, facebook bu yönüyle de ‘özgür beyinler’ için önemli bir fırsat yaratıyor.
**
‘Basın Günü’nde ‘konvansiyonel medya’nın durumu kadar ‘yeni medya’ya da dikkat çekmek gerekiyor.
Bunun birkaç nedeni var.
Birincisi, bu kadar teknolojik gelişmeye rağmen hala medyamızda ‘yasakçı’, ‘sansürcü’ ve ‘ötekileştirici’ anlayışlar var. Ve bunu yapanlar ‘mühim şahıs’ sayılıyor!..
İkincisi, ‘çok seslilik’ istemeyenler, ‘farklı ses’ çıkaranları susturmak için her türlü yöntemi kullanıyor. Sonra hiç sıkılmadan ‘özgür basın’dan, ‘basın özgürlüğü’nden söz edebiliyor!..
Üçüncüsü, medya ‘kirlenmeye’ devam ediyor. Tetikçilik, yalakalık, cepçilik, patronculuk gibi hastalıklar, basında kaliteyi aşağıya çekiyor.!..
Doğan Tılıç’ın dediği gibi “Utanıyorum ama gazeteciyim…”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 755 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler