1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Eylül, Barış ve Eğitim
Eylül, Barış ve Eğitim

Eylül, Barış ve Eğitim

Bir eğitimci olmak ya da başka bir ifadeyle eğitim bilimiyle uğraşmak, Eylül ayına karşı iç dünyamda farklı duygular ve heyecanlar oluşmasına neden oluyor. Çünkü bir anlamda Eylül; okul demek, öğretmen demek, öğretim demek, eğitim demek… Aslında

A+A-

 

 

         Bir eğitimci olmak ya da başka bir ifadeyle eğitim bilimiyle uğraşmak, Eylül ayına karşı iç dünyamda farklı duygular ve heyecanlar oluşmasına neden oluyor. Çünkü bir anlamda Eylül; okul demek, öğretmen demek, öğretim demek, eğitim demek…

 

Aslında Eylül ayı, sadece eğitimle özdeşleşmesinden dolayı değil başka birçok açıdan benim için anlamlı günlerle doludur… Bunlardan biri, “1 Eylül Dünya Barış Günü” kuşkusuz… Ancak tartışmasınız benim için en önemlisi “2 Eylül”, oğlumun doğum günü… Dün, 10’lu yaşlara adım attı…

 

Bütün bu duygularla bilgisayar başına oturduğumda ne yazacağım artık kesinleşmişti; barışı, eğitimi ve tabi ki geleceği…

 

 

Barış Eğitimi

Türk Dil Kurumu barışı; uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam olarak tanımlar… Oysa ne yazık ki, “barış” kavramının tam karşısında duran tanımların hayatın her alanında ve yaygın biçimde yer aldığı bir dünyada yaşıyoruz…

 

Barışı yakalamak, barışı içselleştirmiş bireylerle mümkündür. Bu da eğitimin işidir… Barış eğitiminin, eğitim sistemlerine entegre edilmesi kaçınılmazdır. Çünkü bugün yaşadığımız şiddet olayları, kişisel çatışmalar, fikir ve görüş ayrılıkları yalnızca barışçıl bir akılla çözüme kavuşabilir.

 

Dünyadaki en büyük yıkıma neden olan II. Dünya Savaşı’nın başlangıç günü olan “1 Eylül”, barış günü olarak kabul edildikten sonra, bilim insanları, devlet insanları, sanatçılar, aydınlar, düşünürler barışçıl çözüm yaklaşımının ve kültürünün oluşması yönünde çaba harcanması gerekliliğine vurgu yapmışlardır. Bunun içinde önerilen ilk şey “Barış Eğitimi” olmuştur… Başta biz eğitim bilimcilerin ama onun dışında da sivil toplum kuruluşlarının, medyanın ve elbette ki eğitim yöneticilerinin birincil görevlerinden biri, formal ve informal tüm eğitim kademelerinde “Barış Eğitimi” anlayış ve kültürünü hakim kılmak olmalıdır.

 

 

Gelecek

 “Ben gelecek için hiçbir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor.” Albert Einstein bu sözü aslında gelecekten endişe duymadığını söylese de esas söylemek isteğini; endişe duyulması gerekenin, bugün ne yaptığımızla ilgili olmasıdır… Gerçektende öyle… Oğlumun doğumu gözlerimin önünde, az önce dünya gelmiş gibi ama dün 10’uncu yaşına adım atmasını kutladık… Hem de onu bekleyen; eğitim, trafik, sağlık, kültürel çatışmalar ve Kıbrıs Sorunu’nun yanında çevre sorunları, kıtlık, susuzluk, küresel ekonomik sorunlar gibi devasa problemleri gelecekte bir gün mutlaka karşısına çıkacağını bilerek…

 

İşte bu yüzden ona problem çözmeyi öğretmenliyim, eleştirel ve yaratıcı düşünceyi, araştırmayı, sosyal ve kültürel yaşama katılım becerisini gösterebilmeyi öğretmeliyim. Dürüstlük, sorumluluk ve etik kurallara bağlılığı yaşam biçimi haline getirmeliyim. Farlılıklara saygı duymayı, toplumsal yaşama aktif olarak katılmasını, kendi kültürünü zenginleştirirken diğer kültürlere saygını duymasının önemi ona kazandırmalıyım…

Yazının bu bölümüne Albert Einsten’in bir sözü ile başlamıştım. Yine onun bir söz ile bitireyim. “Aptallık, aynı şeyleri defalarca yapıp, farklı sonuçlar almayı beklemektir”…  Artık aptallık yapmak istemiyorum… Yani aynı şeyleri yapmamam gerektiğini biliyorum… Bu yüzden artık bilgisayarın başında daha az oturup, oğlumla daha çok zaman geçireceğim, onunla daha az çekişip, ona daha çok sarılacağım, nasıl adam olunur dersleri yerine, barışı, geleceği ve kendi babamdan öğrendiklerimi ona daha çok öğreteceğim…

 

 

AKLINIZDA BULUNSUN

 

 

Kitap

        

Kitap, bir ya da birkaç konuya dair elle yazılmış ya da matbaada basılmış sayfaların bir arada birleştirilmesi ile meydana getirilen, okumaya mahsus ciltli ya da ciltsiz eser” olarak anlatılabilir. Ancak kitap bundan çok daha fazla bir şeydir…

 

Kitap paylaşımdır, aktarımdır, yaşamının kendisine dair en önemli kesitlerdir… Ve iyi bir kitap aynı zamanda yol göstericidir… Bu yüzden kitap kimi zaman geçmiş, kimi zaman da gelecektir… Kısacası kitap her şeydir…

 

Kitap, kendimizi daha iyi tanımıza yardımcı olur. Davranışlarımızın, tutum ve değerlerimizin değişmesini sağlar… Kitap, bireyi ve diğer bireyleri, toplumu ve diğer toplumları geçmişleriyle ve nereye gideceklerine dair tüm anlamlarıyla öğrenmemizin temel unsurudur… 

        

Farkında mısınız bilmiyorum ama bugünlerde kitabı insanlarla buluşturmanın ülkemizdeki en güzel örneği yaşıyoruz… Ülkemizde her yıl müthiş bir kitap fuarı düzenleniyor… Üstelik bu yıl 25’incisi… Işık Kitabevi Kitap Fuarı’ndan bahsediyorum… Kızılbaş Kilisesinde (Gençlik Merkezi)  28 Ağustos’ta başlayan fuar, 7 Eylül’e kadar sürecek, “Sancılar” temalı fuarın bu yılki tüm ekinlikleri 20:30’da başlıyor ve tüm kitaplar %10 indirimle satılıyor… Henüz uğramadıysanız, büyük bir eksiklikle yaşıyorsunuz demektir… Yaşamınızı anlamlandırmak için bu küçük öneriye kulak verin ve kitaplarla kendinizi buluşturun…

 

 

ANLAYANA - GÜLMECE

 

 

Erkek ve Kadın Aklı

 

Bir adam ve bir kadın ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:

-      "Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir
işarettir"
der.

Bu sözden sonra müthiş heyecanlanan adam, yanıt verir:

-      "Evet, galiba haklısın…"

-      "Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız…"

Diyerek devam eden kadın ve şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri
uzatır. Bunun üstüne adam sorar:

-      "Sen içmeyecek misin?"

Kadın cevap verir:

-      "Hayır, ben polisi bekleyeceğim"

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 829 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler