1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. EYLEM KIRANLA ‘YEMEK’!..
EYLEM KIRANLA ‘YEMEK’!..

EYLEM KIRANLA ‘YEMEK’!..

Dün ilginç bir buluşma gerçekleşti. Bir bakan ve müdürü öğle yemeğinde görüntüledik. Orta dereceli okullarda ‘eylem’ nedeniyle karne verilmezken, dün birkaç okulda ‘eylem’ kırıldı. Bunlardan biri de Güzelyurt Şht. Turgut Ortaok

A+A-

 

 

 

Dün ilginç bir buluşma gerçekleşti. Bir bakan ve müdürü öğle yemeğinde görüntüledik. Orta dereceli okullarda ‘eylem’ nedeniyle karne verilmezken,  dün birkaç okulda  ‘eylem’ kırıldı.

Bunlardan biri de Güzelyurt Şht. Turgut Ortaokulu’nda gerçekleşti. Okul Müdürü Cengiz Uzun, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın eylemini tanımayarak,  ‘kendi’ eliyle hazırladığı karneleri öğrencilere dağıttı. Ardından Milli Eğitim Bakanı Kemal Dürüst ile Lara Beach Restoran’da öğle yemeğinde buluştu.

Yemekte görüntülenen Müdür Uzun ve Bakan Dürüst ‘kutlama’ yaptı.

Şht. Turgut Ortaokulu Müdürü Cengiz Uzun, yaptığı açıklamada, karnenin hak olduğunu söyledi.

“Öğretmenden notları aldık ve hak edenlere karnelerini verdik” diyen Uzun, “Bunun sevinci içerisindeyiz” dedi.

Uzun, “Bakan Dürüst’ü de yemeğe davet ettik, bizi kırmadı, geldi” açıklamasında bulundu.

Milli Eğitim Bakanı Kemal Dürüst ise yemeğe katılımının yanlış anlaşılmamasını istedi. Dürüst, “12 yıldır hizmet verdiğim okuldu. Davet alınca kıramadım, geldim” ifadesinde bulundu. 

Peki bu görüntüler ve açıklamalar eğitim çevresinde ne etki yaratacak? Eyleme katılan öğretmenlerin  ‘müdüre’ tepkisi ne olacak?

 

 


 

“Kıbrıs'ta doktora yapma, askerlik yap”

CTP eski Milletvekili Okan Dağlı, dünkü ‘Doktora yap askerlikten yırt’ manşetimize yorumda bulunarak, tespitlerini bizlerle paylaştı.

İşte Okan Dağlı’nın ifade ettikleri:

“Fayka bugünkü manşetinizin özeti "Kıbrıs'ta doktora yapma, askerlik yap"tı! Ben de bu konuda özet olarak kendi görüşlerimi yazdım, seninle paylaşıyorum...

Kıbrıs'ta doktora yapanları askere almaya devam edin diye öneri yapanlar var. Bu öneri insanlarımızın eğitim hakkının kısıtlanmasıdır. Ayrıca yurt dışında doktora yapanlar ile burada doktora yapanlar arasında bir ayırımcılığın da sürüp gitmesidir. İnsanların eğitim hakkını askerlik ile sonlandırıp kısıtlamak hiç bir hak ve hukuka sığmaz! Mecburi askerliğin tüm dünyada tartışıldığı bir dönemde, "doktora yapma, mecburi askerlik yap" demek ve bu önerilere sahip olmak çağ dışı kalmakla eşdeğerdir...”

 

 


 

Küçük, TDP’yi küçümsedi!..

 

Geçtiğimiz hafta sonu kurultayını yapan  TDP’ye, Başbakan İrsen Küçük’ten çok ağır eleştiri geldi. Dün bir kabulü sırasında, Toplumsal Varoluş Hareketİ’nin eylemlerinden bahseden Küçük, sözü TDP’ye getirdi. Ve şu ifadeleri kullandı:

 “Özellikle cılız, kurultaylarında küçük bir salonu dolduramayan ve halktan hiçbir zaman iktidar onayı almayan bazı siyasi partiler grevi istismar etmeye çalışıyor.”

Başbakan Küçük’ün bu söylemlerine TDP’den nasıl bir yanıt gelecek doğrusu merak ediliyor.

 


 

 

 

"Hükümete güven" meselesi ve yeni eylemler...

 

“Kıbrıslı Türkler artık UBP hükümetine güvenini yitirmiştir.

Gerçi “çok güvendikleri” için “tek başına iktidar” yapmamışlardı ya UBP’yi…

 “Öfkeyle kalkan zararla oturur” misali;

 Bir önceki iktidara karşı abartılı öfkelerini;

 UBP’yi sandıkta abartılı bir şekilde oya boğarak dindirmek istemişlerdi.

Bunu da başarmışlardı!

Şimdi de tabii kaçınılmaz olarak “acı hasadını” yapıyorlar bunun…

 “Hükümete güven” derseniz yerlerde sürünmekte…

Aslında siyasi sisteme de güvenmiyor insanlarımız…

Velâkin şu anda;

Ne birini değiştirebiliyor ne de öbürünü…

 “Niyet dahi etmekte”, “ne pahasına olursa olsun değiştirme” kararı vermekte de geç kalıyor…

Hayli yıpratıcı ve hangi saikle olduğu anlaşılamayan bir tereddüt yaşıyor toplum… 

Değiştirmek için olağan seçim tarihini beklemek de kurtarmıyor oysa artık bu toplumu…

Yani 2014’e varmadan her şey için çok geç olabilir.

Ve öyle görünüyor ki, olacak da…

Eğer Kıbrıs konusunda erken bir çözüm imdada yetişemezse;

Kıbrıslı Türk toplumu “kötü kaderiyle” baş başa kalacak…”

 

ALİ TEKMAN

 

 


 

 

Yağdı şikayet, yağmadı şikayet

 

“Ne haldir, bu insanoğlu bir türlü mutlu olmasını, şükretmesini bilmiyor. Bilenler elbette var, ama, bilmeyip de her şeye karşı olan, şükretmeyen de bol.

Tarlalara girilmez olmuş.

Ağıllar çamur deryası, hayvanlar yağmurlardan, sellerden, soğuklardan telef oluyormuş.

Yağdı vay, yağmadı vay.

Yağış olmadığında, ot yok, su yok hayvanları kuru yemle beslemek zor ve pahalı... şikayetler gırla.

Kuraklık olur, kuraklık paraları, tohumlar yeşermez, tazminat, fazla yağar ekin çürür tazminat.... Bu insanlar nasıl memnun edilecek bilmiyorum

Çervremizdeki ülkelere bakıp da şükretmek gerekmez mi?”

 

ÖZCAN ÖZCANHAN

 

 


 

Hayır kurumu değiliz...

 

 “Temel Bulut’la yaklaşık bir buçuk saat konuştuk.

Bir iş adamı ne kadar açık sözlü olursa Temel Bulut’u da o kadar açık sözlü buldum.

İnsani değerlere saygılı.

Satın aldıkları projenin sahibine acil şifalar dilemeyi ihmal etmezken, ‘Yaptığımız işin hasta yatağındaki bir iş adamının yüreğindeki yükü azalttığını görmekten de ayrı bir huzur duyuyoruz’ sözlerini ayrıca anlamlı buldum.

Projenin toplamı ne kadar ederdi?

Emlak değer belirleme uzmanı değilim. Bu nedenle de yorum yapmam.

Tabii ülkemizde inşaat sektöründeki krizin değerlerde ciddi düşüşlere neden olduğu ortada. Hele bankaya borçlu olanlar bu krizden çok daha fazla etkilendi.

Bir gerçektir zenginden mal almak kolay değil. Ama zor koşullarda yapılan ticarette, zorda olan satıcı, alıcıyla çok da eşit olamaz.

Bu sadece bizde değil dünyanın her yerinde böyledir.

Eğer her şey yolunda ve çok sıra dışı bir durum yoksa en iyi noktada satıp çıkmak en doğru olandır.”

 

HASAN HASTÜRER

 

 


 

 

 

 

"Bugün burada Fransa konusuna girecek değilim, o konuya bugün Fransızım."

 

Recep Tayyip Erdoğan’ın profilinden

 

***

 

“Hakemlik ve tarih sınırlaması fobisine uluslararası konferans da eklendi. ‘Kıbrıs sorunu’, ‘Korkular sorunu’na dönüştü!!!”

 

Erbay Akansoy’un profilinden 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2783 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler