1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Eve tavuk sokmalı mı?
Eve tavuk sokmalı mı?

Eve tavuk sokmalı mı?

“Çok uzun süredir eve tavuk eti sokmuyorum” dedi, bir doktor dostum!.. Oysa... Genelde “kırmızı et” için söylenirdi, “az tüketiniz” diye... Malum damar sertliği, kolesterol, kalp falan... Oysa “piliç”te

A+A-

 

 

“Çok uzun süredir eve tavuk eti sokmuyorum” dedi, bir doktor dostum!..

Oysa...

Genelde “kırmızı et” için söylenirdi, “az tüketiniz” diye...

Malum damar sertliği, kolesterol, kalp falan...

Oysa “piliç”te endişe başka!..

“Seri üretim”e geçen fabrikalar, bol “hormonlu” yemlerle, “erkenden” kesilecek kıvama getiriyormuş civcivleri...

“Büyümüş de kocaman tavuk olmuş” halleri, otuz günü bulmuyormuş neredeyse...

Ve böylece “balon” gibi şişirilen hayvancıklardan bedenimize akan “katkılarla”, ardından soruyoruz hep birlikte: Niye bu kadar çok kanser var ülkede!..

Elbette, bunların tümü iddia...

Ve “doğruluğu” falan da kanıtlanmış değil.

Dolayısıyla, bu iddialara yönelik bir “maddi” rapor olmadıkça önümüzde, bizim söyleyebileceğimiz  “güvenle tüketebilirsiniz” sadece...

 

***

 

Doktor arkadaşım, yeni bir adres keşfetmiş...

Köyde, özel kümeste üretilen ve hiçbir şekilde “hazır” yem verilmeyen tavuklar...

- “Uzun zaman sonra evimize tavuk girmeye başladı” diyor.

 

***

 

Tüm bunları neden yazıyorum!..

Bu konuşmaları, kaygıları, endişeleri acaba bizi yönetenler hiç mi duymuyor, hiç mi hissetmiyor?

Acaba diyorum, bizi yönetenler, her ay denetim raporlarını açıklasa, tükettiğimiz tüm gıdalara dair...

Etten sebzeye, sudan süte kadar...

Ve biz de bilsek, güvensek, inansak ki “denetleniyor...”

Ama göstermelik bir kez değil, her ay, bıkmadan usanmadan yapılsa, açıklansa bu denetimler...

O durumda...

Böylesi “şüpheler” da ortadan kalkmaz mı?

 

***

 

Sanırım muhalefetin, topluma yönelik en iyi vaadi olur bu, “Sizin gıda güvenliğiniz için her gün denetim yapacağız” diye...

 


 

Kaşif'in kalbi ve "yarış"

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif, göğüs ağrısı hissetti.
Mağusa Hastanesi'ne gitti.
Çok doğal olarak, önceden de operasyon geçirmiş ve damarlarında iki stent bulunan Kaşif'i, doktorlar kontrol için gözetim altına aldı.
Bugün de ileri tetkikler için Türkiye'ye uçacak.
İlk başta "kalp krizi geçirdi" gibi heyecanlı mesajlar olsa da, günün sonunda sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı.
Üstelik adam Sağlık Bakanı...
Elbette ki "canına" iyi bakacak, bakılacak.,

* * *
Buraya kadar yaşananlar gayet normal.
Sağlık Bakanı ya da vatandaş Kaşif için normal de,  "UBP Başkan adayı Kaşif" için değil...
Yeni  "iddialara" hazır olunuz şimdi:
- "Adaylıktan çekilmek için sağlık durumunu bahane gösterecek..."
- "Bunlar hep senaryo, yarıştan çekilecek..."
Ve bakalım daha neler söylenecek...
"Türkiye İrsen Küçük'e rakip istemiyor" yönündeki genel kanıya kimseler yanıt vermediği sürece (yanıt gelse, ne kadar inandırıcı olacağı ayrı mesele) nelerin gerçek nelerin senaryo olduğunu kestirmek güç...

* * *
Ahmet Kaşif'e geçmiş olsun diyelim...
Ve ekleyelim, iradenin ve demokrasinin sekte-i kalpten gittiği ülkede, göğüs ağrısı şakaya gelmez, diye...

 


 

Girne, çok değişti...

 

Güneyde yayınlanan en yüksek tirajlı Fileleftheros gazetesi, “Artık Girne’nin ruhu yok” başlığını attı ve şunları yazdı:

“74 öncesinde limon ağaçları ve bahçelerin bulunduğu yerlerde şimdi binalar, kilise olan yerlerde camiler var. Her şeyin görüntüsü değişti. Ancak deniz büyülemeye devam ediyor...”

H H H

Girne’nin eskisi gibi olmadığını, doğrusu Kıbrıslı Türkler de söylüyor, içleri acıyarak...

Hem, “eskisi gibi” ne kaldı ki !?

 


Sıradaki İL

 

AKŞAM gazetesinde önceki gün, “10 bin ve üzeri üniversite kontenjanı bulunan İLLER” sıralaması vardı... 7’nci sıradaki il, “KKTC” (!)

 


 

“KKTC” için duaya!..

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1214 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler