1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Esneklik mi, taviz mi...
Esneklik mi, taviz mi...

Esneklik mi, taviz mi...

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Güvenlik Konseyi’ne sunacağı ön rapor açıklandı. Raporun en dikkat çeken yanı Genel Sekreter’in süreci sonlandırma niyetinde olmadığı ve bugüne kadar yeterli ilerlemeyi sağlayamadıkları için her iki

A+A-

  

 

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Güvenlik Konseyi’ne sunacağı ön rapor açıklandı.

Raporun en dikkat çeken yanı Genel Sekreter’in süreci sonlandırma niyetinde olmadığı ve bugüne kadar yeterli ilerlemeyi sağlayamadıkları için her iki lidere de ortak sorumluluk yüklemesidir.

Ban bu görüşünü kendisine veda ziyareti için gelen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin BM büyükelçisini kabulünde de tekrarladı. Bu görüşmede Ban, “Kıbrıs sorunundaki ilgisinin daimi olduğunu, Kıbrıs sorununa bir çözümün bulunmasına kadar çalışmalarına devam edeceğini” söyledi.

Ban raporuda ''esası olan konularda şu an için müzakereler çıkmaza yakın durumda. Liderlerin müzakereleri yoğunlaştırma ve biran önce bir sonuca varma yönündeki taahhütlerine rağmen ana meselelerde son aylarda kısıtlı ilerleme olması endişe kaynağı'' dedi.

Ban ayrıca taraflara çağrı yaparak ''Şimdi anlaşma zamanıdır. Yerel, bölgesel ve uluslararası şartlar sürekli değişiyor. Şu anki fırsat penceresi sınırsız değil ve geleceğin bir çözüm için bize daha elverişli şartlar getireceği yönünde çok az belirti var” dedi.

Bence bu paragraf iki taraf için de uyarıcı, uyarıcı olduğu kadar da ders vericidir.

Ban zamanın sınırsız olmadığını altını çizerek söylüyor.

Rapor görüşmelerdeki tıkanıklıkları da açık ve net biçimde izah ediyor. Esasın esası olarak tercüme edilen konular “Vatandaşlık, Yürütmenin seçimi, ve Toprakla bağlantılı Mülkiyet” olarak not edildi. Ban bu konularda köprüler kurulabileceğini ama tarafların esnek olmaları gerektiğini de söyledi.

Ban Ki Moon’un iyi niyetle ve yapıcı olarak görüşmeleri sürdürme isteğine karşın Rum lider Hristofyas da sırf takvim baskısından kurtulmak için dönem başkanlığının görüşmelere engel teşkil etmeyeceği ve 6 ay sürecek dönem başkanlığında da görüşmeleri aynen sürdürebileceğini söylüyor.

Eroğlu ise ısrarla Rum tarafının dönem başkanlığının başlayacağı 1 Temmuz’da görüşmelerin kesilmesi gerektiğini söylüyor. Eroğlu Türkiye ziyaretinde Türk hükümeti ile de bu konuda görüş birliğine vardığını belirterek BM’nin çözümsüzlüğü ilan ederek taraflara herkes kendi yoluna demesini istiyor.

1 Temmuz’a kadar çözüm bulunabileceğine inandığını da söyleyen Eroğlu bu amaçla ne kadar esneklik gösterdiğini ve yeni önerilerle süreci ilerletmeye çalıştığını söylemiyor.

Gerçekten de bu sorun çok kısa sürede çözümlenebilecek noktaya çoktan geldi.

Yapılması gereken basittir. Bunun formülünü de Genel Sekreter raporunda ortaya koydu.

Vatandaşlık konusunda taraflar sanırım rakamları ortaya koymakla ortak bir noktaya yaklaştı.

Yürütmenin seçimi konusunda da basit bir köprü var. Belli ki çapraz oy ile dönüşümlü başkanlık formülü birleştirildi. Bu durumda yapılması gereken Türk tarafının yeniden 4 Ocak 2010 tarihinde verdiği çapraz oyu da içeren pakete geri dönerek bu süreci o noktadan ilerletmeye çalışmasıdır.

Eroğlu bunun için Rumlar bu paketi kabul etmedi ben ne yapayım diyecek. Ama paket “ya al, ya da bırak” biçiminde sunulmamıştı. Üzerinde konuşulacaktı. Çapraz oya dokunmadan paketin diğer unsurlarına geçilse sanırım bu yönde top Rum tarafına geçmiş olacak.

1 Temmuz’a kadar çözüm derken samimi olan bu esnekliği gösterir diye düşünüyorum.

Üçüncüsü Mülkiyet konusudur. Bu konu da toprakla bağlantılıdır. Elbette toprak en son ele alınacaktır. Bu konuda liderlerin Talat döneminde mutabakatları vardır. Ama bir gerçek daha var Rum tarafı kendisine bırakılacak toprakları detayda olmasa bile yaklaşık biçimde ve tamamen global düzeyde bilmek istiyor. Mülkiyet başlığındaki ilerlemeyi de bu şarta bağlıyor.

Demek ki ilerleme olması için ilerlemk isteyen taraf masada bazı esneklikler ortaya koymalıdır.

Ama 1 Temmuz’a kadar çözüm istediğini söyleyen Eroğlu kendisinden esnek davranmasını isteyenleri taviz vermesini istemekle suçluyor. Eroğlu dün görüşmelerden sonra yaptığı açıklamada “kendi içimizdeki bazı siyasi partilerin sadece bizi zorlayarak, taviz ver düşüncesiyle hareket içine girmesi, karşı taraf hareket etmediği sürece bir anlam ifade etmiyor” dedi.

Bu anlayışla çözüm nasıl sağlanacak ben merak ediyorum. Masada bu anlayışla oturan bir lider çözüme nasıl yardımcı olacak gerçekten bilemiyorum. Sanırım bu soruya Eroğlu ve ekinin görüşmeleri başarıyla yürüttüğünü iddia edenler yanıt vermelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 937 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler