1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ESNAF KAN AĞLIYOR
ESNAF  KAN AĞLIYOR

ESNAF KAN AĞLIYOR

“DEVREN KİRALIK” Mağusa esnafı iflasın eşiğinde olan 2 binden çok daha fazla esnaf olduğunu söylüyor. Çarşı içerisinde faaliyet gösteren her dükkânın ön camında “Devren Kiralık” yazısı, esnafın durumunu kısaca özetler gibi duruyor

A+A-

 

“DEVREN KİRALIK”

Mağusa esnafı iflasın eşiğinde olan 2 binden çok daha fazla esnaf olduğunu söylüyor. Çarşı içerisinde faaliyet gösteren her dükkânın ön camında “Devren Kiralık” yazısı, esnafın durumunu kısaca özetler gibi duruyor.

Tüm yurt genelinde olduğu gibi Mağusa esnafı da ekonomik durgunluktan kan ağlıyor. Esnafın bir çoğu piyasanın durgunluğundan şikayet ediyor, bir çoğu da siyasete ve ülkeyi yöneten hükümete tepki gösteriyor. Kamu sektöründeki kazancın düştüğünü bu nedenle de alım gücünde gerileme olduğunu anlatan esnaf ekonomik durgunluğun direkt olarak esnafın batışını hazırladığını söylüyor.  Mağusa suriçi esnafının en eski konfeksiyoncularından, Mehmet Dal, iflasın eşiğinde olan iş yeri sayısının görünenden çok daha fazla olduğunu söylüyor. Dal, kurultay ile Ulasal Birlik Partisi’nin gündem yaratmaya çalıştığını “İşin aslı hangisi kazansa UBP yine ayni UBP’dir” dedi. Bir kere olsun hükümet temsilcilerinin çarşıya çıkmadıklarını belirten Dal, bu hükümetin bir an önce gitmesi gerektiğini halkın gerekli dersi aldığını ve “bir daha bunlara geçit vermeyeceğini” belirtti.

Bengül Erbilek, “Dükkân bizim, kira vermiyoruz” diyerek yine de her gün dükkanları zarara açtıklarını belirtti. Erbilek kapısının önündeki tabelayı göstererek, malları indirimli satışa koyduklarını ve artık dükkânı kapatmak zorunda kaldıklarını belirtti. Oğlunun bu yıl üniversitede işletme bölümünden mezun olacağını belirten Erbilek, bu şartlarda belki ona bir gelecek hazırlayabilirler düşüncesi ile bir firmanın bayiliğini aldıklarını ve bu şekilde işlerini devam ettirmeyi düşündüklerini söyledi. Erbilek tarihi suriçi esnafının artık Kıbrıs’ın tarihine karıştığını ve tüm dükkânların teker teker kapanmak üzere olduğunu söyledi.

“74’TE BU HALK BUNUN İÇİN Mİ ACI ÇEKTİ?”

Bengül Erbilek, televizyonu açıp 1974’te yaşananları gördüğü zaman hep üzüldüğünü ve şu an yurt dışında olan kızını hatırladığını söyleyerek “Bu halk bunları çocukları yurt dışına kaçsın diye yaşamadı” dedi. Şu an işveren olarak sigortalara para yatırdıklarını belirten Erbilek, sigortalara yatırdığı paraların bile bir anda yok olacağından korktuğunu, sigortaların batırılacağını düşündüğünü söyledi. Erbilek eski memurların alım gücünün daha yüksek olduğunu şimdi yeni memur olanların alım gücünün olmadığını ve piyasaya para dönmediğini belirtti. Erbilek, şu anda yeni memur olan bir kişinin asgari ücrete çalıştığını, hele bir de ev almışsa ayın sonunu göremediğini ve bu şartlarda piyasada esnafa para akışı olmadığını, hükümetin düşüncesizce tüm sektörleri batırdığını söyledi.

“48 YAŞINDA YURT DIŞINA KAÇIYORUM”

Kuyumcu dükkânı sahibi Serhat Parlan ise, konuşmasını “48 yaşında adadan kaçmak için dükkanımı kapatıyorum işte devren satılık tabelası” diyerek özetledi.  “Şu anki bizi biz yarattık” diyen Parlan “Rum’un malını paylaşarak kurduğumuz düzenin bugün bu duruma geleceğinin önceden bilinen bir şey olduğunu” söyledi. Parlan, ‘’bugün yaptığımız her şey gelecekte karşımıza çıkmak için şimdiden yola çıkmıştır’’ diyerek hükümetin hala bu toplumu yok etmek için politikalar ürettiğini ve artık bu adada yaşanamayacağını savundu. Parlan, toplumun içinde bulunduğu durumdan artık saygısını kaybettiğini ve saygısını, özünü kaybeden bir toplumdan gelecek beklemenin çok yanlış olduğunu belirtti. Parlan, ‘’ biz şu an yaşadıklarımızın temelini 74 den hemen sonra Rum malını paylaşmaya başladığımız gün, hukuku çiğnediğimiz gün atmıştık’’ dedi.

 

‘’SATILIK YAZISI CAMDAN DÜŞTÜ’’

Mağusa’nın ilk ve en büyük oyuncak mağazası Miray Toys sahibi Cem Ayken, satılık tabelasının dükkânın camından düştüğünü ve kendi durumunun aslında ülkenin gerçeklerini yansıttığını söyledi. Ayken, şu anda adanın en büyük oyuncak mağazasının güneyde bulunduğunu ve acı bir gerçek olarak güneydeki mağazada da satılan malların ‘’Made in Turkey’’ olduğunu iddia etti. Ayken, KKTC’de kendine maliyeti 30 TL olan bir küçük oyuncağın yine ayni ülke yapımı ve tıpkı aynısı olan oyuncağın güneyde 7 EURO’ya satıldığını ve bu şartlarda devletin kendi esnafının önünü tıkadığı bir piyasada nasıl ayakta durulabileceğinden yakındı.

‘’VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ BİTTİ’’

Saatçi Salih Oktay, herkesin durumunun ortada olduğunu söyleyerek alım gücünün bittiğini belirtti. Eskiden yılda 3-5 gözlük alan müşterilerinin artık eski gözlüklerini ancak tamire getirebildiklerini, insanların son 5 yıl içinde iyice tükendiklerini anlatan Oktay bu kötü gidişe hükümetin dur demesi gerektiğini söyledi. Oktay sabah dükkânı açmanın kafadan 100 TL masraf olduğunu söyleyerek, son zamanlarda dükkânı açtıktan kapatıncaya kadar 100 TL ciro bile yapamadıklarını söyledi. Oktay 12 yaşından beridir bu çarşının piyasasında olduğunu söyleyerek bu çarşıdan en son ayrılacak adam olduğunu belirtti. Oktay, nereye kadar dayanabileceklerini bilmediğini de vurguladı ve devlet desteğinden umudu kestiklerini bari bankalarla bir düzenlemeye ve esnafın desteklenmesini sağlamaya yönelik bir hareket yapılmasını beklediklerini söyledi. Oktay, bugün bankaya esnaf olarak gittiğinde ya memur kefil ya ipotek istendiğini esnafın iş yapabilmesine yönelik hiçbir girişimin olmadığını belirtti. Oktay, her şeyden umudu kesmiş olduklarını ama devletin görevlerinden biri olanı, yani bankalar yasasını esnafları destekleyecek şekilde düzenlemesini beklediklerini belki o zaman bir şeyleri geçici olarak toparlayabileceklerini belirtti.  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1224 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler