1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Eski isyanlarımızda Türkiye sahnede değil'
Eski isyanlarımızda Türkiye sahnede değil

'Eski isyanlarımızda Türkiye sahnede değil'

<< İstanbul’da TC başbakanlık Osmanlı arşivi var… Ayrıca Kıbrıs’ta milli arşiv var… Buralarda biraz araştırma yaptım ben… Osmanlıca belgeler üzerine... İngiliz döneminin ilk yıllarındaki Kıbrıslı Türkler bizler dedelerimiz de

A+A-

 

 

 

 

<< İstanbul’da TC başbakanlık Osmanlı arşivi var… Ayrıca Kıbrıs’ta milli arşiv var… Buralarda biraz araştırma yaptım ben… Osmanlıca belgeler üzerine... İngiliz döneminin ilk yıllarındaki Kıbrıslı Türkler bizler dedelerimiz değil miydi? Onlar neleri başarmışlar… Koskoca sömürge imparatorluğu İngiltere’ye kafa tutmuşlar. Evkaf diye bir kurumumuz var. Bunun idaresini geri almışlar… Tarihimiz başarılarla doludur aslında… Burada enteresan bir nokta var işte. Tüm bu mücadelelerde Türkiye sahnede değil!..>> 

 

Diren Çakılcı…

21 yaşında, bir Kıbrıslı genç…

Genç yaşına rağmen siyasetin hep içinde…

Kıbrıslı öğrencilerin örgütü Kıbrıs Gençlik Platformu’nun eski yöneticisi…

Ne yapıyor, son gelişmelerle ilgili ne düşünüyor diye sormak istedim.

“Omorfolu’yum… Yaş 21” diye başladı söze…

Ve önemli şeyler söyledi.

İstanbul Üniversitesi’ni Tarih Bölümü’nü okul birincisi olarak bitiren bir Kıbrıslı gencin, 21 yaşında bir yüksek öğrenim gencinin fikirleri tartışmaya değer bence.

Diren Çakılcı’nın gözünden işte sorunlarımız ve çözüm önerileri:

 

·        Kısaca kendinden bahseder misin? Ne okuyorsun?

·        Diren Çakılcı: İstanbul Üniversitesi Tarih bölümünü okul birincisi olarak bitirdim. 4.00 da ortalama…

Ama memlekette değerimiz yok. İstanbul Üniversitesi'nde… Yakınçağ tarihi ana bilim dalında yüksek lisans yaparım şu anda… Omorfolu’yum,  yaş 21…

 

·        Yüksek lisans ne üzerine?

·        Diren Çakılcı: Yakınçağ tarihi anabilim dalı, tez konum yüksek ihtimal Kıbrıs'ın İngilizlere Devri… İngiliz döneminde Kıbrıs'ta sosyo-ekonomik, siyasi ve dini hayat olabilir… Arşiv kaynaklarına bağlı olarak

 

·        Peki okuduğun bu bölüm ile ilgili kuzey Kıbrıs'ta ne gibi bir gelecek görüyorsun?

·        Diren Çakılcı: Yani mesleğimi Kıbrıs’ta yapmakla ilgili mi?

 

·        Evet

·        Diren Çakılcı: Açıkçası birincilikle bitirdiğim bir bölümden sonra Kıbrıs’a dönerek harcanmak istemem

Çünkü dönersem tarih öğretmeni olurum. Olmadı üniversitelerden birinde iş bulurum ama…

 

·        Neden, bunu biraz açar mısın? Harcamak derken?

·        Diren Çakılcı: Üniversitelerin eğitim anlayışı ve sistemlerini şahsen tasvip etmediğim için özellikle tarih bölümlerinin, bunu da düşünmüyorum. Kendimi daha fazla geliştirmem lazım. Doktoramı burada yapmayı planlarım. Mümkün olursa burada araştırma görevlisi olup daha fazla alanımda uzmanlaşmak… Belki öyle olunca dönerim

 

·        Peki gelecek?

·        Diren Çakılcı: şimdi dönersem orada kendimi geliştirme şansım yok… Böyle giderse ne olacak

Hiçbir şey değişmeyecek. Ben tüm problemleri bu konularla düşünmeye başladım başlayalı

Kıbrıs sorununa bağlı görürüm. Eğitimi de…  Siyaseti de…  En büyük sorundan en küçüğüne kadar…

 

·        Demek ki büyük bir çıkmaza mı gidiyoruz her konuda, bu demek mi oluyor?

·        Diren Çakılcı:  Aynen öyle!..  Kıbrıs sorunu çözülmesi ve bu düzen değişmesi hiçbir sorunun çözülemeyeceğine inanırım… Her şey bir bir tıkanmaya başladı her alanda.

 

·        Çözüm ne peki? Yani oturup sonumuzu mu izleyeceğiz?

·        Diren Çakılcı: Tabii ki hayır. Çözüm tabii ki mücadele…  Özellikle de bu dönemde…

Günlük problemlerle toplumsal problemler… Bu konulardaki toplumsal muhalefetin Kıbrıs sorunu noktasında birleşmesi ve mücadele etmesi lazım… Geçmişte olduğu gibi (2003).Son Sendikal Platform’un çadır eylemine katıldım. Kıbrıs sorunu ile ilgili tek bir kelime duymadım. Herkes rahatsız ama kimse sorunun nasıl çözüleceğini bilmez. Biri “Hükümettir, UBP’dir problem” der, diğeri “Türkiye’dir” der…  Kimisi de “Gelen aynı giden aynı” der, siyasi partiler için… Esas problem Kıbrıs sorunudur ve enerjimizi bunun için harcamalıyız… Birbirimizi yemek için değil.

 

·        Peki, belediyenin geldiği durum, ya da diğer “yerel” konularda da mı Kıbrıs sorunu ya da Türkiye etken, yoksa biz aslında yönetme konusunda biraz başarısız mı kaldık?

·        Diren Çakılcı: Birçok nokta var her biri bir problemdir. Her birinin özelde bir kaynağı vardır

Böyle bir şema düşün. Bu şemayı çevreleyen koskoca bir de halka, büyük sorun… Bu da Kıbrıs sorunudur… Kıbrıslı Türkleri tembelleştiren, beceriksizleştiren, Türkiye’ye bağımlı hale getiren

Kıbrıs sorunu değil mi? Beleşçilik, ganimetçilik…

 

·        Yani demek istediğim biz daha bir belediyeyi bile yönetememişken Kıbrıs sorununu nasıl çözeceğiz?

·        Diren Çakılcı: Asla inanmam bu söylediğine… İstanbul’da TC başbakanlık Osmanlı arşivi var… Ayrıca Kıbrıs’ta milli arşiv var… Buralarda biraz araştırma yaptım ben… Osmanlıca belgeler üzerine

İngiliz döneminin ilk yıllarındaki Kıbrıslı Türkler bizler dedelerimiz değil miydi? Onlar neleri başarmışlar… Koskoca sömürge imparatorluğu İngiltere’ye kafa tutmuşlar. Evkaf diye bir kurumumuz var. Bunun idaresini geri almışlar… Tarihimiz başarılarla doludur aslında… Burada enteresan bir nokta var işte. Tüm bu mücadelelerde Türkiye sahnede değil!.. Sen da bilin belki, adamlar (Türkiye) diyor ki

“Bizim Kıbrıs sorunu diye bir problemimiz yok”…

Her problemi kendi başına çözen küçük bir toplum!.. Ama Türkiye’nin destek ve yardımlarından itibaren bu durum bozulmuştur… Yavaş yavaş hazıra alıştık… Özelikle 1974'te sonra

 

·        Yani tek kurtuluşumuz Kıbrıs sorununa endeksli bir isyan mıdır, özet bu çıkıyor

·        Diren Çakılcı: Şöyle, Kıbrıs sorunu çözülür ve iki toplumlu bir federasyon kurulursa iki toplum arasında tatlı bir rekabetin yaşanabileceğini düşünürüm… Bu durum Kıbrıslı Türkleri motive edecektir… Tüm sorunlarımızı kendi başımıza çözmeyi başardığımız takdirde gurtulduk demektir.

Kurtuluş, kendi başımızın çaresine kendimiz bakabildiğim zaman gelecek.

Bu süreçte Türkiye’nin etkisi de giderek yok olacak tabii… Bunun da gerçekleşmesi gerekir

 

·        Peki... Teşekkürler...

·        Diren Çakılcı: Ben teşekkür ettim

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1228 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler