1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Eroğlu’nun mühürü
Eroğlu’nun mühürü

Eroğlu’nun mühürü

Beyarmudu’ndaki cami açılışında Cumhurbaşkanı Eroğlu fena coştu. Ne dedi, fark ettiniz mi? “KKTC'de her cami ve yükselen her minare KKTC topraklarına vurulan birer mühürdür” dedi. Bu söz, yabana atılamayacak kadar mühimdir. Laf ola s

A+A-

 

 

Beyarmudu’ndaki cami açılışında Cumhurbaşkanı Eroğlu fena coştu.

Ne dedi, fark ettiniz mi?

“KKTC'de her cami ve yükselen her minare KKTC topraklarına vurulan birer mühürdür” dedi.

Bu söz, yabana atılamayacak kadar mühimdir.

Laf ola söylenmiş değildir.

Ne kadar coşmuş olsa da, Eroğlu bunları bilinç dışı söylemedi.

Peki, neden böyle konuştu?

**

Akla gelen en yakın iki seçenekten biri, ‘takiye’ yapıyor olduğu...

Dün 12 Eylül ve 28 Şubat’la ilgili yazısında Ferdi abi (Ferdi Sabit Soyer) de anlattı: Türkiye’deki otoriteye yaranmak isteyen buradaki sağ iktidarlar kah ‘baş Atatürkçü’ oldular, kah ‘baş İslamcı’!..

Kenan Evren ve cuntası darbe yaptığında Kemalist görünme yarışına girenler, Erbakan’lı hükümetlerde camici, namazcı, oruçcu oluverdiler!..

İşte Eroğlu’nun Beyarmudu’nda kullandığı “Her cami ve minare birer mühürdür” sözü de bunu andırıyor.

Ankara’da İslami ağırlıklı bir iktidar var ya...

Şimdi Atatürk ilkelerinden falan dem vurmak yerine camilerden, külliyeden dem vurmak daha ‘geçer akçe’...

Muhtemeldir ki Eroğlu’nun söylemine yansıyan dini üslupta “Ankara’dakilerin ruhunu okşama” dürtüsü de vardır.

Ama sanırım bu teori Eroğlu’nun ‘mühür’ söylemini izah etmeye yetmez.

**

Her camiyi ve minareyi memlekete vurulan birer ‘mühür’ diye tanımlamak, ideolojik bir söylemdir.

Bakın, Eroğlu nasıl devam ediyor sözlerine:

“Özellikle bu sınır köyünde camilerin minarelerinin yükselmesi bizi yakından izleyenlere mesajlar vermektedir. Her cami, her yükselen minare KKTC topraklarına vurulan birer mühürdür. Bu mühürleri çoğalttıkça çok büyük hayaller içinde olan Güney komşularımız da bazı mesajlar almaktadır diye düşünüyorum.”

Eroğlu ‘mühür’ vurulduğunu söylerken, aslında şunu demek istiyor: “Cami olan yer bizimdir.”

Oysa her cami olan yer ‘bizim’ değildir. Mülkiyet konusu Kıbrıs sorununun ana birkaç noktasından biridir ve her köye cami yaparak bu sorunu çözmek imkan dahilinde değildir. Eroğlu bu sözleriyle ‘hukuk’, ‘mülkiyet hakkı’ gibi kavramları es geçiyor ve aslında ‘fetihçi’ bir üslupla konuşuyor.

**

Müzakere masasında Kıbrıslı Türkleri temsil eden Derviş Eroğlu’nun böyle konuşmaya hakkı yoktur.

Hem Kıbrıslı Türklerin camileri ‘mühür’ sayma gibi bir mentalitesi yoktur, hem de bu söylem “kanla alınan imzayla verilmez” sloganının başka türlü söylenmiş şeklidir.

Eroğlu’na meclisin va halkın verdiği ‘manda’da böyle bir siyaset yoktur ve olamaz da!..

Dahası, bu çağda minareyi ‘mühür’ diye nitelemek, Kıbrıslı Türklerin ‘lideri’nin kullanabileceği bir üslup mudur?

Burası Suudi Arabistan mıdır, yoksa Kuveyt mi?

Eroğlu hangi ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unuttu galiba!..

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 914 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler