1. YAZARLAR

  2. Mert Özdağ

  3. Eroğlu'nun açıklamasının şifreleri
Mert Özdağ

Mert Özdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Eroğlu'nun açıklamasının şifreleri

A+A-

 

Yeni bir müzakere süreci başladı.
Uzun yıllar Kıbrıs’ın kuzeyinde UBP’yi yöneten Derviş Eroğlu 'tek egemenlik' içeren ortak metne imza attı önceki gün…
Önemli bir evrim bu…
İroni mi dersiniz, kaderin cilvesi mi, bilmem…
Görüşmeden sonra Saray’a geçti Derviş Bey…
Basından 'birkaç dakika' süre istedi, elinde bir metinle geri döndü, açıklama yapmak için.
Derviş Eroğlu’nun açıklamasında bazı şifreler vardı, bazı detaylar.
Ne dedi Derviş Eroğlu?
Birlikte bakalım.

>> 'TRAVMA' İLE BAŞLADI…
Bakın, ilk cümle:  “Biz Kıbrıslı Türkler 1963 ertesinde ortaklık dışına bırakılarak çok önemli bir travma ve çok acılar yaşadık…”
Yorum yapmıyorum…
Devam edelim…

>> 'ORTAK METİN SOYUT'…
Milli çevrelerin çokça eleştirdiği 'tek egemenlik' konusunu da içeren ortak metne imza atmasına rağmen metne 'soyut' dedi, 'yoruma açık' diye de ekledi…
Altına imza attığı metinle ilgili gelebilecek eleştirileri 'dizginlemek' adına “Daha üzerinde müzakere edeceğiz” babında bir yorum kattı ve 'soyut' diye ekleme yaptı Derviş Bey…
Yani zig zag çizdi, resmin net olmadığını iddia etti.
Geçtiğimiz hafta UBP ve DP liderlerinin 'Ortak metinde memnun olmadığımız şeyler var' açıklamaları ile paralellik taşıyan bir yorum-duruş olarak okunabilir bu…
Ya da “ben de mutlu değilim” diye yorumlanabilir.
Nesi soyut diye sormak lazım?
Neresi yoruma açık?
Neyse, devam edelim…

>> 'MASADAKİ ÖNERİLER'… 
Başka ne dedi Derviş Bey Saray’daki açıklamasında?
“Daha önce Hristofyas’a yaptığım öneriler masadadır” cümlesini kullandı.
Neydi bu öneriler?
Söylemedi…
Genel konulardan bahsetti.
Bu cümle de henüz nihai sonuca ulaşılmadığı, müzakerenin devam edeceği yönünde bir duruş…
“Ortak metinle soruna çözüm bulunmaz” dedi bir de…
Bu da ortak metnin ruhuna bir taş olarak yorumlanabilir.

>> 'SÜRECİ YAPILANDIRMA'…
“Müzakerecilerimiz görüşme sürecini yapılandıracaklar” cümlesi de dikkat çekiciydi…
Bu güne kadar en ciddi Türk tezi olarak masada duran “Ucu açık müzakere olmaz, bunun bir sonu olmalı” duruşunu yeniden gündeme taşıyan bu 'yapılandırma' lafı, Türk tarafının müzakerelerin bir programa bağlanması talebini gösteriyor.
Bilindiği üzere Kıbrıs Rum liderliği müzakerelerin tarihle sınırlandırılmasına karşı çıkıyor.
Bu 'yapılandırma' konusu da ciddi bir tartışma konusu olacağa benziyor.
Güney tarafı buna ne diyecek, göreceğiz…
Eğer istenirse ciddi bir kilitlenme bahanesi olarak kendini gösteriyor.

>>  “HALKLARIMIZI ANLAŞMAYA HAZIRLAMALIYIZ”
“Hep menfi konuşulduğu sürece halkı ortaya çıkacak bir anlaşmada müspet bir oy kullanması yönünde yönlendirmeniz mümkün değil, dolayısıyla biz iyi niyetle ortaya koyduğumuz öneri; her iki tarafın da halkını bir anlaşmaya hazırlayıcı konuşmalar yapması ve bir birimizi suçlamaktan kaçınması”
Peki bu cümle ne anlama geliyor?
Halkları anlaşmaya hazırlamak?
Halkının evet iradesine rağmen Annan Planı’na, federasyona hayır diyen bir lider nasıl olur da halkı anlaşmaya hazırlamaktan bahsedebilir?
Kim kimi anlaşmaya hazırlayacak, göreceğiz.
Ancak zamanın Derviş Bey’i nelere hazırladığını hep birlikte yaşadık.
“Bir karış toprak VERilmez” diyen lider “al-VER” sürecinden bahsedebiliyorsa, “KKTC sonsuza dek yaşayacak” diyen o lider, federasyona imza atıyorsa, zaman bizi anlaşmaya hazırlamış anlamına gelmiyor mu?

Bu yazı toplam 1415 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar