1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Eroğlu, Özgürgün'ü 'müzakere heyeti'ne neden almıyor?
Eroğlu, Özgürgünü müzakere heyetine neden almıyor?

Eroğlu, Özgürgün'ü 'müzakere heyeti'ne neden almıyor?

2009 erken seçimleri sonrasında UBP hükümeti CTP’den devralmıştı. Cumhurbaşkanlığı görevi ise Mehmet Ali Talat’taydı. Bir yıl sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi vardı ve Eroğlu’nun asıl hedefinin ‘Saray’ olduğu biliniyordu. Seçim

A+A-

 

 

2009 erken seçimleri sonrasında UBP hükümeti CTP’den devralmıştı.
Cumhurbaşkanlığı görevi ise Mehmet Ali Talat’taydı.
Bir yıl sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi vardı ve Eroğlu’nun asıl hedefinin ‘Saray’ olduğu biliniyordu.
Seçim atmosferine girilmesine, hatta kampanyanın başlamasına kadar Talat Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakereleri kesmemiş, yurt dışı seyahatlerini de sürdürmeyi tercih etmişti.
2008’de imzalanan 23 Mayıs ve 1 Temmuz belgeleri, Talat-Hristofyas ikilisinin adada kalıcı bir federal çözüme dönük adın atma niyetini göstermesi bakımından önemliydi.
Yoğunlaştırılmış müzakerelerde birkaç başlıkta ilerleme sağlanması da umutları artıran önemli bir unsurdu.
***
Bu atmosfer içinde, Derviş Eroğlu başkanlığındaki UBP hükümeti pek rahat değildi.
Müzakereleri Talat’ın sürdürmesine tepkileri vardı, ancak bunu açıkça dile getirmekte de sıkıntılıydı UBP liderliği...
Zira müzakerelerin gidişatına Ankara’nın da net desteği vardı.
Derviş Eroğlu 2003-2004 döneminde AKP iktidarıyla bozulan ilişkilerini tamir etmek, önce UBP Genel Başkanlığı’nı geri almak, sonra da Başbakan seçilmek için çok çaba sarf etmiş, tepkilerini gizlemeyi tercih etmişti.
Sivil yönetimin giderek güçlenmesi karşısında, daha önce arkasını dayadığı kesimlere çok da güvenemeyeceğini anlamıştı.
Nitekim 2000 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turundan çekilmesi arifesinde söylediği “MİT ajanları peşimde dolaşıyor” sözlerini de 2009 seçimi öncesinde ‘şaka’ya vurmuştu!..
***
Eroğlu ve ekibi Talat’la kapışma yöntemi olarak şu stratejiyi seçmişti:
“Talat’a Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün’ü müzakere heyetine katması” yönünde alenen baskı yapılacaktı.
Seçimden galip çıkmış bir partiden gelecek böyle bir talep ‘masum’ ve ‘haklı’ görülecek, Talat zora sokulacaktı.
Bu strateji uygulamaya konuldu ve hükümetin talebi Mehmet Ali Talat’a iletildi.
Ancak Talat, formata uygun olmadığı gerekçesiyle bunu kabul etmedi.
Bakan yerine UBP’nin belirleyeceği bir bürokratın heyete önerilmesini talep etti.
UBP hükümeti bu yanıtı beğenmedi, görevlendirme yapmadı.
Hatta Özgürgün, Talat’ın bir Ankara ziyaretini boykot etti, katılmadı. Dönüşte Talat’ın uçağına binmedi, Ankara’da kalıp Egemen Bağış’la görüştü.
Günlerce bunun tartışması yapıldı.
Zaten istenen de buydu!..
Bu tartışma üzerinden Talat yıpratılmaya çalışılıyordu.
Hedef “Talat tek başına davranıyor, Kıbrıs’ı satıyor” imajı yaratmaktı.
Vakit geldi, 2010’da seçimler yapıldı.
Eroğlu seçilene kadar ‘ulusalcı’ söylemler kullandı.
Göreve geldikten sonra ise “Talat’ın bıraktığı yerden devam edeceğini” söyledi.
“Bütün BM kararlarını kabul ettiği” gibi ‘gaf’ sayılabilecek cümleler bile sarf etti!..
‘Tek egemenlik ve tek uluslar arası kimlik’ konularında Talat’ın çizgisine geldi.
***
Eroğlu siyaseten bu zigzagları çizdi, çiziyor.
Gelgelelim ‘müzakere heyeti’ne Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün’ü hâlâ dahil etmiyor!..
Doğrusu bu önemli ayrıntı benim de zihnimden çıkmıştı.
Geçen akşam eski Başbakan ve CTP-BG Eski Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer hatırlattı.
“Hani, Eroğlu Hüseyin Bey’i heyetine neden katmıyor?” diye sordu Soyer…
Ve geçmişte çıkarılan tantanayı ‘maskaralık’ diye niteledi!..
Maskaralık mıydı değil miydi tartışması bir tarafa…
Sahi, neden Özgürgün o heyetin içinde değil?
Hani, Dışişleri Bakanı heyette olmalıydı?
Yoksa ‘dün dündür, bugün bugün’ mü?
Özgürgün’ün katkısına gerek mi duymuyor Eroğlu?
O zaman Talat neden duysundu?
UBP hükümeti Eroğlu’nun söylediklerine tamamen katılıyor da ondan mıdır hükümet adına masada birine ihtiyaç duyulmaması?
Tek egemenliğe, tek kimliğe ‘OK’ mi diyor o zaman UBP?
Eğer öyleyse, Özgürgün ya da Başbakan Küçük bunu topluma açıklamak durumundadır.
Çünkü tersi söylendi bunun hep…
Kesinlik kazanmasında büyük fayda var.
Bakalım ağzını açan olacak mı!..

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1200 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler