1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Eroğlu neden bu kadar güçsüz?
Eroğlu neden bu kadar güçsüz?

Eroğlu neden bu kadar güçsüz?

Başlıktaki soruyu şu şekilde de sormak mümkün: - İrsen Küçük neden bu kadar güçlü? Her ikisinin de yanıtı aynı: - Çünkü ‘devlet imkanı dağıtma gücü’ Başbakan’da!.. UBP’nin gerçeği bu... Delegeler ‘eski Başkan’,

A+A-

 

 

Başlıktaki soruyu şu şekilde de sormak mümkün:

-   İrsen Küçük neden bu kadar güçlü?

Her ikisinin de yanıtı aynı:

-   Çünkü ‘devlet imkanı dağıtma gücü’ Başbakan’da!..

UBP’nin gerçeği bu...

Delegeler ‘eski Başkan’, ‘Cumhurbaşkanı’, ‘abi’ deyip Derviş Eroğlu’nun işaret ettiği adaya oy vermediler.

Aksine, ‘menfaat dağıtma kudreti’ne sahip İrsen Küçük’ün gösterdiğine oy verdiler.

Eroğlu’nun ‘adı büyük’ olabilir, ama UBP tabanı açısından ‘adı büyük’ olmak işe yaramıyormuş!

 ‘Güç’ ve ‘kudret’ ne damarlardan akan asil kandaymış meğer, ne de işgal edilen makamın büyüklüğünde…

Asıl ‘kuvvet’, menfaat dağıtabilme kapasitesindeymiş.

Bunu bizzat Derviş Eroğlu da bu acı gerçeği anladı artık...

**

UBP’nin ‘kişisel çıkar’a dayalı örgüt yapısı, kurultay arifesinde olup bitenlerle toplumun gözü önünde cereyan ediyor.

Güzeyurt’ta neden Eroğlu’nun adayı Türkay Tokel değil de Küçük’ün adayı Ahmet Çaluda kazandı?

Çünkü ‘menfaat dağıtma’ yetkisi Tokel’e değil, Çaluda’ya verildi.

Bu yetkiyi Çaluda’ya kim verdi?

Başbakan Küçük...

Yasal olarak mı?

Yasalarda ‘ilçe başkanı menfaat dağıtmakla yetkilidir’ diye bir yazı yok. Ama UBP sisteminde bu işler böyledir.

Eğer Güzelyurt delegelerinin çoğunluğu menfaat dağıtma yönünde Türkay Tokel’de bir güç görseler, emin olun sonuç böyle çıkmazdı.

Yoksa iki aday arasındaki ‘yarış’ta ne bir politik görüş farkı, ne bir ideolojik ayrılık var.

Kürsü önünde ‘ben daha yönetirim’ söylemi var, perde arkasında ise ‘bana destek verirsen kızını işe alırım’ tekerlemesi.

**

Kuşkusuz bütün UBP delegeleri ‘menfaat’ peşinde koşan insanlar değil.

Gerek kişisel yakınlıkları ve güvenleri, gerekse bazı konulardaki tepkileri oylarının yönünü belirlemiş bir sürü insan da var.

Ama kongrelerde ve kurultayda belli ki ‘belirleyici rol’ü menfaat bekleyenler oynuyor.

Zaten tarafların hamlelerine ve açıklamalarının satır aralarına bakınca, bu gerçek çok net biçimde görülüyor.

Türkay Tokel “bana destek verenleri işten attılar” diyorsa, Kemal Dürüst “Güzelyurt benden sorulur” cümlesini kurduğu için görevden alınıyorsa ve Güzelyurt’un Dürüst’ten sorulmadığı ortaya çıkıyorsa kongre sonuçlarında, bunun anlamı açıktır.

O an ‘güç’ kimin elindeyse, ‘güçlü’ odur!

Üç gün önce, yani henüz Bakan iken Kemal Dürüst’ün ‘gücü’ vardı Güzelyurt’ta, ama artık ‘güç’ Mutlu Atasayan’da…

İrsen Küçük kongre günü Atasayan’ın adını Eroğlu’na verdiğini açıklar açıklamaz ilçedeki dengeler değişiverdi.

Kaşla göz arasında!

**

Daha önce de yazmıştım: UBP’de ‘Eroğlu devri’ kapanmak üzere…

Henüz Eroğlu son kozlarını oynadı mı, bilinmez. Ama görünen köy de kılavuz istemez.

İrsen Küçük Başbakan olarak ‘menfaat dağıtımı’ konusunda bütün ipleri eline geçirdi ve Eroğlu’nun parti içindeki gücünü kırdı.

Bazı kesimlere hoş gelen “aile partisine son” sloganını da sıklıkla kullanıyor Küçük…

Sanki UBP’de ful-demokratik bir sistem yaratacakmış gibi konuşuyor. Oysa parti yayın organında dahil rakiplerini ‘yok’ sayan bir politika izleniyor. ‘İrsenci’ olmayanlar tertipleniyor.

Ve bu yaşananların tümü UBP’de bir ‘dejavu’ yaratıyor.

Aktörlerin ismi değişiyor, ama gerisi aynı film!

 

 

Bu haber toplam 954 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler